19. Hukuk Dairesi 2016/8242 E. , 2016/15046 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davalı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır b…
**19. Hukuk Dairesi 2016/8242 E. , 2016/15046 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiştir. Belli günde davalı vek. Av. ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, müvekkili aleyhine 40.000 TL bedelli bonoya dayalı olarak takip başlatıldığını, senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili davanın reddini istemiştir. Mahkemece, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, senet üzerindeki imzanın davalıya tam aidiyetinin belirlenemediği, bu durumun davalı lehine sonuç doğuracağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili temyiz edilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda mukayese imzaların kendi içinde çelişkili olduğu ve davacının imza değiştirdiği kanaati bildirilmiştir. Bu durumda imzası inkar edilen bononun keşide tarihine yakın ve resmi merciler önünde atılmış dosya içerisinde mevcut olan imza dışında diğer imzaların getirilerek yeni bir heyetten rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kendi içinde çelişki yaratan raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. Diğer yandan dava İİK 72. maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davasıdır. Nisbi karar ve ilam harcına tabi olduğundan maktu harç ile yargılamaya devam edilmesi ve sonuçlandırılması da kabul şekli ile isabetsizdir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 1.350,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 23/11/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (M) Aslı gibidir. MUHALEFET ŞERHİ Dava, senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Davacı, senet lehtarı olan alacaklıyı tanımadığını, aralarında hiçbir hukuki işlem gerçekleşmediğini, kaldı ki senet keşide yerindeki imzanın da kendisine ait olmadığını iddia ederek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece alınan her iki bilirkişi raporundaki görüş doğrultusunda; senetteki imzanın davacıya ait olduğu belirlenemediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.