21. Hukuk Dairesi 2013/12525 E. , 2013/19522 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağ…
**21. Hukuk Dairesi 2013/12525 E. , 2013/19522 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, davacı işçi Hasan'ın'nın geçirdiği iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğradığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemi ilişkindir. Mahkeme, hükmün gerekçesinde davacı işçinin işyeri dışında ve işle ilgisi olmayan bir eylem sonucu meydana gelen kazada öldüğünü ve bu kaza iş kazası sayılamayacağı tespitine yer vererek, davanın reddine karar vermiştir. 5510 sayılı Yasanın 13. maddesinde; iş kazası kavramı; "a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada, b) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle, c) Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,d) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda, e) Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olaydır." şeklinde tanımlanmıştır. Yine aynı Yasanın 11. maddesinde ise, " İşyeri, sigortalı sayılanların maddî olan ve olmayan unsurlar ile birlikte işlerini yaptıkları yerlerdir. İşyerinde üretilen mal veya verilen hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler, dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentiler ile araçlar da işyerinden sayılır." ifadelerine yer verilmiştir. Somut olayda; davacı işçi Hasan'ın, dava dışı işçi ... ile birlikte, davalı işveren şirkete ait olup, işveren vekili ... yönetimindeki kamyona, işverence yapılan inşaat işi için kereste yükleyip, şantiye sahasına boşaltıkları; ardından aynı araç ile kum ocağına giderek, kamyona 8.000 kg kum yükleyip, şantiye sahasına boşaltmak üzere hareket ettikleri, aracın sağ arka lastiğinin yandığını fark etmeleri üzerine, aracın durdurularak, yanan kısma daha kolay müdahale edebilmek için damperli kasanın kaldırıldığı, alevlerin üzerine kum dökülerek söndürülmeye çalışıldığı, davacı işçi ... montunu çıkararak, yanan lastiğin üzerini sarmak için hamle yaptığı sırada, içi basınçlı hava ile dolu lastiğin gümleyerek patladığı, patlamanın şiddeti ile davacının sağ kolunun hızla kamyon kasasına çarpmasıyla birlikte, kolun orta hat ve bilek kısmından, sağ elin dört bölgeden kırıldığı, sağ el orta parmağın ikinci boğumundan koptuğu anlaşılmıştır. SGK Teftiş Kurulu Başkanlığının 30/06/2009 tarihli raporuna göre söz konusu kaza, iş kazası olarak kabul edilmiş, yine Kurumun Maluliyet ve Sağlık Kurulları Daire Başkanlığı'nın 02/12/2011 tarihli raporuna göre davacı işçinin E cetveline göre %54 oranında sürekli iş göremezliğinin bulunduğu tespit edilmiştir. Gerek yasal düzenlemelerden gerekse somut olaydan anlaşılacağı üzere, davacı işçi Hasan, davalı işveren şirkete bağlı sigortalı işçi olarak çalıştığı sırada, yürütülmekte olan iş nedeniyle içinde bulunduğu ve kanuna göre de işyerinden sayılan araçta çıkan yangını söndürmeye çalışırken yaralanmış olup, bu olay, iş kazasıdır , nitekim SGK tarafından da iş kazası olarak kabul edilmiştir. Bu durumda yapılacak iş, mahkemece tarafların sunduğu deliller toplanarak, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilerden oluşan üç kişilik heyetten kusur raporu alınması, ardından SGK'ya müzekkere yazılarak, davacı işçi ... bağlanan maluliyet maaşının ve varsa sosyal yardım zammının ilk peşin sermaye değerleri ile geçici iş göremezlik ödeneği miktarının tespit edilmesi ile dosyanın bir kül halinde hesap bilirkişisine tevdii edilerek, davacı işçinin karşılanmayan maddi zararının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesinden ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 04/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi