T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/466 - Karar No:2026/395 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/466 KARAR NO : 2026/395 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/02/2025 NUMARASI : 2020/347 E-2025/92 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/466 - Karar No:2026/395 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/466 KARAR NO : 2026/395 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/02/2025 NUMARASI : 2020/347 E-2025/92 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/04/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasında 21/02/2014 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5.maddesinde işin tanımının yapıldığını, buna göre işin; Gaziray-Gaizantep Şehiriçi Metro standartlarında banliyö işletmeciliğine uygun yeni demiryolu işi danışmanlık hizmeti alımına ait sözleşme kapsamında, hat üzerinde projelendirilmiş olan 16'sı üst geçit tipi, 1 adedi alt geçit tipi olmak üzere toplam 17 adet banliyö istasyon binalarına ait statik projelerinin raporlarının hesaplarının ve statik porje kesif-metrajlarının hazırlanması, idare ve gerekli kurumlara onaylatılması işi olduğunu, sözleşme bedelinin 100.000,00 TL +KDV olduğunu, müvekkili tarafından 5.maddede tanımlanan işlerin tamamlandığını, ancak davalı tarafından sadece 30.000,00 TL ödeme yapıldığını, bakiye miktarın ödenmediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 27/05/2016 harç tahsil tarihli dilekçesi ile dava değerini 88.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasında 21/02/2014 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince yapılacak işin 5.maddede tanımlandığını, davacı tarafından işin sözelşem şartlarına uygun olarak tamamlanmadığını, yapılan işin, idare ve müvekkili tarafından onaylanmadığını, sözleşmenin 9.maddesindeki idarenin onayı yapılmadığından, ödeme yapılmasının da söz konusu olmadığını, davacı tarafından müvekkiline fatura gönderilmediğini, davacının işi süresinde tamamlamamış olması nedeniyle gecikme cezası isteme haklarının doğduğunu, bugüne kadar toplam 30.000,00 TL ödeme yapılmış olup, dava tarihi itibariyle davacının muaccel olmuş bir alacağı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 19/09/2017 tarihli, 2015/408 Esas 2017/714 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın alt yüklenici sözleşmesi gereğince davacının yüklendiği işi tamamlayıp tamamlamadığı, idare tarafından onayın yapılıp yapılmadığını, idare onayının muacceliyet şartı olup olmadığı, bakiye hak ediş bedelini davacının talep hakkının bulunup bulunmadığından kaynaklandığı, inşaat bilirkişisi ...'ın 13/03/2016 tarihli raporunda davacının edimlerini yerine getirdiği, bu nedenle kalan bakiye alacağını talep edebileceğinin belirtildiği, TCDD'nin yazı cevaplarına göre, ilgili firma tarafından güzergah, sanat yapıları ve mimari projelerin tamamlanarak teslim edildiği, ancak kamulaştırma planlarının hazırlanması işinin devam etmesi nedeniyle yüklenici firmaya iş bitirme belgesinin düzenlenmediği, yapılan yargılama sonucunda toplanan delillerden, davacının 21/02/2014 tarihli alt yüklenici sözleşmesi gereğince üstlendiği ve 5.maddede tanımlanan işlerden idareye onaytalma işini tamamlamadığı, 9.madde gereğince idareye onaylatma işinin ödeme şartı olduğu, bu nedenle davacının bakiye iş hakediş bedelini davalıdan talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 19/06/2020 tarihli, 2018/604 Esas, 2020/664 Karar sayılı ilamı ile davanın, bakiye iş bedelinin tahsili istemi ile açılan alacak davası olduğu, taraflar arasında düzenlenen 21/02/2014 tarihli Alt Yüklenici Sözlemesinin niteliği itibariyle 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup; davacının taşeron, davalının yüklenici olduğu, sözleşmenin 5.maddesinde işin tanımının yapıldığı, sözleşme konusu işin; "Gaziray-Gaziantep Şehir İçi Metro Standartlarında Banliyö İşletmeciliğine Uygun Yeni Demiryolu İşi Danışmanlık Hizmeti Alımı'na ait sözleşme kapsamında hat üzerinde projelendirilmiş olan 16'sı üst geçit tipi, 1 adedi alt geçit tipi olmak üzere toplam 17 adet banliyö istasyon binalarına ait statik projelerinin, raporlarının, hesaplarının ve statik proje keşif-metrajlarının hazırlanması, İdare ile gerekli kurumlara onaylattırılması işi olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşmenin 8. maddesine göre davacı taşeronun, yapılacak çalışmaların türlü revizyon ve değişikliği yapmakla yükümlü olduğu, iş bedelinin ise sözleşmenin 9.maddesinde düzenlenmiş olup, sözleşme bedelinin toplam 100.000,00 TL +KDV olduğu, davacı taşeron tarafından davalı yükleniciye 5. maddede tanımlı işlerin tamamının teslimi ve onayı ile birlikte, sözleşme bedelinin %40'ı oranında bir ödeme yapılacağı, iş bedelinin ödemelerden sonra geri kalan kısmı ise; 5. maddede tanımlı hizmetlere karşılık gelecek iş yüzdelerine göre, ilgili kısımların İdare tarafından onaylanması ve bu iş kalemlerine ait hakedişin İdare tarafından yükleniciye ödenmesini müteakip, yüklenici onayı ile ödeneceği, dava dışı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında düzenlenen sözleşmenin incelenmesinde ise, 05/03/2012 tarihli sözleşmenin konusunun Gaziray-Gaziantep şehiriçi metro standartlarında banliyö işletmeciliğine uygun yeni demiryolu etüd, proje, mühendislik ve danışmanlık hizmet alımı işi olduğu, dava dışı iş sahibi İdare tarafından mahkemeye gönderilen 25/11/2015 tarihli, 25/03/2016 tarihli,17/08/2016 ve 14/04/2017 tarihli yazı cevaplarından; işe ait güzergah, sanat yapıları ve mimari projelerin tamamlanarak teşekküle teslim edildiği, projelerin teşekkülce uygun bulunarak yapım ihalesine çıkıldığı, ancak işin sözleşmesi kapsamında yer alan kamulaştırma planlarının hazırlanması çalışmalarına davalı yüklenici tarafından devam edildiğinden kesin hakedişin henüz düzenlenmediği, iş kapsamında herhangi bir iş bitirme belgesi de düzenlenmediğinin bildirildiği, taraflar arasındaki sözleşmenin 9. maddesine göre KDV hariç iş bedelinin %40'ının, 5. maddede tanımlanan işlerin tamamının teslimi ve tüm projelerin ilgili kısımlarının İdare tarafından onaylanmasına müteakip, davalı yüklenicinin onayı ile birlikte ödeneceği kararlaştırılmış olup, tarafların kabulünde olduğu üzere davalı yüklenici tarafından 30.000,00 TL ödeme yapıldığı, iş bedelinin ödemelerden sonra geri kalan kısmı ise; 5. maddede tanımlı hizmetlere karşılık gelecek iş yüzdelerine göre, ilgili kısımların İdare tarafından onaylanması ve bu iş kalemlerine ait hakkedişin İdare tarafından yükleniciye ödenmesini müteakip, davalı yüklenici onayı ile ödenecek olup, dava dışı iş sahibi İdare tarafından davacı taşeronun edimi kapsamındaki işlerin hakedişlerinin davalı yükleniciye yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise ödemelerinin yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi verilmediği, dava dışı iş sahibi idarece, güzergah, sanat yapıları ve mimari projelerin teslim alındığı, kesin hakedişin hazırlanmaması nedeni olan kamulaştırma planlarının hazırlanması işinin ise davacı taşeronun edimleri içinde olmadığı anlaşıldığından, sözleşme kapsamında iş bedelinin %40'ının ve sonrasında kalanının ödenmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti için, dava dışı iş sahibi İdareden, davacı taşeronun yükleniminde olan işlere yönelik bir "onay" işlemi olup olmadığı, var ise bu onayın yapılıp yapılmadığı, yine davacı taşeronun yükleniminde olan işlere yönelik imalatların yüklenici hakedişine girip girmediği, girmiş ise oranının ne olduğu ve bedelinin ödenip ödenmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ödeme şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin deliller eksik toplanmak suretiyle karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesince; kaldırma kararı sonrası alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu raporu raporları içereğinden; 05/03/2012 tarihli ana sözleşmede geçen iş ve işlemlerin 02/05/2013 tarihinde tamamlandığı, hazırlanan projelerin .... antetli paftalar ile dava dışı iş sahibi idareye sunulduğu ve idare tarafından onaylandığı, bu hususta dava dışı iş sahibi idarenin herhangi bir eksiklik bildirimine rastlanılmadığı, bu iş kalemlerine ait hakedişin dava dışı iş sahibi idare tarafından davalı yükleniciye tamamı dava tarihinden önce olmak üzere ödendiği, kesin hakedişin hazırlanmaması nedeni olan kamulaştırma planlarının hazırlanması işinin davacı taşeronun edimleri içinde olmadığı hususları birlikte dikkate alındığında, davacı taşeronun dava tarihi itibariyle 1.000,00 TL, ıslah tarihi itibari ile 87.000,00 TL olmak üzere toplam 88.000,00 TL'yi davalı yükleniciden talepte bulunabileceği, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın aralarındaki sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle avans oranında temerrüt faizi talep edilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı sonucuna varılarak davacının davasının kabulü ile 88.000,00 TL'nin 1.000,00 TL'si dava tarihi olan 03/07/2015'den, 87.000,00 TL'si ıslah tarihi olan 27/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: TCDD ile müvekkil ... arasında düzenlenen 05.03.2012 tarihli Danışmanlık hizmet alımı sözleşmesinin Teslim, Muayene, Kabul İşlemleri ve Kesin Hesap başlıklı 41.1 .maddesi gereğince; " ... Bu durumda İdare en az üç kişiden oluşan bir Kabul Komisyonu kurar ve kabul aşamasına geçilir. Teslim alınan işin muayene ve kabul işlemleri, yürürlükteki Danışmanlık Hizmet alımları Muayene ve Kabul Yönetmeliğinde yer alan bölümlere göre işin kabule elverişli şekilde teslim edildiği tarihten itibaren 30 iş günü içinde yapılarak kesin hesap raporu çıkarılır.", Kesin Hesap Raporu Başlıklı madde 42.1. gereğince ise; "Kabul Belgesinin Düzenlenmesinden sonra en geç 60 gün içerisinde, Kabul Heyeti detaylı olarak, sözleşmeye uygun olarak yapılmış olan bütün işlerin değerini gösteren tamamlayıcı dökümanlarla birlikte bir kesin hesap raporu düzenleyecektir." düzenlemelerinin bulunduğu, oysa ki kesin hesap raporunun dava tarihi itibariyle çıkarılmadığı, bu durumda ise idare dava konusu işlere ilişkin revizyon talep edebileceği, müvekkilinin ise idarenin talep edebileceği olası revizyonları davacı alt yükleniciden talep edebilmek üzere ödeme zamanını işveren ve idare onayının gerçekleşmesi şartına özellikle dava tarihine kadar her iki şart da gerçekleşmediğinden ödeme muaccel hale gelmediği, sözleşmede kabul ve onay işlemlerinin Danışmanlık Hizmet Alımları Muayene ve Kabul Yönetmeliği'ne göre yapılacağının belirlendiği, yönetmeliğin 11. maddesinde; "Kabul tutanağının onayı Madde 11- Kabul tutanağı yetkili makam tarafından onaylandıktan sonra geçerli olur ve kabul işlemi tamamlanmış sayılır. Kabul tutanağının yetkili makam tarafından onaylanmasından sonra yüklenicinin sözleşme konusu hizmetten dolayı idareye karşı, herhangi bir sorumluluğu kalmaz. " denilmek sureti ile kabul yapıldıktan sonra yüklenicinin sözleşme konusu hizmetten dolayı idareye karşı herhangi bir sorumluluğunun kalmadığının açıklandığı, oysa ki; ihale konusu iş ile ilgili kesin kabul ve kesin onay idare tarafından dava tarihinde yapılmamış olduğundan müvekkilinin sorumluluğunun henüz sona ermediği, kesin onayın yapılmamasının idarenin dava konusu iş ile ilgili hala eksikliklerin ve hataların giderilmesini isteyebileceği anlamına geldiği, bu durumda müvekkil şirketin alt yüklenici olarak davacının yaptığı işi tekrar yapmasını istemesi ve hatta davacı kabul etmediği taktirde yeniden bir ücret ödeyerek başka bir alt yükleniciye yaptırmak zorunda kalmasının gündeme gelebileceği, sonuç itibari ile idarenin onayından önce müvekkilinin ve alt yüklenicinin sorumluluğu sona ermediğinden ödeme de yapılmayacağı, bu bağlamda müvekkilin idare tarafından ödemesinin yapılmış olması da sonucu değiştirmeyeceği, nitekim aynı ihale konusu işe ilişkin ( Gaziray Gaziantep Projesi Danışmanlık Sözleşmesi ) benzer bir sorun kamulaştırma işi ile ilgili kısımda yaşanmış olup, İdare işi teslim aldıktan sonra ve fakat hala onaylanmadığından, bazı eksiklikler ve hatalar tespit ettiği, müvekkilden revizyon talep ettiği, sözleşme bedelinin işverenin altyükleniciye yaptığı ödemelerden geri kalan kısmının; alt yüklenici tarafından işverene sözleşme eki olarak tebliğ edilecek olan madde 5’de tanımlı hizmetlere karşılık gelecek iş yüzdelerine göre, ilgili kısımların idare tarafından onaylanması ve bu iş kalemlerine ait hak edişi idarenin işverene ödemesini müteakiben işveren onayı ile ödeneceği, ancak iş kalemlerine ait idarenin ve müvekkil işverenin onayı gerçekleşmediğinden ödeme yapılmasının da söz konusu olmadığı, kaldı ki, müvekkil şirket ile dava dışı idare arasında imzalanan 05.02.2012 tarihli sözleşme gereği ödemeler proje bazında değil, "adam/ay" olmak üzere yapıldığı, bu nedenle İdarenin ödemeleri yapılan projenin onayıyla alakalı değil ve fakat müvekkilce çalıştırılan personelle ilgili olduğu, hak edişlerden söz konusu ödeme şekli görülebileceği, davacıdan talep edilen eksiklik ve hatalar yerine getirilmeyince müvekkilinin kendi imkanlarıyla olabildiğince eksiklikleri düzenleyerek projeleri idareye sunduğu, nitekim idare tarafından sayın mahkemeye gönderilen 02.03.2021 havale tarihli yazıda "hazırlanan projelerin .... Antetiyle idareye sunulduğu"nun vurgulandığı, ayrıca bilirkişi heyeti ek raporunun 8 sayfasında "davacı idareden net bir şekilde dört hakedişin her birinin ödendiğini gösteren saymanlık ödeme dekontları / belgeleri talep edilmiş ise de, 2., 3., 4. Hakedişlerin kapak sayfaları, ödeme cetveli sayfaları, tahakkuk ve mahsup fişleri ile keşide edilen faturalarının gönderildiği tespit edilmiştir. Talep ve evrak geliş tarihleri dikkate alınarak mevcut evrak üzerinden gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmıştır." denildiği, bu açıklamalar ışığında, yapılan incelemelerden hem davacının müvekkil şirkete teslim ettiği işlerin sözleşmeye uygun olduğunun, hem yapılan ödemelerin davacının teslim ettiği işlerin karşılığı olduğunun hem de ödeme tarihlerinin net olarak anlaşılamayacağının açıkça ortada olduğu, olası revizyon taleplerine karşı ticari kaygılarla özellikle düzenlenen ve muacceliyet şartına dair tarafların iradesini yansıtan sözleşme ve hükmüne aykırı olan hukuki yorumlar ile muacceliyet tarihi/ödeme tarihinin değiştirilemeyeceği, idare onayı ve muacceliyet işveren onayı olmadığından ödeme tarihinin henüz gelmediği gerekçesiyle ödeme yapmamışken, hukuki yorumla sözleşme hükmüne aykırı olarak esasen ödemenin yapılması gerektiği şeklinde bir kanaatin hasıl olmasının sözleşmeye istinaden ödeme yapmayan müvekkilin yargılama giderlerine katlanmak zorunda bırakılarak zarara uğramasına neden olacağı, ayrıca davacı tarafından müvekkil şirkete gönderilmiş bir fatura da bulunmadığı, müvekkilinin proje müdürünün onayı olmadığından dava konusu bedelin henüz ödenebilir yani muaccel olmadığı, taraflarca açık ve net olarak belirlenmiş sözleşmenin açık hükümlerine aykırı hukuki yorumların kabulü hukuken mümkün bulunmadığı, idare tarafından gönderilmiş olan 02.03.2021 havale tarihli yazıda da "11.10.2017 tarihinde ( yani dava tarihinden sonra) kabul işlemlerinin yapıldığı, hazırlanan projelerin .... Antetiyle idareye sunulduğu" ve bahse konu sözleşme kapsamında davacı taşeron yükleniminde olan işlere yönelik bir onay işlemi bulunmadığının bildirildiği, dolayısıyla TCDD yazısından anlaşıldığı üzere, davacı şirketin müvekkil şirkete sunduğu işlerin TCDD tarafından ayırt edilerek onaylandığı veya ödemesinin alındığının belirsiz olduğu, dava tarihi itibariyle henüz kesin idare onayı bulunmasa dahi kesin hak edişle onaylanan davacının idareye kendi antetiyle sunduğu projeler olduğu ve adam/ay üzerinden yapılan ödemelerin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiği, proje müdürünün kesin onayı bulunmadığına göre, nitekim eksik ve hata listesi bilirkişi raporunda yer almadığı, davacının müvekkil şirkete yükümlülüğü gereği işi sözleşmeye uygun teslim etmediği, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu işin, dava tarihinde sözleşme şartlarına uygun olarak yapılmadığı gibi, müvekkil şirketin ve idarenin kesin onayının da mevcut olmadığı, bilirkişi raporunda her ne kadar 88.000,00 TL meblağın ödenmesi talebinde bulunulabileceği belirtilmiş ise de, davacı tarafından düzenlenen ve müvekkile gönderilen bir fatura bulunmadığına göre, davacının henüz doğmayan ve ödenmeyen KDV tutarı talebinin de kabul edilmesi mümkün olmadığı, kaldırma kararından sonra alınan raporda önceki görüşlerinin aynen korunduğunun beyan edildiği, bilirkişi heyeti 18/01/2017 tarihli rapordaki "dava konusu bedelin talep edilemeyeceğine dair" görüş ve değerlendirmeleri dikkate alınarak kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava,eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle dava tarihinden önce davacı tarafça yapılıp davalıya teslim edilen işler yönünden dava dışı iş sahibince ödemelerin yapılmış olmasına, davalının dosya kapsamı itibari ile dava dışı idarenin bu işlere yönelik eksik ve ayıp iddiasında bulunduğu ve davacıya ödemenin bu nedenle yapılmadığını iddia ve ispat etmemiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 6.011,28 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL ve 887,42 TL olmak üzere toplam 1.502,82 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.508,46 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 08/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır