Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/6669 E. , 2024/1088 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/6669 Karar No : 2024/1088 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 2- … Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Ç
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2023/6669 E. , 2024/1088 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2023/6669 Karar No : 2024/1088 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … 2- … Valiliği VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, Çatalca ilçesi, … Mahallesi, … parsel sayılı taşınmaz yönünden davalı idarelerce yapıldığı belirtilen yerleşik alan sınırı belirlenmesi işleminin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… , sayılı kararda; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan bilirkişi raporunun birlikte değerlendirilmesinden, yerleşim alan sınırının belirlenmesine dair 1982 tarihli il idare kurulu kararından sonra alanda detaylı bir çalışmanın söz konusu olmadığı, bu kurul kararından sonra başkaca da bir karar alınmadığı, dava konusu parsel ile komşu parsellerin köye ve göl havzasına yakınlığının karşılaştırılmasından, dava konusu parselin köy yerleşik alan sınırları içerisinde belirlenen bazı parsellere kıyasla köy yerleşik alanına daha yakın olduğu, parsel üzerinde içinde ikamet edilen betonarme tarzında inşa edilmiş tek katlı yapı ve bahçesinde ağaçların olduğu hususları birlikte dikkate alındığında dava konusu parselin köy yerleşik alan sınırında kaldığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Dava konusu edilen taşınmazın, İSKİ İçme Suyu Havzaları Yönetmeliğinin 15/2. Maddesi ve Su Kirliliği Kontrol Yönetmeliği'nin 17.maddesinin (a) bendine istinaden göl mutlak koruma alanında olduğundan bahisle İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Müdürlüğü adına … Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih E:… , K:… sayılı kararı neticesinde kamulaştırımasına ilişkin işlemin sonuçlandığı ve 02/05/2019 tarihinde kesinleşen karar uyarınca taşınmazın 14/10/2016 tarihi itibarıyla İSKİ Genel Müdürlüğü adına tescilli bulunduğu, dava konusu edilen yerleşik alan sınırı belirlenmesine ilişkin işlemin mülkiyet hakkını doğrudan ilgilendiren bireysel işlem niteliğinde olduğu, bu işleme karşı tapuda kayıtlı taşınmaz malikleri veya diğer hak sahipleri tarafından dava açılabileceği, işlemin niteliği gereği malik olmayanların dolayısıyla davacının, dava konusu işlemle yasal ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 4. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu idari işlem tesis edildiği tarihte taşınmazın kendisi adına kayıtlı olduğu, kazanılmış hakkının bulunduğu, dava konusu taşınmazın 1982 tarihli İstanbul İl İdare Kurulu kararında belirlenen yerleşik alan sınırı içinde iken gerek fiili duruma gerekse de 02/11/1985 tarihli Plansız Alanlar İmar Yönetmeliğine aykırı olarak haksız bir şekilde yerleşik alan sınırı dışına çıkarıldığı, bahse konu parselin yerleşik alana dahil olması gerektiği, taşınmaz yerleşik alan sınırına çıkarılmasaydı aleyhine verilen kamulaştırma kararının Büyükçekmece Gölü Havza Koruma Planı dahilinde uygulama alanı bulamayacağı, kamu yararının ortadan kalktığı iddialarıyla temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. … BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SAVUNMASININ ÖZETİ: Uyuşmazlığa konu işlemin tesisinde yetkisinin bulunmadığı, dava konusu parsel İSKİ adına kamulaştırıldığından davacının dava açmakta menfaatinin bulunmadığı, davanın süresinde açılmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. … VALİLİĞİ SAVUNMASININ ÖZETİ: Yerleşik alan sınırı belirlenmesi işleminin tesisinde yetkisinin bulunmadığı, dolayısıyla hasım mevkiinden çıkarılması gerektiği, dava konusu taşınmazın yerleşik alan sınırına çıkarılmasına dair bir işlem mevcut olmadığından kesin ve yürütülebilir işlemin varlığından söz edilemeyeceği, davacının dava açmakta menfaati bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Mülkiyeti davacıya ait İstanbul ili, Çatalca ilçesi, … Köyü, … parsel sayılı taşınmazın İSKİ İçme Suyu Havzaları Yönetmeliğinin 15/2 m.ve Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeli'ğinin 17. maddesinin (a) bendine istinaden "göl mutlak koruma alanı"nda bulunduğu belirtilerek İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Müdürlüğü adına … Asliye Hukuk Mahkemesi'nin … E. ve … K. sayılı kararı ile kamulaştırılmasına ilişkin işlemin sonuçlandığı, fakat daha sonra, Büyükçekmece Baraj Gölü Özel Hükümleri ve Havza Koruma Planı'nın 24. maddesi ile “6360 sayılı Kanuna dayanarak mahalle statüsü kazanan ve kırsal yerleşme niteliğini koruyan … ve … mahallelerinde, 'köy yerleşik alan' sınırı yerleşim sınırı olarak aynen korumaktadır. Mevcut yapılarda bakım onarım yapılabilmektedir ve bu alanlarda mevcut imar planları aynen geçerlidir.” şeklinde düzenleme yapıldığı ve İstanbul İl İdare Kurulu'nun … tarih ve … sayılı kararı ile dava konusu parselin köy yerleşik alan sınırı içinde kaldığının tespit edildiği, bu kez Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, söz konusu parselin tarım alanı olarak belirlendiği ve yerleşik alan sınırı dışına çıkarıldığından bahisle söz konusu yerin tahliye süreci başlatıldığı, bakılan davanın ise, tarım alanı belirlenmesine dair işlemin ve köy yerleşik alan sınırı belirlenmesine ilişkin işlemin davacıya ait parsel yönünden iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunun "İdari davaların açılması" başlıklı 3.maddesinin 2. fıkrasında; Dilekçelerde; Davanın konu ve sebepleri ile dayandığı deliller, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği , 3.fıkrasında; Dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örnekleri dava dilekçesine ekleneceği hüküm altına alınmıştır. Aynı kanunun dilekçeler üzerine ilk inceleme başlıklı 14.maddesinde, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet, 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15.maddesinin 3/g bendinde, yazılı halde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak yahut (c) bendinde yazılı hallerde, ehliyetli olan şahsın avukat olmayan vekili tarafından dava açılmış ise otuzgün içinde bizzat veya bir avukat vasıtasıyla dava açılmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; "Dosyaların incelenmesi başlıklı" 20.maddesinde , Danıştay, bölge idare mahkemeleri ile idare ve vergi mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeyi kendiliğinden yapacağı, mahkemeler belirlenen süre içinde lüzum gördükleri evrakın gönderilmesini ve her türlü bilgilerin verilmesini taraflardan ve ilgili diğer yerlerden isteyebileceği, bu husustaki kararların, ilgililerce, süresi içinde yerine getirilmesi mecburi olduğu hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere; idari işlemin iptali istemiyle açılan davalarda; dava dilekçesinde iptali istenen işlemin tarih ve sayısı, tebliğ edildi ise tebliğ tarihinin açık ve tereddüte yer vermeyecek bir biçimde gösterilmesi gerekmektedir. İdari işlem; iptal davalarının temelini ihtiva ettiğinden yargılamada öncelikle netleştirilmesi gereken konu idari işlem olmalı, diğer hususlar dava konusu açık ve net bir şekilde ortaya konulduktan sonra ele alınmalıdır. Ancak idari yargılama, özel hukuk yargılamasından farklı olarak kişiler arasındaki eşit ilişkiye değil, kamu gücüne ve idarenin tek yanlı iradesine dayalı bulunmaktadır. İdari uyuşmazlıkların bu niteliği ve idari işlem hukuki denetiminin Hukuk Devleti ilkesinin tesisi bakımından önem arz etmesi, idari yargılama usulünde uygulanacak temel ilkeleri, hukuk yargılaması usulünden ayrıştırmaktadır. 2577 sayılı Kanunun 20. maddesinde yer alan "resen araştırma ilkesi" de bu kapsamda yer alan temel ilkelerden biri olup; idari yargı mercîlerinin, uyuşmazlığın çözümü için gerekli bütün araştırma ve incelemeleri, tarafların talepleriyle bağlı olmaksızın resen yapabilecekleri ve hatta yapmakla yükümlü oldukları anlamına gelmektedir. Bununla birlikte resen araştırma ilkesi uyuşmazlığın çözümü için göz önüne alınması gereken hususların mahkeme tarafından kendiliğinden ele alınmasını kapsamakla birlikte bunun ötesinde davanın konusunun mahkemece resen tespit edilerek buna göre yargılama yapılması anlamına gelmemektedir. Dosyanın incelenmesinden, davacı tarafından dava konusu taşınmazın, 1982 tarihli İstanbul İl İdare Kurulu kararında belirlenen yerleşik alan sınırı içinde iken İstanbul İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından parselin tarım alanı olarak belirlenerek haksız bir şekilde yerleşik alan sınırı dışına çıkarıldığından bahisle; taşınmazın tarım alanı olarak belirlenmesi işlemi ile köy yerleşik alan sınırı belirlenmesi işleminin iptali istemiyle bakılan davanın açılmış ise de, dava dilekçesinde, iptali istenilen işlemlerin tarih ve sayısı belirtilmediği, dava dilekçesinin ekine her iki işlemin de eklenmediği gibi, dava konusu işlemlere ait bilgi ve belgelerin istenildiği İdare mahkemesinin 22/04/2021, 29/06/2022 ve 09/07/2021 tarihli ara kararlarına davalı idarelerce verilen cevaplarda da dava konusu işlemlere dair bilgi ve belgeler gönderilmediği halde idare mahkemesince işin esasına girilerek hüküm kurulduğu görülmüştür. Bu durumda, yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca davacıya ait taşınmazın hangi il idare kurulu kararıyla yerleşik alan sınırı dışına çıkırıldığı tespit edilerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekirken, eksik bilgi ve belgelere dayalı olarak verilen dava konusu işlemin iptaline dair Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin iptaline dair Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın ehliyet yönünden reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/02/2024 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.