8. Ceza Dairesi 2022/3556 E. , 2023/2667 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Yalan tanıklık KARAR : Mahkûmiyet Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2019 tarih, 2018/570 Esas, 2019/62 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında yalan tanıklık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verildiği ve kararın istinaf e…
**8. Ceza Dairesi 2022/3556 E. , 2023/2667 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Yalan tanıklık KARAR : Mahkûmiyet Düzce 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.01.2019 tarih, 2018/570 Esas, 2019/62 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında yalan tanıklık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 272 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın ertelenmesine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 12.02.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 01.06.2022 tarih ve 2022/1277 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarih ve KYB-2022/82286 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.06.2022 tarih ve KYB-2022/82286 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Adı geçen sanığın Cumhurbaşkanına hakaret olayına ilişkin Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/12828 sayılı soruşturması kapsamında 12/11/2016 tarihinde Polis Merkezi Amirliğinde alınan ifadesinde şüphelinin Cumhurbaşkanına hakaret içeren ifadeler kullandığını beyan etmesine karşın, bu defa şüpheli hakkında kamu davası açılması üzerine Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/550 esasına kayıtlı kamu davasının 07/03/2017 tarihli oturumunda tanık sıfatıyla alınan beyanında özetle, hakaret içeren herhangi bir söz duymadığını beyan ettiği ve her iki beyan arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte makul bir açıklama da yapamadığı gerekçesiyle yalan tanıklık suçundan mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de, kolluk önünde verilen ifadenin yalan tanıklık suçunu oluşturmayacağı cihetle, unsurları oluşmayan müsnet suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Sanığın, yargılama konusu eylemi için 5237 sayılı Kanun’un 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasında “Üç yıldan fazla hapis cezasını gerektiren bir suçun soruşturma veya kovuşturması kapsamında yalan tanıklık yapan kişi hakkında iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” öngörüldüğü belirlenmiştir.