11. Hukuk Dairesi 2014/9114 E. , 2014/16801 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.02.2012 gün ve 2011/263-2012/29 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.01.2014 gün ve 2012/8674-2014/742 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya iç…
**11. Hukuk Dairesi 2014/9114 E. , 2014/16801 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ..... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.02.2012 gün ve 2011/263-2012/29 sayılı kararı bozan Daire’nin 14.01.2014 gün ve 2012/8674-2014/742 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı vekili, taraflar arasındaki iki yıllık 01/04//2010 tarihli güvenlik hizmet sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesinden dolayı müvekkilinin maddi ve manevi olarak zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik toplam 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davaya dayanak yapılan sözleşmenin 9. maddesinde fesih koşullarının düzenlendiği, anılan sözleşmenin 9/b maddesi uyarınca davalının, bu sözleşmede belirtilmeyen bir gerekçeyi ileri sürerek, sözleşmeyi sona erdirmek istediği takdirde asgari 3 ay önceden noter marifeti ile bildirimde bulunmak koşulu ile sözleşmeyi fesih hakkına sahip bulunduğu, davalı şirket tarafından sözleşmenin 9/b maddesi uyarınca 26.11.2010 tarihinde, noter marifeti ile ihtarname keşide edilerek sözleşme 28.02.2011tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiği, davalının fesih bildiriminde "gördüğümüz lüzum üzerine" demek sureti ile ve başkaca somut bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshettiği, sözleşmenin 9/b maddesinde davalının sözleşmenin feshi için mutlak olarak haklı bir neden aranmadığı, yalnızca süre koşuluna uyularak sözleşmeyi fesih hakkı verdiği,davalının bu hakka dayalı olarak 3 aylık süre ve noter kanalı ile bildirim koşullarını da yerine getirmek sureti ile sözleşmeyi feshettiği, tacir olan tarafların özgür iradeleri ile imzaladıkları sözleşme kapsamında, kendisine tanınmış bulunan fesih hakkını sözleşme koşullarına uygun şekilde kullanan davalının maddi tazminat ile sorumlu tutulması mümkün olmadığı, davalının sözleşme kapsamında kendisine tanınan hakkı kullanarak fesih bildiriminde bulunmuş olması kişilik haklarına saldırı sayılmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur. Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.