10. Hukuk Dairesi 2023/2606 E. , 2023/4383 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/5 E., 2022/603 K. KARAR : Davanın açılmamış sayılması Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapıl…
**10. Hukuk Dairesi 2023/2606 E. , 2023/4383 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/5 E., 2022/603 K. KARAR : Davanın açılmamış sayılması Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 11.12.1995 ile Mart 2012 tarihleri arasındaki hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı işveren vekili, davacının maden sahalarında maden çıkarma işi yapan tüm maden şirketlerine götürü usulde ve mevsimlik olarak kömür torbalama ve yükleme işi yaptığını, bu işler karşılığında maden şirketleri ve nakliyecilerden ücretini aldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2017 tarihli ve 2014/228 Esas 2017/561 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne, davacının aralarında organik bağ olduğu anlaşılan şirketlerde 11.12.1995-14.03.2012 tarihleri arasında asgari ücretle sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 25.04.2019 tarihli ve 2018/641 Esas 2019/950 Karar sayılı kararıyla; davalı Kurum vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairece, hakkında hüküm kurulan davalı ... Tic. A.Ş.’ nin tasfiye sürecinin sona erdiğinin 07.12.2017 tarihinde tasfiye sonu olarak tescil edilip 13.12.2017 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, bu durumda taraf ehliyeti bulunmayan davalı şirket aleyhinde karar verildiği anlaşılmış olmakla, davalı şirket hakkında ihya yapılması için yasal prosedür işletilmek suretiyle ihyasına dair karar alındıktan sonra, usulüne uygun şekilde taraf teşkilinin sağlanması ve sonrasında karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile infazı mümkün olmayacak şekilde karar verilmiş olmasının hatalı olduğu belirtilerek, sair yönler incelenmeksizin karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafça 16.09.2014 tarihli celsede davanın takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırıldığı, yenileme talebi üzerine yeniden işleme alındığı, bu kez 08.11.2022 tarihli celsede mazereti sebebi ile bir önceki celseye katılmayan ve vekil olarak duruşma günü ve saatini takip yükümlülüğü bulunan vekilin duruşma günü ve saatinden haberdar olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı, davanın basit yargılama usulünün uygulandığı uyuşmazlıklardan olduğu, dosyanın ikinci kez takip edilmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, duruşma gününün tarafına tebliğ edilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkin davada mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 320/4 bendi; "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır" hükmü içermektedir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “hukuki dinlenilme” başlıklı 27 nci maddesi, T.C. Anayasası’nın hak arama hürriyetini düzenleyen 36 ncı maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin adil yargılanma hakkına ilişkin 6 ncı maddesi nazara alındığında davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını mahkemenin açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini içeren bu hakkın ve yargılamanın aleniliği ilkelerinin gerçekleşmesinin en önemli aracı duruşma yapılmasıdır. Duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf buna ilişkin mazeretini bildirip, belgeleyerek, bildirim giderlerini de yatırarak duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. O halde, HMK’nun 150 nci maddesi kapsamında duruşma tayin edilerek, usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan yalnız biri duruşmaya katılırsa gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği, gerekli masrafın karşılanıp karşılanmadığı incelenerek; gelen tarafın bu mazeret dilekçesine karşı beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilecektir. Ne var ki, anılan hususların uygulanabilmesi için, her şeyden önce tarafların usulüne uygun davet edilmiş olmaları gerekmektedir. 6100 sayılı HMK'nın uygulama alanını, adli yargı ilk derece hukuk mahkemeleri ve bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinde tutulacak kayıtlar ile yazı işleri hizmetlerinin yürütülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 52 nci maddesi gereğince tebligat işlemleri 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır. Elektronik tebligat usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de dâhil olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri incelendiğinde; duruşma gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir. Kaldı ki, duruşma gününün sistemden öğrenileceğine dair bir talep bulunsa dahi mahkemece bu yönde bir karar verilemez. 3. Değerlendirme Davaya konu somut olayda; davacı vekili 28.06.2022 tarihli celse için verdiği dilekçeyle mazeretli sayılmasını talep etmiştir. Mahkemece 28.06.2022 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretinin kabulüne karar verilerek duruşma günü 08.11.2022 tarihi olarak kararlaştırılmış, duruşma gününün UYAP üzerinden öğrenilmesine karar verilmiştir. 08.11.2022 tarihli celsede ise, davacı vekili katılmadığından ve 2 kez takipsiz bırakıldığından HMK'nın 320/4 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı avukatına duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davacı vekilinin duruşma gününden haberdar edilemediğinin kabulüyle; yeniden duruşma günü bildirilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken aksinin kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine, 24.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.