1. Hukuk Dairesi 2014/15692 E. , 2014/19111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ORDU 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2013 NUMARASI : 2012/29-2013/375 Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar bir kısım davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil iste
**1. Hukuk Dairesi 2014/15692 E. , 2014/19111 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ORDU 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 27/12/2013 NUMARASI : 2012/29-2013/375 Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar bir kısım davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Çekişme konusu 39.377,79 m2 miktarlı 'fındık bahçesi' vasfındaki 129 ada 6 parsel sayılı taşınmazın tarafların mirasbırakanı G. Ö., davacılar, davalılar ile dava dışı kişiler adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu sabittir. Davacılar, davayı açarken anneleri G. payına karşılık 21.000 m2 yer isabet ettiğini bildirerek bu miktar üzerinden ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır. Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. Somut olaya yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca bakıldığında, hükme yeterli bir araştırma yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur. Hal böyle olunca, yerinde yeniden keşif yapılarak çekişme konusu taşınmazda tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçimi oluşup oluşmadığının açıklığa kavuşturulması, fiili kullanma biçimi oluşmuş ise ecrimisil istenilen 21.000 m2'lik bölümün tarafların murisi Güllü'nün kullanımına bırakılıp bırakılmadığının belirlenmesi, fiili kullanma biçimi oluşmamış ise taşınmazda davacıların kullanabilecekleri bir yer olup olmadığının belirlenmesi, kullanabilecekleri bir yer bulunmadığı saptanır ise davalıların kullandıkları bölüm bakımından hesaplanacak ecrimisilden murisin payı olan 10/40 üzerinden davacıların miras payları oranında ecrimisile hükmedilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek eksik soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bir kısım davalılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.