7. Ceza Dairesi 2021/5069 E. , 2024/10280 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/46 E., 2016/267 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun
**7. Ceza Dairesi 2021/5069 E. , 2024/10280 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/46 E., 2016/267 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği itiraz yasa yoluna tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, sanıklar hakkında erteleme kararının uygulanabilmesi için gerekli şartların oluşmadığına, suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verilmemesinin kanuna aykırı olduğuna ve aleyhe olan tüm hükümler yönünden hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanıkların temyiz isteği, haklarında kurulan hükümlerin yeniden incelenerek bozulması taleplerine ilişkindir. II. GEREKÇE Sürücülüğünü ...'ın yaptığı ..... plakalı araç ile Antakya'ya yüklü miktarda kaçak ilaç götürüleceği bilgisi üzerine oluşturulan yol emniyet ve kontrol devriyesinde bahse konu aracın görüldüğü, aracın dur ikazına uymayarak kaçmaya başladığı, yakalanmamak için yola araç içerisinde bulunan çuvalları attıkları ve aracın terk edilmiş vaziyette bulunduğu, sanıkların daha sonra Jandarmaya gelerek teslim olduğu olayda, araç içerisinde ve yola atılan çuvallar içerisinde önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, 42.500 adet hap, 6900 adet ampul, cam şişe içerisinde 2550 adet şurup, 300 adet damla, 200 adet krem ve 250 gramlık 440 adet çay ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık ... savunmasında, iyi niyetli olarak arkadaşı ...'in ailesini Antakya'ya götürmek için evden çıktığını ancak arkadaşının kendisini kandırdığını, aracına kaçak ilaçları ve çayları yüklediğini beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, suça konu eşyaları daha önce Suriye'den akrabalarının kaçak olarak getirdiğini ve araziye sakladıklarını, kendisinin de ...'a ait araca yüklediğini, suça konu sigaralar yakalanmasaydı Antakya merkezde satacağını beyan etmiştir. Dosyada mevcut 30.12.2015 tarihli raporda, suça konu ilaçların ülkemizde satışının yapılmadığı, ithal ve imal izinlerinin olmadığının tespit edildiği bildirilmiştir. Dosyada mevcut 03.02.2016 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu eşyaların yurda kaçak yollardan girdiğinin tespit edildiği belirtilmiştir. Olay tutanağı, bilirkişi raporları, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıklardan ele geçen ilaçların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin yedinci fıkrasında kapsamında ithali kanun gereği yasak eşya olup olmadığı hususunun Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumundan sorulması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme ve "bilirkişi raporuna göre ele geçirilen emvallerin yabancı menşeili, bandrolsüz ve kaçak olduğu gözetilerek sanıkların ithali kanun gereği yasak olan eşyayı ülkeye sokma suçunu işledikleri" şeklindeki yerinde olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik katılan ... İdaresi vekili ile sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.