11. Hukuk Dairesi 2017/4158 E. , 2017/6168 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/10/2015 tarih ve 2015/84-2015/628 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm …
**11. Hukuk Dairesi 2017/4158 E. , 2017/6168 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12/10/2015 tarih ve 2015/84-2015/628 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; davalı ...'in iş akdinin fesih edildiği tarihe kadar müvekkili şirkette “Bölge Satış Koordinatörü” olarak çalıştığını, dava dışı ... isimli şahsın aynı sektörde faaliyet gösteren ... Ticaret A,Ş. unvanlı bir şirket kurarak, müvekkili şirketin portföyünde yer alan müşteri ve tedarikçi listelerini, güvenlik talimatlarını, iş metotlarını, kataloglarını, fiyat listelerini ve benzeri ticari sır niteliğindeki gizli bilgilerini kullandıklarını ve bu süreçte müvekkil şirketin bir kısım mevcut personeli ile birlikte hareket ettiğini öğrendiğini, davalının ...’un kurmuş olduğu ... Otomotiv adlı şirkette, müvekkil şirketin bazı mevcut çalışanlarını ile birlikte iş birliği yaparak, müvekkili şirketin ticari sırlarını ele geçirdiğini, şirketi ciddi boyutlarda zarara soktuklarının ortaya çıktığını ileri sürerek davalının fiillerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının hasız rekabet teşkil eden fiillerinin önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davanın görevli mahkemede açılmadığını, huzurdaki davada asliye ticaret mahkemeleri değil iş mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin davacı şirkette çalıştığı süre boyunca haksız rekabet teşkil edecek veya sadakat ve doğruluğa uymayan davranış olarak nitelendirilebilecek hiçbir eylem ve davranışı olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; davalıların davacı şirketle iş akti devam ederken yapmış oldukları rekabet yasağına aykırı eylemlerinin işçi ile iş veren arasındaki sadakat ve güven borcuna ilişkin olması nedeniyle bu hususların İş Mahkemesinde değerlendirilmesi gerektiğinden bu nedenle mahkemenin davaya bakmakta görevli bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.