Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/319 E. , 2024/1958 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/319 Karar No:2024/1958 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediyesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İş Sağlığı ve Güvenliği Çevre Eğitim Danışmanlık Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek b…
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/319 E. , 2024/1958 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/319 Karar No:2024/1958 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediyesi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... İş Sağlığı ve Güvenliği Çevre Eğitim Danışmanlık Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından 14/04/2022 tarihinde açık ihale usulüyle gerçekleştirilen "İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti Alımı" işi ihalesi uhdesinde kalan davacı şirketin, mücbir sebepler dışında ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinden bahisle 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve 26. maddesi uyarınca 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin 25/03/2023 tarih ve 32143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacı şirketçe sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği belirtilerek işi terk iradesi gösterilmiş ise de, netice itibarıyla dava konusu yasaklama kararı "ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmemek" fiiline dayandırıldığından söz konusu işe ilişkin olarak taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri uyarınca davacı şirkete sözleşmeye uygun olarak işin bitirilmesi için en az 10 (on) gün süre verilmesi ve bu hususların da usulüne uygun olarak bildirilmesinin gerektiği; Uyuşmazlıkta, davacı şirketçe Samsun 4. Noterliği aracılığıyla gönderilen 01/02/2023 tarihli ihtarname ile hak edişlerin zamanında ödenmediği belirtilerek sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği, davacı şirketin fesih bildirimi üzerine davalı idarece feshin uygun bulunmayarak bu durumun sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğinin tespiti niteliği taşıdığı değerlendirmesi yapılmak suretiyle doğrudan yasaklama işlemlerinin başlatıldığı; Bu durumda, davacı şirketin fesih bildiriminin uygun bulunmaması üzerine söz konusu işe ilişkin olarak taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince davacı şirkete sözleşmeye uygun olarak işi tamamlaması için en az 10 (on) gün süre verilmesi ve bu hususların da davacı şirkete usulüne uygun olarak bildirilmesi gerekirken, davacının fesih bildiriminde bulunması üzerine 4735 sayılı Kanun’un 25/f bendinde belirtilen fiilin işlendiğinden bahisle davacı şirketin 1 (bir) yıl süreyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, davacı şirket tarafından sözleşmede belirtilen yükümlülüklere uyulmadığı, sözleşmenin 01/02/2023 tarihinde tek taraflı feshedildiği, bu şekilde ihale konusu işin yapılmayacağına yönelik irade ortaya koyulduğundan, ihtar yapılmaksızın yasaklama işleminin tesis edildiği, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, dilekçelerinde ileri sürülen hususların Mahkemece dikkate alınmadığı, yalnızca 4735 sayılı Kanun'un 20/a maddesine belirtilen ihtar yükümlülüğünden bahisle hüküm kurulduğu, dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Samsun Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen "İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmeti Alımı" işi ihalesi davacı şirket üzerinde bırakılmış ve 09/05/2022 tarihinde taraflar arasında sözleşme imzalanmıştır. 01/06/2022 tarihinde işe başlanılmasının akabinde, davacı şirket tarafından 05/01/2023 tarihinde idareye başvuru yapılarak fiyat farkı ödenmesi talep edilmiş, söz konusu talep 20/01/2023 tarihli işlemle reddedilmiştir. İzleyen süreçte, davacı şirketçe Samsun 4. Noterliği aracılığıyla gönderilen 01/02/2023 tarihli ihtarname ile hak edişlerin zamanında ödenmediği gerekçesiyle sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiği bildirilmiş, eş zamanlı olarak iş güvenliği uzmanı, iş yeri hekimi ve diğer sağlık personeli işten çekilmiştir. Davalı idarece ... tarih ve ... sayılı yazı ile davacıdan hakediş evrakının imzalanarak gönderilmesi istenilmiş; Hukuk Müşavirliği'nin görüş yazısı üzerine aynı tarih ve ... sayılı yazı ile de, Belediyenin temerrüde düşmemesi nedeniyle şirket tarafından yapılan feshin hukuka aykırı olduğu, fesih bildirimi içeren ihtarnamenin şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğinin tespiti niteliğinde olduğu, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu'nun 25. maddesinin (f) bendinde "Mücbir sebepler dışında, ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmemek" fiilinin yasak fiil ve davranışlar arasında sayıldığı ve şirket hakkında aynı Kanun'un 26. maddesi uyarınca yasaklama kararına ilişkin işlemlerin başlatılacağı hususları davacıya bildirilmiş, ardından 28/02/2023 tarihli işlem ile davacı hakkında teminatın irat kaydedilmesi ve kamu ihalelerinden yasaklama işlemleri başlatılmış, 25/03/2023 tarih ve 32143 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararla davacı şirketin 4735 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca 1 (bir) yıl süreyle tüm kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanmasına karar verilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 4735 sayılı Kanun'un "İlkeler" başlıklı 4. maddesinde, "... Bu Kanun kapsamında yapılan kamu sözleşmelerinin tarafları, sözleşme hükümlerinin uygulanmasında eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir. ... Kanunun yorum ve uygulanmasında bu prensip göz önünde bulundurulur."; "Yüklenicinin sözleşmeyi feshetmesi" başlıklı 19. maddesinde, "Sözleşme yapıldıktan sonra mücbir sebep halleri dışında yüklenicinin mali acz içinde bulunması nedeniyle taahhüdünü yerine getiremeyeceğini gerekçeleri ile birlikte yazılı olarak bildirmesi halinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir."; "İdarenin sözleşmeyi feshetmesi" başlıklı 20. maddesinde, "Aşağıda belirtilen hallerde idare sözleşmeyi fesheder: a) Yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi üzerine, ihale dokümanında belirlenen oranda gecikme cezası uygulanmak üzere, idarenin en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtarına rağmen aynı durumun devam etmesi, b) Sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25'inci maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi hallerinde, ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir."; "Sözleşmenin feshine ilişkin düzenlemeler" başlıklı 22. maddesinde, "19'uncu maddeye göre yüklenicinin fesih talebinin idareye intikali, 20'nci maddenin (a) bendine göre belirlenen sürenin bitimi, 20'nci maddenin (b) bendi ile 21'inci maddeye göre ise tespit tarihi itibariyle sözleşme feshedilmiş sayılır. Bu tarihleri izleyen yedi gün içinde idare tarafından fesih kararı alınır. Bu karar, karar tarihini izleyen beş gün içinde yükleniciye bildirilir. ... 19, 20 ve 21'inci maddelere göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, yükleniciler hakkında 26'ncı madde hükümlerine göre işlem yapılır. Ayrıca, sözleşmenin feshi nedeniyle idarenin uğradığı zarar ve ziyan yükleniciye tazmin ettirilir."; "Mücbir sebeplerden dolayı sözleşmenin feshi" başlıklı 23. maddesinde, "Mücbir sebeplerden dolayı sözleşmenin feshedilmesi halinde, hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilerek, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar iade edilir."; "Yasak fiil ve davranışlar" başlıklı 25. maddesinde, "Sözleşmenin uygulanması sırasında aşağıda belirtilen fiil veya davranışlarda bulunmak yasaktır... (f) Mücbir sebepler dışında, ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmemek." kurallarına yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "İhalelere katılmaktan yasaklama" başlıklı 26. maddesinde ise, "25'inci maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulundukları tespit edilenler hakkında fiil veya davranışlarının özelliğine göre, bir yıldan az olmamak üzere iki yıla kadar, 4734 sayılı Kanun'un 2'nci ve 3'üncü maddeleri ile istisna edilenler dahil bütün kamu kurum ve kuruluşlarının ihalelerine katılmaktan yasaklama kararı verilir. Katılma yasakları, sözleşmeyi uygulayan bakanlık veya ilgili veya bağlı bulunulan bakanlık, herhangi bir bakanlığın ilgili veya bağlı kuruluşu sayılmayan idarelerde bu idarelerin ihale yetkilileri, il özel idareleri ve bunlara bağlı birlik, müessese ve işletmelerde İçişleri Bakanlığı; belediyeler ve bunlara bağlı birlik, müessese ve işletmelerde ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından verilir. Haklarında yasaklama kararı verilen tüzel kişilerin şahıs şirketi olması halinde şirket ortaklarının tamamı hakkında, sermaye şirketi olması halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olan gerçek veya tüzel kişi ortaklar hakkında birinci fıkra hükmüne göre yasaklama kararı verilir. Haklarında yasaklama kararı verilenlerin gerçek veya tüzel kişi olması durumuna göre; ayrıca bir şahıs şirketinde ortak olmaları halinde bu şahıs şirketi hakkında da, sermaye şirketinde ortak olmaları halinde ise sermayesinin yarısından fazlasına sahip olmaları kaydıyla bu sermaye şirketi hakkında da aynı şekilde yasaklama kararı verilir. ..." kuralı yer almıştır. Uyuşmazlık konusu ihaleye ilişkin Sözleşme'nin 16/4. maddesinde, "Sözleşmenin uygulanması sırasında 4735 sayılı Kanun'un 25. maddesinde sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi halinde ise ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir." düzenlemesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 4735 sayılı Kanun'da, idarenin sözleşmeyi hangi hallerde feshedebileceği düzenlenmiş olup 20. maddesinin (a) bendinde, "yüklenicinin taahhüdünü ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya işi süresinde bitirmemesi" hallerine özgü olarak sözleşmenin en az 10 gün süreli fesih bildirimi sonrasında aynı durumun devam etmesi halinde sona erdirilebileceği yönünde düzenlemeye yer verilmişken, aynı maddenin (b) bendinde ise, "sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenicinin 25. maddede sayılan yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespit edilmesi halinde" süre verilmeksizin sözleşmenin feshedilebileceği kurala bağlanmıştır. Kanun'un 20. maddesinin gerekçesinde, "Akde bağlanan bir taahhüdün yüklenici tarafından yerine getirilmemesi halinde, Borçlar Kanunu'nun 106. maddesine uygun olarak sözleşmenin süreye bağlı bildirimli feshi ile yüklenicinin sözleşmenin uygulanması sırasında Kanun'da belirtilen yasak fiil veya davranışlarda bulunduğunun tespiti halinde bildirim yapılmaksızın fesih düzenlenerek, protesto çekmeye ve karar almaya gerek kalmaksızın kesin teminatın gelir kaydedilmesi ve sözleşmenin feshi öngörülmüştür." açıklamasına yer verilerek, Kanun'un 20. maddesinin (a) bendi ile (b) bendi arasındaki farklılığa dikkat çekilmiştir. Kanun'un gerekçesinde atıf yapılan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 106. maddesi karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan birisinin temerrüde düşmesi halinde süre verilmesine ilişkin olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda anılan düzenlemeye Kanun'un 127. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre; karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, taraflardan biri temerrüde düştüğü takdirde diğeri, borcun ifa edilmesi için uygun bir süre verebilecektir. Borçlunun temerrüdü, muaccel bir borcun borçlu tarafından borç ilişkisine uygun olarak yerine getirilmemesini ifade etmekte olup borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş ise bu günün geçmesi ile borçlu temerrüde düşmüş olacaktır. Doktrinde, yasa koyucunun anılan madde ile süre verilmesini öngörmesinin amacı, borçluya borcu ifa etmek suretiyle temerrüdün ağır sonuçlarından kurtulması için son bir imkan tanınması şeklinde yorumlanmaktadır. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler; Turhan Kitabevi, 2012, Ankara, s.665-673) 4735 sayılı Kanun'da da aktarılan düzenlemeler doğrultusunda sözleşmenin süreye bağlı bildirimli feshine imkan sağlayan düzenlemeye yer verilmiştir. İhale sözleşmesinin, Kanun'un 20. maddesinin (a) ve (b) bentleri arasındaki ayrım dikkate alınarak feshedilmiş olması ihalelerden yasaklama işleminin de hukuka uygun biçimde tesis edilebilmesi bakımından önem arz etmektedir. Zira Kanun'un 22. maddesinde, sözleşmenin feshedilmesi halinde yükleniciler hakkında 26. madde hükümlerine göre işlem yapılacağı kurala bağlanmış olup anılan düzenleme uyarınca sözleşmenin feshedilmesi halinde ihaleyi gerçekleştiren idarelerin talebi üzerine yetkili makamlarca yüklenici ve/veya ortaklarının ihalelere katılmaktan yasaklamasına yönelik olarak işlem tesis edilmektedir. Bu nedenle yasaklama işleminin tesis edilmesinde ve bu işlemin hukuka uygunluğunun yargısal denetiminde, sözleşmenin hukuka uygun bir biçimde feshedilip edilmediği önem arz etmektedir. "İhale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmemek" ve "işi süresinde bitirmeme" fiilleri anılan Kanun'un 20. maddesinin (a) bendinde ve Yapım İşleri Genel Şartnamesi'nin 47. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde, süreli ihtar sonrasında sözleşmenin feshedilebileceği haller arasında sayılmıştır. Belirtilen düzenlemeler, anılan Kanun'un 20. maddesinin Borçlar Kanunu'na atıf yapılan gerekçesi ile birlikte irdelendiğinde; 20/a maddesi kapsamında sözleşmenin feshinin yüklenicinin üstlenmiş olduğu işi (taahhüdü) ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak yerine getirmemesi veya süresinde tamamlamaması üzerine en az on gün süreli ve nedenleri açıkça belirtilen ihtara rağmen aynı durumun devam etmesi halinde söz konusu olacağı ve madde hükmünün idarenin sözleşmeyi süreli ihtar sonrasında feshedebilmesine yönelik genel/çerçeve bir kural niteliğinde olduğu, yüklenicinin sözleşmenin uygulanması sırasında yasak fiil ve davranışlarda bulunmak suretiyle ihale dokümanı ve sözleşme hükümlerine uygun olarak taahhüdünü yerine getirmediğinin tespit edilmesi halinde ise sözleşmenin süre verilmeksizin feshedilebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, Kanun'da, sözleşmenin uygulanması sırasında yüklenici tarafından işlenen ve ihtar yoluyla ortadan kaldırılamayacak veya giderilemeyecek nitelikte olan yasak fiil ve davranışların tespiti halinde sözleşmenin derhal feshedilebilmesine imkan tanınmışken, taahhüdün sözleşmeye uygun olarak tamamlanması veya eksiklerin giderilmesinin mümkün olduğu hallerde ise işin tamamlanabilmesi amacıyla yükleniciye verilecek ilave süre sonrasında aynı durumun devam etmesi halinde sözleşmenin feshedileceği öngörülmüştür. Buradan, tarafların sözleşmeyi hukuken ve fiilen sürdürmesine olanak bulunan, bununla birlikte belli bir mühlet tanınarak, karşı tarafa yükümlülüklerin hatırlatılmasından fayda umulan durumlarda, Kanun'un 20/a maddesi uyarınca ihtar yapılmasının gerekli olduğu, aksi durumlarda ise 20/b maddesi uyarınca doğrudan sözleşmenin feshinin mümkün olduğu anlaşılmaktadır. Fesih, borçlar hukukunda sözleşmenin ve dolayısıyla borç ilişkisinin sona ermesini sağlayan bir kurum olup, bozucu yenilik doğurucu bir hak olarak tek taraflı irade beyanının karşı tarafa ulaşmasıyla hukuk aleminde değişikliğe yol açar. Öyle ki, feshedildiği taraflarca beyan edilmiş olan sözleşme, beyanın karşı tarafa ulaşmasıyla geri döndürülemez şekilde ortadan kalkar. (EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler; Legem Yayınevi, 2023, Ankara, s.1424) Söz konusu feshin haklı olup olmadığından bağımsız olarak, daha önce akdedilmiş olan sözleşme bu şekilde ortadan kalkar. Haksız bir feshin, feshedeni tazmin sorumluluğu altında bırakacağı ve bunun ayrı bir uyuşmazlığa konu olabileceği ise açıktır. Bu şekilde sona eren bir sözleşmenin yeniden canlandırılması mümkün olmayıp, yüklenici ile yeni bir sözleşme akdedilebilmesinin yegane yolu, kamu ihale mevzuatı kapsamında ve usulüne uygun olarak tertip edilecek yeni bir ihaledir. Dosyanın incelenmesinden, 14/04/2022 tarihinde gerçekleştirilen ihalenin akabinde, 09/05/2022 tarihinde davacı şirket ile ihaleyi tertip eden idare arasında 2 (iki) yıl süreli bir hizmet alımı sözleşmesinin akdedildiği, ancak davacı şirketin 01/02/2023 tarihinde noter aracılığıyla gönderdiği yazı ile, 2022 yılının Eylül ve Ekim aylarına ait hakedişlerinin zamanınında ödenmediği, bu şekilde idarenin temerrüde düştüğünden bahisle sözleşmenin feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, taraflar arasında 09/05/2022 tarihinde akdedilen sözleşmenin 01/02/2023 tarihli fesih iradesinin idareye ulaştığı anda sona ereceği, idarenin yahut yüklenicinin tek taraflı olarak sözleşmeyi fesih iradesini karşı tarafa ilettiği durumlarda, diğer tarafın tekrar sözleşmenin feshine yönelik bir işlem yapmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla, sona ermiş ve hukuk aleminden silinmiş bir sözleşmenin icrası hukuken mümkün olmadığından, sözleşmede belirtilen yükümlülüklere uygun davranmaya davet niteliğindeki bir ihtarın da batıl ve anlamsız kalacağının açık olduğu, öte yandan, sözleşmenin feshine yönelik irade beyanı ve çalışanların iş sahasından çekilmesi sebebiyle davacının işi gerçekleştirme iradesinin de bulunmadığı dikkate alındığında, 4375 sayılı Kanun'un 20/a maddesinde belirtilen en az 10 (on) gün süreli ihtar yapılmasını gerektiren şartların oluşmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin 10 (on) gün süreli ihtar yapmaksızın doğrudan tesis ettiği dava konusu yasaklama işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalıların temyiz istemlerinin kabulüne; 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 02/05/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.