11. Ceza Dairesi 2022/8601 E. , 2023/6552 K. "İçtihat Metni" B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/181 E., 2021/625 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (14
**11. Ceza Dairesi 2022/8601 E. , 2023/6552 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/181 E., 2021/625 K. SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2015 tarihli ve 2012/184 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların ertelenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine, karar verilmiştir. 2. Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2015 tarihli ve 2012/184 Esas, 2015/494 Karar sayılı kararlarının sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 01.03.2021 tarihli ve 2020/4979 Esas, 2021/2132 Karar sayılı kararı ile "...sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2 maddesinde düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24/10/2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması," gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/181 Esas, 2021/625 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, cezaların ertelenmesine ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz isteği, TURPAK otomasyon sisteminin şirketin yetkili müdürü tarafından devre dışı bırakıldığına ve satışın bu şekilde yaptırıldığına, sanıkların günlük hasılatı her akşam müdüre teslim ettiklerine, ancak kendilerine teslim edilen para ile ilgili bir kayıt verilmediği gibi mahkemeye de günlük hasılatı gösteren bir belge ve kayıt sunulmadığına, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanıkların, katılanın sahibi olduğu Akçakaya Petrol isimli akaryakıt istasyonunda satış görevlisi pompacı olarak çalıştıkları, akaryakıt istasyonunun ve pompacıların yakıt satış ve kayıt işlemlerinin TURPAK isimli otomasyon sistemi ile takip ve kontrol edildiği, sanıkların TURPAK sistemini devre dışı bırakarak satıştan tahsil ettikleri parayı katılana teslim etmeyerek haksız menfaat temin ettikleri, bilirkişi incelemesine göre, pompacıların ve istasyonun yakıt satış ve kayıt işlemlerinin TURPAK denilen bir sistem üzerinden takip ve kontrol edildiği, TURPAK merkezi sistem ile pompacıların yapmış oldukları satış işleminin pompada bulunan yazar kasa ile mali olarak kayıt altına alındığı, satılan yakıt türleri ve miktarlarının da tarih, saat, pompacı ismi ile birlikte ana kontrol bilgisayarına anlık olarak işlendiği, pompanın kaldırılması ile TURPAK sisteminin devreye girdiği, pompacıların kendi adlarına kayıtlı KEY'i okuttuğunda TURPAK sisteminin o pompacının bilgilerini sisteme kayıt ederek satışa izin verdiği, hangi pompacının hangi plakalı araca kaç TL'lik satış yaptığı, hangi yakıtı verdiği, tarih ve saat bilgileri ile sisteme işlendiği, TURPAK sistemi devre dışı bırakıldığında ise sistemin şifre ile satışa müsaade ettiği, müşteriye verilen fişte satış bilgisinin yer aldığı ancak yapılan satışın TURPAK sisteminin ana bilgisayarına kayıt yapılmadan gerçekleştiği, satışın TURPAK sisteminde görülmediği, Yazar Kasa Günlük Raporunda (Z raporu) görülebildiği, TURPAK sisteminin devre dışı bırakılabilmesi için sisteme şifre girilmesi gerektiği, şifrenin fabrikasyon ayarı "0000" olup sistem kurulduktan sonra istasyon yetkililerince değiştirilmesi gerektiği halde bu şifrenin değiştirilmemiş olduğu, akşam hesaplarının pompacılardan Z raporu ile karşılaştırma yapılmadan sadece TURPAK sistemindeki kayıtlı satışlar göz önüne alınarak yapıldığı, bu şekilde TURPAK sistemine kayıt yapılmayan satışların paralarının pompacıların kendilerine kaldığı, sanıkların vardiya görevinde bulunduğu tarihlerde alınan TURPAK raporları ile Z raporları arasında fark bulunduğu, 2010/Şubat-2010/Aralık dönemi arasında sanık ...'ın 27.633,36 TL, ...'ın 14,449,10 TL, ...'un 18.222.01 TL'yi satıştan tahsil ettikleri halde katılana veya müştekiye teslim etmeyerek uhdelerinde tuttukları, bu suretle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işledikleri iddia edilmiştir. 2. Sanıklar, Akçakaya Petrol İth. San. ve Tic. Ltd. Şti.'de ön saha satış elemanı olarak çalıştıklarını, akaryakıt pompalarının çalışma sistemine müdahale etmediklerini, sistemin kontrolünün ve şifresinin yetkili müdürde olduğunu, müdür şifreyi girmeden pompadan satış yapılamayacağını, satışların bilgisayar üzerinden görülmesini engelleyecek şekilde sisteme müdahale ederek kendilerine çıkar sağlamadıklarını savunmuşlar, sanıklar ... ve ... ayrıca, otomasyon sisteminin arıza yaptığında işletme müdürü ...'ın şifreyi girerek sistemi devre dışı bıraktığını ve manuel olarak çalışmalarını sağladığını, tahsil edilen paraların da ...'a teslim ettiklerini beyan etmişlerdir. 3. a)Katılan ..., Petrol İth. San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin sahibi olduğunu, TURPAK sistemindeki arızalar nedeni ile sistemin devreden çıkarılmasının çok nadir olan bir durum olduğunu, bilirkişinin hemen hemen her akşam sistemden çıkarma işlemi yapılarak satışların manuel olarak yapıldığının tespit edildiğini, satışların sanıklar tarafından yapıldığı beyan etmiştir. b)Şikayetçi ..., Akçakaya Petrol İth. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin müdürü ve yetkilisi olduğunu, TURPAK otomasyon sisteminin şifre ile manuel hale geçebildiğini, şifreyi pompacıların da bildiğini, çünkü petrolde olmadığı zamanlarda sistem arıza yaptığında manuel satış yapabilmek için şifrenin pompacılar tarafından da bilinmesi gerektiğini, manuel satışa geçildiğinde bu durumun bildirilmesi ve Z raporuna alınması gerektiğini, manuel satış yapılmış ve bu konuda bilgilendirme yapılmamışsa bunun ancak Z raporları ile TURPAK kayıtlarının karşılaştırılması neticesinde anlaşılabileceğini beyan etmiştir. 4. a)Tanık Z.D., suç tarihinde ve halen ... Petrolde market görevlisi olarak çalıştığını , TURPAK otomasyon sisteminin sık sık bozulduğuna şahit olmadığını, sadece bir kere sistemin bozulduğunu, bunun üzerine de durumu müdüre bildirdiğini, sanıklara isnat edilen eylem ile ilgili görgüye veya duyuma dayalı herhangi bir bilgisinin olmadığını beyan etmiştir. b)Tanık A.A., daha önce aynı petrol istasyonunda sanıklar ile bir süre birlikte çalıştığını, çalıştığı dönemde de TURPAK otomasyon sisteminin olduğunu, otomasyonda herhangi bir arıza olduğunda şirket müdürü ...ın sistemi devre dışı bırakarak, manuel çalışmalarını istediğini, şifreyi bilmediğini, diğer pompacılarında bildiğini zannetmediğini beyan etmiştir. 5. Atılı suçun 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir. 6. Mahkemece, suçun sübut bulduğu kabul edilerek temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Sanıkların TURPAK otomasyon sistemini devre dışı bırakan şifreyi bilmediklerini, şifrenin sadece şirketin yetkili müdürü olan şikâyetçi ... tarafından bilindiğini beyan ettikleri, daha önce aynı petrol istasyonunda sanıklar ile bir süre çalışan tanık A.A.'da, ... otomasyon sisteminde bir arıza olduğunda şirketin yetkili müdürü ...'ın sistemi devre dışı bıraktığını, şifreyi bilmediğini, sanıkların da bildiğini zannetmediğini belirttiği, taraflar ile tanıkların beyanlarından sistemin bazen arıza yaptığı ve bu durumda haricen satış yapıldığının sabit olduğu, bu durumda gün sonunda sanıklardan tahsil edilen paraların kime ne şekilde teslim edildiğinin kaydının tutulmadığı, sistemin ne zaman arıza sonucu, ne zaman manuel kapatıldığının belirlenemediği, sanıkların sistemi manuel olarak kapattıklarının tanık ya da güvenlik kamerası görüntüsü gibi delillerle ispatlanamadığı nazara alındığında, sanıkların ... sistemini suç kastıyla kapatıp tahsil ettikleri paraları mal edindiklerine dair her türlü şüpheden uzak inandırıcı ve kesin delil bulunmadığından sanıkların beraatlerine karar vermek gerekirken mahkûmiyetlerine karar verilmesi, 2. Kabule göre de, a)Sanıkların 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında aynı suç işleme kararıyla Kanun'un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal etmeleri karşısında, haklarında zincirleme suç hükümleri uygulanmayarak eksik ceza tayini, b)Suç tarihi, 27.12.2010 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığına "2010" olarak eksik yazılması, c)Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan ve kazanılmış hakka konu edilemeyen 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tekirdağ 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2021/181 Esas, 2021/625 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince sanıkların kazanılmış haklarının DİKKATE ALINMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi.