3. Hukuk Dairesi 2024/2160 E. , 2025/3239 K. MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1949 E., 2024/187 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/148 E., 2019/569 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davet…
**3. Hukuk Dairesi 2024/2160 E. , 2025/3239 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1949 E., 2024/187 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/148 E., 2019/569 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili ... ile davalı vekili Avukat ...'un sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin Yalova İli Merkez İlçesi ... Mahallesi AVM içinde bulunan dükkanını 950.000,00 TL bedelle davalıya sattığını, davalı ile müvekkilinin tapuda devir ve teslimden sonra bedelin müvekkiline ödeneceği konusunda mutabakata varıldığını, ancak devir işlemi gerçekleştikten sonra davalı tarafça müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını, ayrıca taşınmazın tapuda devir ve teslim bedeli olarak davalı açısından vergilerin ve harçların daha az çıkması için 211.500,00 TL olarak gösterildiğini, davalı tarafça tapu devir ve tesliminden itibaren söz konusu taşınmazdan ayrıca kira geliri de elde edildiğinden ve bu hususunda sebepsiz zenginleşme sebebi olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile söz konusu taşınmazın tapu iptal ve tesciline, mümkün olmaması halinde davalı taraf açısından zebepsiz zenginleşme nedeni ile taşınmazın tarafına iadesine, mümkün olmaması halinde sebepsiz zenginleşme söz konusu olduğundan keşif ve bilirkişi aşamasından sonra arttırılmak üzere tapunun devir ve teslim tarihinden itibaren işleyecek faizi ile şimdilik 211.500,00 TL'nin davacı müvekkiline ödenmesine, taşınmazın tapu devir ve teslim tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL müvekkilinin mahrum kalan kazancının (taşınmazın kira geliri olması nedeni ile) davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin dava konusu taşınmazı 28.02.2018 tarihinde davacıdan 211.500,00 TL bedel ile satın aldığını, bunun üzerine satışın olduğu gün müvekkilinin davacıya taşınmaz için kararlaştırdıkları 211.500,00 TL bedeli elden ödediğini, 950.000,00 TL bedel üzerinden bir anlaşma yapılmadığını, taşınmazın Belediye rayiç bedelinin 211.500,00 TL olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu edilen taşınmazın resmi senet ile yapıldığı, davacı tarafın resmi satış senedi üzerindeki bir bedel ile satışın yapıldığını iddia etmesi karşısında bu iddianın ancak resmi şekilde yapılmış ve satış akit senedine eşit sayılabilecek vasıfta bir delil ile ispatlanmasının yasal olarak zorunlu olduğu, tanık delili ile bunun ispatlanmasının mümkün olmadığı, davacının resmi bir delil sunamadığı, kimsenin kendi muvazaasına dayanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın hile hukuksal nedenine dayandırılmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 201. maddesine göre, senede bağlı iddialara karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilemeyeceği, tapudan resmi olarak devir edilen konut satış bedelinin davalı tarafından kendisine ödenmediğini davacının kesin delillerle kanıtlaması gerektiği, davacı tarafın bu iddiasını ispat edecek yazılı belge ibraz edemediği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili temyiz yoluna başvurmuştur. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili; satışı yapılan taşınmazın AVM İçinde bulunan dükkan olması nedeniyle gerek kira getirisi gerek ise işletilmesi halinde bulunduğu konumun faydasından dolayı yüksek değere sahip olduğunu, davalı taraf satış işleminden sonra devir için yapılan işlemlerde devir harç ve giderlerinin düşük çıkması için müvekkile satış bedelini düşük gösterttiğini ve sağladığı güven ile satış bedelini devirden sonra ödeyeceğini belirterek müvekkilin parasını ödemekten kaçındığını, gerek satın alan davalı üzerinde bulunan satış harç ve masraflarının düşük ödenmesi için taşınmazın satış bedelinin asıl bedeline göre fahiş miktarda düşük gösterilmesi gerekse satış bedelinin devirden sonra verilmesinin sağlanan güven ile kabul ettirilmesi hilenin varlığını açıkça ortaya koyduğunu, davalı tarafça müvekkilene söz konusu taşınmazın bedelinin ödenmediğini, davalı tarafça sadece para çekimine ilişkin makbuz sunularak, çekilen paranın müvekkile yatırıldığına dair hiç bir dekont, delil sunulmadığını, Mahkemece işin esasına dahi girilmeden ve davacı müvekkilin banka hesapları dahi incelemeden davanın reddine karar verildiğini, devir sırasında satış harç ve giderlerinin az çıkması için düşük bir bedel gösterilmesi yaygın bir uygulama olup bir iddianın varlığı halinde ve talep edilmesine rağmen Mahkemece söz konusu dükkanın değerinin belirlenmeden karar verilmesinin hak kaybına sebebiyet verdiğini, 950.000,00 TL değerindeki AVM içinde bulunan, gerek kira gerek ise işletilmesi halinde yüksek getiri sağlayacak bir dükkanın 211.000,00 TL karşılığında satılmasının hayatın olağan akışına aykırı bulunduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, taraflar arasında düzenlenen 28.02.2018 tarihli satış senedinde; davacının satış bedelini nakden ve tamamen aldığını beyan ederek imzaladığını, davacının satış bedelinin ödenmediğini yasal kanıtlarla kanıtlayamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.