Ceza Genel Kurulu 2016/1421 E. , 2020/461 K. "" Kararı veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 21. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 166-72 Sanık ... hakkında resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 204/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis, 765 sayılı TCK’nın 503/1, 522/1 maddeleri uyarınca da 2 yıl 8 ay hapis ve 10.125 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve …
**Ceza Genel Kurulu 2016/1421 E. , 2020/461 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 21. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 166-72 Sanık ... hakkında resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasında, yapılan yargılama sonucunda, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 204/1 ve 53. maddeleri uyarınca 3 yıl 6 ay hapis, 765 sayılı TCK’nın 503/1, 522/1 maddeleri uyarınca da 2 yıl 8 ay hapis ve 10.125 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.03.2011 tarihli ve 166-72 sayılı hükümlerin, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 11. Ceza Dairesince 24.06.2014 tarih ve 11777-12380 sayı ile; "7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca vekille takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması gerektiği cihetle, sanığın sorgusunda hazır bulunan ve yokluğunda karar verilen müdafii Av. ...’a tebliğ edildiğine ilişkin bir belgeye rastlanılmadığından varsa dosyasına konulması, aksi halde gerekçeli kararın sanık müdafiine usulüne uygun şekilde tebliği ile buna ilişkin belge ve verilmesi halinde temyiz dilekçesinin de eklenerek iadesinin temini için dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdisine" karar verilmiş olup Yerel Mahkemece sanık müdafisine gerekçeli kararın tebliği üzerine hükümlerin, sanık müdafisince de temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen ek tebliğname doğrultusunda dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesince 02.12.2015 tarih ve 9300-5769 sayı ile; "Tebligat Kanununun 35. maddesi uyarınca, 08.07.2011 tarihlerinde yapılan tebliğ işlemi usulüne uygun değil ise de, anılan Yasanın 32. maddesinde belirtildiği üzere, 'tebliğ usule aykırı yapılmış olsa bile, muhatabın öğrenmesiyle geçerli' olacağından, 01.11.2012 tarihinde cezaevine alındığında 5275 sayılı Yasanın 20/4. maddesi gereğince hükümden haberdar olan sanığın 27.12.2012 tarihli temyiz istemi yasal süresinden sonra vaki olmakla ve sadece sanığın yakalama kararı üzerine talimatla yapılan sorgusuna iştirak ettiği, daha sonra ise vekaletname vermediği gibi hiçbir yargılama işlemine de katılmadığı tespit edilen Av. ...'ın ise sanığın müdafiisi olmadığı anlaşılmakla, sanığın ve Av. ...'ın vaki temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca reddine" karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 14.10.2016 tarih ve 243107 sayı ile;