Başvuru, başvurucunun bir gazetede yayımlanan köşe yazısında kullandığı ifadelerin hakaret kabul edilerek adli para cezasına hükmedilmesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, başvurucunun bir gazetede yayımlanan köşe yazısında kullandığı ifadelerin hakaret kabul edilerek adli para cezasına hükmedilmesi nedeniyle ifade ve basın özgürlüklerinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 13/6/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Suriye'de 2011 yılında iç savaş başlamış, iç savaş boyunca birbiriyle mücadele eden birçok farklı grup ortaya çıkmıştır. Suriye'deki iç savaş, başladığı günden itibaren Türkiye kamuoyunca yakından takip edilmiş; bu bağlamda Suriye iç savaşı ve tarafları hakkında basın ve yayın organlarında hemen hemen her gün yüzlerce haber, analiz ve yorum yapılmıştır. Olayların geçtiği tarihte ulusal bir gazetede dış politika yazarı olan, iki ulusal televizyon kanalında dış politika üzerine programlar yapan gazeteci A.A. 18/12/2012 günü bir ulusal TV kanalında yayımlanan haber ve yorum programına davet edilmiştir. Ünlü bir akademisyen ile bir gazetecinin moderatörlüğünü yaptığı ve ABD'nin Orta Doğu politikası ile bölgeye etkilerinin tartışıldığı programda güncel bir konu olan Suriye'deki gelişmeler işlenmiş ve A.A. olaylar hakkındaki düşüncelerini açıklamıştır. A.A. Suriye'de meydana gelen olayları devrim, rejime karşı örgütleri de devrimciler olarak nitelendirmiştir. Başvurucu, gazeteci olup olayların meydana geldiği tarihte Yurt gazetesinde (gazete) çalışmaktadır. Gazetenin 20/12/2012 tarihli nüshasında başvurucu tarafından kaleme alınan "Gazeteci mi CIA ve EL KAİDE Gülü mü" başlıklı bir haber yayımlanmıştır. Başvurucunun köşe yazısının temelini A.A.nın ilgili televizyonda yayımlanan programdaki ifadelerine cevap ve eleştiri oluşturmuştur. Başvurucu yapmış olduğu haberde şu ifadeleri kullanmıştır: "A.A. cihatcıları 'devrimci' ilan etti. Büyük basının en Amerikancı kalemlerinden A.A., Suriye'deki cihatçı katilleri devrimci ilan etti. Önceki akşam NTV'de yayınlanan Dünyanın Merkezi programına katılan A.A. Prof. H. K'nın Suriye'deki gerçekleri anlattığı konuşmasına, 'Suriye'deki devrim hakkında sadece Türkiye solunda böyle bir algı var. Gerçekte burada bir devrim oluyor. Devrim illa üretim araçlarının el değiştirmesi değildir, orada 35 kişiyi öldüren zalim bir rejime karşı insanlar ayaklanmıştır. Suriye devrimcilerini tanımanızı isterim' diye yanıt verdi".'... A.A. Hanım Niye Görmüyor. Peki, geçekler bu kadar açıkken, Suriye muhalefetinin 'en muteber' temsilcileri bile 'Alevilerin, gayri müslimlerin kökünü kurutacağız' açıklamaları yaparken, A.A.'nın şeriatçı isyancıları devrimci ilan etme kaygısının nedeni ne? Y.K., Y. için 'Milliyet'in Washington temsilcisi değil, Washington'ın Milliyet temsilcisidir' diye yazmıştı. Y.'nin Milliyet'ten ayrılıp Taraf'a geçmesinin ardından Milliyet'te yıldızı parlamaya başlayan A.A., anlaşılan o ki bir süredir 'Washington'ın yeni Milliyet temsilcisi' oldu. E, bu da sorumuzun yanıtını veriyor sanırız." Haberin gazetede yayımlanması üzerine, A.A. ilgili yazıda kendisine hakaret edildiği gerekçesiyle Savcılığa şikâyette bulunmuş ve nihayetinde İstanbul Asliye Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) başvurucunun sanık olduğu ceza davası görülmüştür. Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda 28/11/2013 tarihinde başvurucunun hakaret suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Mahkeme, karar gerekçesinde "Gazeteci mi CIA ve EL KAİDE Gülü mü" başlıklı köşe yazısının başlık ve içerik bakımından farklı olduğunu, EL KAİDE'nin tüm dünyaca terör örgütü olarak kabul edildiğini, CIA'in yabancı bir ülkenin istihbarat örgütü olduğunu vurgulamıştır. Mahkeme başvurucunun ilgili başlıkta müşteki ile EL KAİDE ve CIA'in aralarında bir bağ olduğu algısını doğurduğunu belirterek ilgili ifadelerin muhatap kişinin şeref ve saygınlığına zarar verdiğini belirtmiştir. Başvurucu, Mahkemenin kararına 4/12/2013 tarihinde itiraz etmiş; İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi başvurucunun yapmış olduğu itirazın reddine karar vermiştir. Başvurucunun başka bir suçtan dolayı ceza alması sebebiyle İstanbul Asliye Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı kaldırılarak başvurucu hakkındaki 740 TL adli para cezası hükmünün açıklanmasına karar verilmiştir. İlgili karar hakaret suçu yönünden kesin karar olup başvuru yolu bulunmamaktadır. Başvurucu 13/6/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. A. Ulusal Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Hakaret" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ... veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir.(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur...."B. Uluslararası Hukuk İfade özgürlüğünün demokratik toplumdaki önemi ile ifade ve basın özgürlüğü ile şeref ve itibar hakkı arasındaki ilişkiyle ilgili uluslararası hukuk kaynakları için bkz. Haci Boğatekin (B. No: 2014/18101, 26/10/2017, §§ 16-20) kararı.