11. Hukuk Dairesi 2022/1616 E. , 2023/5556 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/539 Esas, 2021/1590 Karar DAVA TARİHİ : 25.05.2018 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/187 E., 2019/145 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
**11. Hukuk Dairesi 2022/1616 E. , 2023/5556 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/539 Esas, 2021/1590 Karar DAVA TARİHİ : 25.05.2018 HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/187 E., 2019/145 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.09.2017 tarihinde “1954’ten beri ... iyi et iyi gelecek” ibareli markanın 2017/83325 sayı ile 29, 31, 35, 40 ve 44. sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde tescili için yaptığı başvurunun YİDK kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereğince 40. sınıfta yer alan “Hayvan kesim hizmetleri”nin başvuru kapsamından çıkrılarak kısmen reddedildiğini, oysa müvekkilinin markasının bir bütün olarak ele alınmasının ve markadaki şekil unsurunun da göz ardı edilmemesinin gerektiğini, markanın bu şekilde ayırt edicilik kazandığını, bir mal ve hizmet ile doğrudan bir ilişki kurmayan, ancak sadece bir mal veya hizmeti çağrıştıran, anımsatan işaretlerin tanımlayıcı olarak kabul edilmemesi gerektiğini, müvekkili markasının 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek davalı TÜRKPATENT YİDK'in 2018-M-2284 sayılı kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı başvurusunun dava konusu hizmetler bakımından 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına girdiği ve tescil engelini oluşturduğu, aynı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası gereğince kullanım sonucu ayırt edicilik kazanıldığının ispat edilemediği, tescil engelinin ortadan kalkmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait marka başvurusunun herhangi bir tanımlayıcı ibare içermediğini, “1954’ten beri ... iyi et iyi gelecek” ibaresinin bir bütün olarak anlam taşıdığı ve markada yer alan şekil unsurunun da göz ardı edilemeyecek derecede, ayırt edici nitelik taşıdığını, müvekkili şirket tarafından uzun yıllardır kullanılan “...” markasının kullanımla ayırt edicilik kazandığını, yerel mahkeme kararındaki aksi değerlendirmenin yerinde bulunmadığını, müvekkili şirketin uzun süredir kullandığı “1954’ten beri ...” ibareli markaların, sektöründe çok iyi bilinen ve tanınan bir marka olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu “1954’ten beri ... iyi et iyi gelecek” ibareli başvuruda asıl unsurun "..." ibaresi olduğu, diğer unsurların farklı bir ibare ya da unsur olarak algılanmadığı, "..." şeklindeki sıfat tamlamasında "uzman" kelimesinin "kasap" kelimesini betimlediği ve "kasabın" bir vasfı anlamında kullanıldığı, "..." ibaresi bir bütün olarak ele alındığında, kendisini oluşturan "uzman" ve "kasap" sözcüklerinin anlamları dışında, yeni bir anlam kazanacak veya farklı bir etki yaratacak şekilde bir araya getirilmediği, herkesçe kullanılmakta olan ve bu sebeple de dava konusu marka başvurusunun 40. sınıf: "Hayvan kesim hizmetleri" bakımından belli bir firmayı, işletmesel kaynağı işaret etme kabiliyeti bulunmayan "..." ibaresinin, davacıya hasredilmesinin mümkün olmadığı, bu ibarenin davacının hizmetini tanıtan, davacı işletmeyi veya onun mal/hizmetlerini işaret eden, başka işletmelerin "hayvan kesim hizmetlerinden" ayırt etmeye yarayan bir ibare olmadığı, bu nedenle de dava konusu marka başvurusunun 40. sınıf: "Hayvan kesim hizmetleri" bakımından somut ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusunun kullanım sonucu ayırt edicilik kazandığı iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının “1954’ten beri ... iyi et iyi gelecek” ibareli marka başvurusu hakkındaki YİDK kararının 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında yerinde olup olmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.