7. Hukuk Dairesi 2026/348 E. , 2026/626 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/270 E., 2025/199 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçes…
7. Hukuk Dairesi 2026/348 E. , 2026/626 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/270 E., 2025/199 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı Şirketin 16.11.2007 başlangıç tarihli ............... Havaalanında kain 3.000 m² arazide akaryakıt tesisi kurulması amacıyla kira sözleşmesi akdettiklerini, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 01.10.2010 tarihli ve 2010/1723 Esas, 2010/2136 Karar sayılı kararı ile akdin feshine, tahliye talebinin reddine karar verildiğini, hükmün kesinleştiğini, sözleşme feshedilmesine rağmen davalının işgaline devam ettiğini ileri sürerek davalının müdahalesinin men'i ile 01.10.2010- 01.04.2011 arası için 113.475,06 TL ecrimisilin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR 1. Mahkemenin 29.12.2022 tarihli ve 2018/95 Esas, 2022/1043 Karar sayılı kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir. 2. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairemizin 31.05.2023 tarihli ve 2023/2060 Esas, 2023/3012 Karar sayılı bozma ilâmıyla; "...Davacının davasını, mülkiyet hakkına değil; sahip olduğu üstün zilyetlik hakkına dayanarak davalı ile arasındaki kira sözleşmesine ve bunun feshedilmesine dayandırdığı, bu nedenle davacının, davalı ile arasındaki kira akdinin feshine dair hüküm kesinleştikten sonra el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edebileceği, mahkemenin ise ortada kesinleşme şerhi olmadığı hâlde davacı ile davalı arasındaki kira akdinin feshi ve tahliye talepli Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesine ait 2010/1723 Esas sayılı davasında kira sözleşmesinin feshine, tahliye talebinin reddine dair 01.10.2010 tarihinde verilen kararın davalıya tebliği ile davalının temyiz kanun yoluna başvurmamasını, kararın kesinleşmesi olarak kabul ettiği, davacı ile davalı arasındaki Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin kira sözleşmesinin feshine ilişkin 2010/1723 Esas sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği, karar hakkında kesinleşme şerhi tanzim edilip edilmediği tespit edildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde araştırma yapılmaksızın hükmün temyiz edilmemesi nedeniyle kesinleştiğini kabul eden bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulmasının doğru görülmediği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1723 Esas, 2010/2136 Karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki kira sözleşmesinin feshine karar verildiği ve kararın temyiz edilmeksizin 15/02/2011 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten itibaren davalının taşınmazı işgalinde davacıya nazaran ayni/şahsi üstün bir hakkı bulunmadığı, davacının el atmanın önlenmesini istemekte haklı olduğu ve haksız işgalci konumundaki davalıdan 15/02/2011 tarihinden dava tarihi olan 25/04/2011 tarihleri arasındaki döneme (69 gün) ilişkin olarak ecrimisil talep edebileceği, 15/02/2011 tarihinden önceki döneme ilişkin ecrimisil talebinin yerinde olmadığı, her ne kadar bilirkişi tarafından 2011 yılı aylık ecrimisil bedeli 17.825,00 TL tespit edilerek sonuca gidilmiş ise de, davacının dava dilekçesinde aylık 16.210,58 TL üzerinden ecrimisil talep ettiği, taleple bağlılık ilkesi gözönünde bulundurulduğunda davacının 15/02/2011- 25/04/2011 dönemi için toplam 37.284,33 TL ecrimisil talep hakkı bulunduğu, fazlaya ilişkin isteminin yerinde olmadığı..." gerekçesiyle davacı tarafından açılan ecrimisil davasının kısmen kabulü ile 37.284,33 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı tarafından açılan men'i müdahale davasının kabulü ile davalının .... ili, ... ilçesi, .... Mahallesi, 5 00... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan ve harita mühendisi bilirkişi ve kadastro teknisyeni bilirkişi tarafından ortak imzalı düzenlenen 13.05.2019 tanzim tarihli rapor ekindeki krokide A, B, C, D, E ve F harfleriyle işaretli gösterilen idare binası, akaryakıt tankları, su tankı, pompa istasyonunun bulunduğu 3.000 m²'lik alana vaki müdahalesinin ve haksız işgalinin men'ine karar verilmiştir. V. TEMYİZ 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki taleplerinin 113.474,00 TL'ye ilişkin olduğu hâlde Mahkemece hatalı değerlendirme neticesinde sadece 69 gün için 37.284,00 TL ecrimisile hükmedildiğini belirterek; eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının üzerine düşen edimleri yerine getirmemesi, taşınmazı usulüne uygun teslim etmemesi nedeniyle zarara uğrayan müvekkilinin bir de davada aleyhine ecrimisile ve el atmanın önlenmesine hükmedilmesiyle zarara uğradığını, akdedilen sözleşmenin hasılat kirası nitelikli olup müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığını, zira; hasılat kirasının, kiralananın kullanımının yanında onun semere ve hasılatının da toplanmasını mümkün kıldığını, kiralananın tesliminin kiralayanın borcunu sona erdirmeyeceğini, mali yükümlülüklerin başlamasına ise yetmeyeceğini, müvekkilinin dolum tesisi kurup büyük yatırım yaptığı hâlde davacının edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle tesisi fiilen işletemediğini, semere elde etmeye elverişli bir teslimin davacı tarafından yerine getirilmediğini, zorunlu olan ruhsatların müvekkili olan Kuruma verilmesi için Sivil Havacılık Kurumuna da müracaat edilmiş ise de; bu aşamada müvekkiline ruhsat verilmediğini, akdedilen sözleşmenin sıradan bir sözleşme olmayıp havaalanındaki araçların yakıt ikmaline ilişkin kâr oranı son derece yüksek uzmanlık gerektiren bir iş olup müvekkilinin yüklü masraflar yaptığı hâlde bir türlü ruhsat alamadığını, semerelerden ve ticari kazancından yoksun kaldığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, üstün zilyetlik hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkin olup uyuşmazlık; davacı ile davalı arasındaki kira sözleşmesinin sona erip ermediği, davacının taleplerinin haklı olup olmadığı noktasındadır. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.