8. Hukuk Dairesi 2019/2929 E. , 2021/4076 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Tapulu Taşınmazda Elatmanın Önlenmesi Ve Kal Ve Ecrimisil İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2016/204 Esas, 2018/126 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili t…
**8. Hukuk Dairesi 2019/2929 E. , 2021/4076 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Tapulu Taşınmazda Elatmanın Önlenmesi Ve Kal Ve Ecrimisil İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.03.2018 tarihli ve 2016/204 Esas, 2018/126 Karar sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş, Mahkeme hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili; vekil edenin hisse maliklerinden olduğu 680 ada 3 parsel sayılı taşınmazı davalıların hukuken herhangi bir hakları olmadığı halde kullandıklarını, bu haksız işgal nedeniyle hakkı olmayan yere tecavüz suçundan mahkum olduklarını belirterek davalıların müdahalesinin önlenmesi ile taşınmaz üzerindeki muhdesatların da kalini ve dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık ecrimisilin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her bir dönem için ayrı ayrı işleyecek yasal faizi İle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, davalılar cevap dilekçesinde; davacının taşınmazın maliki olmadığını, taşınmazın kıyı kenar çizgisinde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalması nedeniyle özel mülke konu olamayacağından davacının hakkının bulunmadığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesince 17.05.2021 tarihli kararla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bu karar süresinde davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 680 ada 3 parselin 1.085,91 m2, tarla vasfında, 25496/119725 hissesi davacı ... ... adına, diğer payların dava dışı 3. kişiler adına paylı mülkiyet şeklinde kayıtlı olduğu, davalıların kayıtttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, davaya konu edilen 680 ada 3 nolu parselin evveliyatının 1807 nolu parsel olduğu, bu parsele ilişkin ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/216 Esas, 2000/232 Karar sayılı kararı ile 3703,09 m2'lik kısmının kıyı kenar çizgisi içerisinde kalıp devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğu gerekçesi ile tapu kaydının iptali ile tespit harici bırakılmasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin 30.06.2003 tarihinde kesinleştiği, 1807 nolu parsel Belediyenin 07.01.1997 tarihli ve 2 sayılı encümen kararı ile imar uygulamasına tabi tutulduğu, düzenlenen ayırma çapı ile 1084,91 m2'lik kısmı uygulama içerisine alındığı ve mahkeme kararında kıyıya terk edilen miktar olan 3703,09 m2'lik kısmı uygulama dışı bırakıldığı, daha sonra verilen iptal kararı gereğince 11.07.2006 tarihli ve 29 sayılı encümen kararı ile geri dönüşüme tabi tutularak yeniden imar uygulaması yapıldığı ve bu uygulamada parselin 16.33, m2'lik kısmının imar uygulama sahasına dahil edildiği ve 4771,67 m2'nin uygulama dışı bırakıldığı, 1807 nolu parsel 2010 yılında 3402 sayılı Yasa'nın 22-a maddesi gereğince uygulama çalışmalarına tabi tutulduğu ve 680 ada 3 parsel numarası aldığı ve 4772,67 m2 olarak düzeltildiği ve 2012 yılında kesinleştirilerek tapuya tescili yapıldığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/216 Esas, 2000/232 Karar sayılı kararı gereğince hükümde bahsedilen miktar olan 3703,09 m2'lik kısmın 04/07/2014 tarih ve 3919 yevmiye ile hükmen kıyıya terkinin yapıldığı ve 680 ada 3 nolu parselin tapu kaydında yüzölçümü 1085.91 m2 olarak kaldığı, mahkemece yapılan keşif sonrasında alınan 10/05/2017 tarihli fen bilirkişi raporunda ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/216 Esas, 2000/232 Karar sayılı kararı ile kıyıya terk edilen alan dikkate alındığında davaya konu edilen bungalovlar kıyıya terk edilen alan ile geri dönüşüm sonucu oluşan 680 ada 3 nolu parsele (A) harfi İle gösterilen 7,77 m2'lik, (B) harfi ile gösterilen 6,95 m2'lik, (C) harfi ile gösterilen 6,42 m2'lik, (D) harfi ile gösterilen 5,98 m2'lik, (E) harfi ile gösterilen 5,31 m2'lik kısımların tecavüzlü olduğunun belirlendiği, bu rapora itiraz üzerine talimat mahkemesince alınan 04.01.2018 tarihli harita yüksek mühendisinin 25.06.1993 tarihli onaylı kıyı kenar çizgisi uygulanarak hazırlamış olduğu raporda bahse konu bungalovların tamamının kıyıda ve 680 ada 3 parselin içerisinde yer aldığının tespit edildiği, mahkemece, alınan raporlarda davaya konu bungalovların tamamının kıyıda ve 680 ada 3 parselin içerisinde yer aldığının tespit edildiği ve ek bilirkişi raporunda da davalıya ait 5 adet bungalovun kıyıya terk edilen alanda kaldığının belirlenmesi sebebiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan keşif sonrasında alınan 10.05.2007 tarihli fen bilirkişi raporunda kesinleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/216 Esas, 2000/232 Karar sayılı kararı ile kıyıya terk edilen alan dikkate alındığında (A) harfi İle gösterilen 7,77 m2'lik, (B) harfi ile gösterilen 6,95 m2'lik, (C) harfi ile gösterilen 6,42 m2'lik, (D) harfi ile gösterilen 5,98 m2'lik, (E) harfi ile gösterilen 5,31 m2'lik kısımların 680 ada 3 nolu parsele tecavüzlü olduğunun belirlendiği, mahkemece 10/05/2007 tarihli ve 04.01.2018 tarihli raporlara göre 25.06.1993 tarihli onaylı kıyı kenar çizgisi uygulanarak belirlenen bungalovların tamamının kıyıda ve 680 ada 3 parselin içerisinde yer aldığı belirlenen davalıya ait 5 adet bungalovun kıyıya terk edilen alanda kaldığı gerekçesiyle özel mülkiyete konu olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Hal böyle olunca, Mahkemece, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/216 Esas, 2000/232 Karar sayılı kararı ile kıyıya terk edilen alan dikkate alındığında davacının pay maliki olduğu dava konusu 680 ada 3 nolu parsele tecavüzlü alanlar bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı ve yerinde olmayan gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nin 373/1. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenle HMK'nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.