12. Hukuk Dairesi 2005/24651 E., 2006/938 K. 12. Hukuk Dairesi 2005/24651 E., 2006/938 K. - GECİKMİŞ İTİRAZ - USULSÜZ TEBLİGAT- 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 32 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 65 ] "" Mahalli mahkemesinden verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki her iki taraf vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; liK'…
12. Hukuk Dairesi 2005/24651 E., 2006/938 K. **12. Hukuk Dairesi 2005/24651 E., 2006/938 K.** **- GECİKMİŞ İTİRAZ - USULSÜZ TEBLİGAT**- 7201 S. TEBLİGAT KANUNU [ Madde 32 ] - 2004 S. İCRA VE İFLAS KANUNU [ Madde 65 ] **"İçtihat Metni"** Mahalli mahkemesinden verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki her iki taraf vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü: Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de; liK'nun 65. maddesine dayanan gecikmiş itirazda, tebligatın usulüne uygun olarak yapılmış olması, ancak, muhatabın bir engel nedeniyle süresinde itiraz edememiş olması halinde gecikmiş itirazda bulunacak kişinin mazeretini gösterir delillerle birlikte, esasla ilgili itirazlarını ve dayanaklarını, engelin kalktığı günden itibaren üç gün içinde İcra Mahkemesine bildirilmesi gerekir. Maddeden de anlaşılacağı üzere gecikmiş itirazın ön koşulu usulüne uygun bir tebligatın yapılmış olmasıdır. Somut olayda borçlu Ülkü'ye ödeme emri 7201 sayılı Kanunun 21. maddesine göre tebliğ edildiği halde, muhatabın adreste bulunmama nedenleri Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesi uyarınca ilgililerin imzalarını taşıyan tutanakla tespit edilmediğinden sözü edilen tebligat usulsüzdür(Hukuk Genel Kurulu'nun 18.04.2001 tarih 2001/6-386 esas 2001/389 karar sayılı kararı). Bu durumda uyuşmazlığın llK.nun 65. maddesinde yer alan gecikmiş itiraz kurallarına göre değil, 7201 sayılı Kanunun 32. maddesine göre çözümlenmesi gerekir(HGK.nun 05.06.1991 tarih ve 1991/12-258 E. 1991/344 K.) 7201 sayılı Tebligat Kanununun 32. maddesinde, "Tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile, muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi addolunur", hükmüne yer verilmiştir. Borçlunun usulsüz tebliği öğrendiği tarih olarak bildirdiği 01.09.2005 tarihine göre 05.09.2005 tarihinde Mahkemeye yaptığı başvurusu yasal 7 günlük sürededir. Borçlu vekilinin Mahkemeye verdiği dilekçede gecikmiş itiraz deyimini kullanması, HUMK'nun 76. maddesi uyarınca hukuki tavsifin hakime ait olması nedeniyle sonuca etkili olmayıp, başvuru bu hali ile 7201 sayılı Yasanın 32. maddesine dayalı tebligat usulsüzlüğü şikayetidir(Hukuk Genel Kurulu'nun 05,06.2001 tarih ve 1991/12-258 esas 1991/344 karar sayılı kararı). 7201 sayılı Yasanın 32. maddesi gereğince muhatabın usulsüz tebliği öğrendiği tarihten itibaren takibin şekline göre icra dairesine itiraz etmemiş olması, tebligatın usulsüzlüğünün tespiti halinde mal beyanında bulunma tarihi ve takip kesinleşmeden haciz konulamayacağı cihetle uygulanan hacizlerin kaldırılacağı sonucunu doğuracağından borçlunun şikâyette hukuki yararının bulunması nedeniyle, mercii nezdinde yapılan tebligatın usulsüzlüğüne ilişkin şikâyetin incelenmesine engel teşkil etmez(Hukuk Genel Kurulu'nun 27.06.2001 tarih ve 2001/12-543 esas 2001/560 karar sayılı kararı).