5. Hukuk Dairesi 2024/7868 E. , 2025/5099 K. MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/46 Esas, 2024/1018 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/362 Esas, 2022/2232 Karar Taraflar arasındaki imar uygulaması nedeniyle yerinde korunamayan ağaç bedellerinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı…
**5. Hukuk Dairesi 2024/7868 E. , 2025/5099 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/46 Esas, 2024/1018 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/362 Esas, 2022/2232 Karar Taraflar arasındaki imar uygulaması nedeniyle yerinde korunamayan ağaç bedellerinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının maliki olduğu Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 306, 1685, 1686, 2226 ve 2227 parsel sayılı taşınmazları da kapsayan alanda, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanlığının 18.06.2020 tarihli ve 181 Karar sayılı Encümen Kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesi gereğince imar işlemlerinin yapılıp parselasyon işlemleri tamamlanarak ilgililere yeni tapuların verildiğini, davacının mülkiyetinde iken 18 inci madde uygulamasına tabi tutulan bahse konu taşınmazların tamamında yaşları 25-30 arası değişen antep fıstığı, çam fıstığı, incir, zeytin, bağdem, nar, asma ağaçlarının bulunduğunu, imar işlemleri sonrasında bu ağaçların bir kısmının yol, park ve kamuya tahsis edilen diğer alanda kaldığını, davacının tasarrufundan çıktığını, ağaç bedellerinin hesaplanarak davacıya ödenmesi gerektiğini, bu hususta davalı idareye 29.09.2020 tarihinde yapmış olduğu başvuruya verilen cevabi yazıda talebin değerlendirileceği belirtilmesine rağmen şimdiye kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek ağaç bedellerine karşılık olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalı idareye müracaat tarihi olan 29.09.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda 3194 sayılı Kanun'un 18 inci madde hükmüne göre imar uygulaması yapıldığını, görevli yargı yerinin idari yargı olduğunu, davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu parseller üzerinde bulunan ağaçlara fiilen el atılmamış olup halihazırda davacının tasarrufunda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazların imar düzenlemesine alındığı ve imar planında yol, park ve kamuya tahsis alanına özgülendiği, mahallinde yapılan keşif sonucu taşınmazların üzerinden fiili olarak yol geçmediğinin tespit edildiği, taşınmazların üzerindeki davacıya ait ağaçların zemininde mevcut ve kullanılabilir durumda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idarece gerçekleştirilen imar uygulaması sonrasında davacının dava konusu taşınmazlar üzerindeki tasarruf yetkisinin ortadan kalktığını, bu itibarla ağaçlardan istifade etme imkanının da kalmadığını, üstün araza tabi olduğunu, davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla mahallinde yapılan keşif sonucu dava konusu taşınmazların üzerinde bulunan ve davacıya ait olan ağaçların zeminde halen mevcut ve kullanılabilir durumda olduğu tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, imar uygulaması nedeniyle yerinde korunamayan ağaçların bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.