Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6551 E. , 2024/953 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6551 Karar No : 2024/953 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ :
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6551 E. , 2024/953 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6551 Karar No : 2024/953 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri Yrd. … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Polis memuru olarak görev yapan davacı, Mersin İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, disiplin soruşturma raporunda 1 ve 2 nolu olarak belirtilen dosyalardaki şahısların teknik araçlarla izleme yapılarak görüntülerinin çekilmesi ve kaydedilmesi olayı ile ilgili olarak "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılması gerekmekte ise de aynı Tüzük'ün 15. maddesi uygulanmak suretiyle bir derece alt ceza olan "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : … İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla; soruşturma dosyasında gerekli tüm deliller elde edildiği halde bu delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucu fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda her türlü şüpheden uzak kesin bir vicdani kanaate ulaşılamaması halinde “şüpheden sanık yararlanır ilkesi” gereği fiilin sübuta ermediği sonucuna ulaşılarak disiplin cezasının iptal edilmesinin uygun olacağı; dava konusu olayda davacıya isnat edilen, mahkeme kararına dayalı olmadan bazı kişiler hakkında teknik araçlarla izleme yapılarak görüntülerinin çekilmesi ve muhafaza altına alınması fiiline ilişkin olarak, davacının kimin görüntüleneceği hususunda bir inisiyatifinin olmadığı, verilen emirleri yerine getirdiği ve rutin işlemleri uyguladığı, bu nedenle davacının eyleminin kesin olarak kanıtlanamadığı sonuç ve kanaatine varıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı İdare tarafından; disiplin cezasına esas görüntülerin yazılı emir veya mahkeme kararı olmaksızın gizlice çekildiği ve kaydedildiği, davacıya isnat edilen fiilin sübut bulduğu, işlemin hukuka ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Cevap verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davalı İdarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve İstihbarat Şube Müdürlüğünde, muhtelif şahısların hukuka aykırı olarak teknik araçlarla görüntülerinin çekildiği ve görüntülerin kaydedildiği iddialarının araştırılmasına yönelik olarak aralarında davacının da bulunduğu personel hakkında başlatılan soruşturmada; 1 nolu ve 2 nolu dosyalarda yer alan şahısların görüntülerinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 140. maddesi ve Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun Ek 7. maddesine aykırı olarak mahkeme kararı veya yazılı emir alınmaksızın teknik araçlarla çekilmesi ve kaydedilmesi suretiyle davacının, görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanarak özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği, bu davranışıyla "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediği kanaatine varılarak İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 10/03/2015 günlü, 2015/58 sayılı kararıyla Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/7 maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de aynı Tüzük'ün 15. maddesi uygulanmak suretiyle bir derece alt ceza olan "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Davacı anılan işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının yasal faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davayı açmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Dava konusu işlem tarihinde yürürlükte bulunan Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (26/06/2015 günlü, 2015/7911 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzüğün 1. maddesiyle bu Tüzüğün adı “Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü" olarak değiştirilmiştir.) 8/7 maddesinde, "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla veya kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davnışlar arasında sayılmış; anılan Tüzük'ün 15. maddesinde ise, "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için; disipline aykırı eylem veya işlemlerinin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylemin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanarak bu eyleme uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir. Bu bağlamda, yapılan soruşturma sonucunda disiplin cezası verilebilmesi için, suça esas fiilin sübuta erdiğine ilişkin tespitin, hukuken geçerli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillere dayanması gerektiği; aksi durumda; Anayasa, uluslararası sözleşmeler ve yargı kararları ile güvence altına alınmış bulunan masumiyet karinesinin ihlali sonucunun doğabileceği açıktır. Nitekim; Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun, Karar Tarihi: 02/07/2020, Başvuru Numarası:2016/14253 olan "Barış Baş" başvurusunda verdiği kararın 56. paragrafında; "Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumayı amaçlayan ve bunun için kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yaptırımları ve bu yaptırımların uygulanmasındaki usul ve esasları düzenleyen bir hukuk alanıdır. Bazı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili ceza hukuku kapsamında suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet taşıyabilir (benzer yöndeki değerlendirmeler için bkz. Özcan Pektaş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, § 25; Kürşat Eyol, § 30)."; 58. paragrafında ise; "Adli ve idari makamların kendi görev sınırlarını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu bağlamda birtakım çıkarımlarda bulunması masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsamındaki güvencelerin sağlanıp sağlanmadığının tespiti yapılırken ise kararın gerekçesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir (Galip Şahin, § 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, § 50). Bu kapsamda karar vericilerin kullandıkları dil kritik önem taşır (Mustafa Kıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, § 36). Kamu makamlarının işlem ya da kararlarında belirttikleri gerekçeler veya kullandıkları dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri tarafından suçlu bulunmamış bireyin masumiyeti üzerine gölge düşürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, § 47)." değerlendirmelerine yer verildiği görülmektedir. Dava dosyasına sunulan belgeler ile Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) üzerinden gerçekleştirilen incelemelerde; davacının, dava konusu işleme dayanak gösterilen olaylardaki (1 nolu dosyada yer alan A.K., Y.K. ve K.Ç isimli şahıslar ile 2 nolu dosyada yer alan A.A. ve A.B. isimli şahısların görüntülerinin çekilmesi ve kaydedilmesi) fiilleri ile özel hayatın gizliliğini ihlal etme suçundan yargılandığı ceza davasında; ... Ağır Ceza Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla A.K., Y.K. ve K.Ç isimli şahıslar yönünden "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçundan 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; A.A. ve A.B. isimli şahıslar yönünden "özel hayatın gizliliğini ihlal" suçundan beraatine karar verildiği; anılan kararın … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla bozulduğu görülmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, davacıya isnat edilen fiilin aynı zamanda Ceza Kanunu bakımından da suç olduğu göz önüne alındığında; bu suça yönelik ceza yargılaması sonunda verilecek kararın sonucu da beklenilerek bakılan uyuşmazlıkta yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun temyize konu kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA, 3. Aynı maddenin 3622 sayılı Yasa ile değişik 3. fıkrası uyarınca, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Yasa'nın (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 19/02/2024 tarihinde esasta oybirliği, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Dosya kapsamında yer alan disiplin soruşturma raporu, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Kararı ile diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden; muhtelif şahısların görüntülerinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 140. maddesi ve Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun Ek 7. maddesine aykırı olarak mahkeme kararı veya yazılı emir alınmaksızın teknik araçlarla çekilmesi ve kaydedilmesi suretiyle davacının, görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanarak özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği hususunun sabit olduğu, böylece davacıya isnat edilen fiilin sübut bulduğu görüldüğünden; dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yönünde … İdare Mahkemesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın bu gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla aksi yönde oluşan Daire kararına katılmıyorum.