T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:22/11/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:26/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACINI…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:22/11/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:26/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı hakkında davalı tarafından Serik İcra Dairesinin ... E. sayılı ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibin halen derdest olduğunu, tahrifat yapılmış senede dayanarak başlatılan bu icra takibi nedeniyle işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu, davacı ile davalı arasında düzenlenen senedin teminat senedi olduğunu ve bu haliyle bile davacının borçlu tarafından kabul edilen ve imzalanan miktarın 10.000,00 TL'den ibaret olduğunu, davacının davalıya bahsedilen 10.000,00 TL dışında imzaladığı herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen davalı tarafından senette tahrifat yapıldığını ve 10.000,00TL borç kaydı bulunan senedin sayı hanesinin 40.000,00 TL olarak tahrif edildiğini, boş bırakılan yazı ile gösterilecek bedel hanesinin "Kırkbin" olarak doldurulduğunu belirterek Serik İcra Dairesinin ... E. sayılı takibinden davalıya 10.000,00TL borcunun bulunduğu ancak 30.000,00 TL borcunun bulunmadığının tespitine, kötü niyetli davalının %20 tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, davacının eksik harç yatırdığını, davacının iddiaların yazıl delillerle ispatlaması gerektiğini, belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı Serik İcra Müdürlüğü'nün ... E. takip dosyası nedeni ile 30.000,00TL asıl borcunun olmadığına karar verilmesi istemi ile dava açmıştır. Dava, 21/09/2021 tarihinde Serik 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, anılan mahkemenin 22/09/2021 tarih ... E. ... K. Sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiş, karar kesinleşmekle ve talep üzerine dosya mahkememize tevzi olunmuştur. Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesinin 27/09/2022 tarihli raporuna göre; dava konusu senedin bedel kısmında tahrifat yapıldığını gösterir bulgu saptanmamıştır. Takibe ve davaya konu senedin bedel kısmında tahrifat yapılmadığının Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenmiş olması, ispat yükü üzerinde bulunan davacının davalıya yemin teklif etmeyip, kendinin yemin etmesini teklif etmiş olması nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. Mahkememizin 29/12/2021 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve teminat yatırılmakla 03/01/2022 tarihli müzekkere ile icra müdürlüğüne tedbir kararının uygulanması için yazı yazılmakla davalı lehine 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmolunmasına karar verilmesi gerekmiş.." şeklindeki gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında düzenlenen senedin, teminat senedi olduğunu ve bu haliyle bile müvekkili borçlu tarafından kabul edilen ve imzalanan miktarın 10.000,00 TL'den ibaret olduğunu, senedin sayı ile gösterilecek bedel hanesinin "10.000,00 Türk Lirası" şeklinde doldurulduğunu ve işbu senedin yazı ile gösterilecek bedel hanesinin, müvekkilin ad, soyad, adres bilgilerini içeren hanelerin boş bırakıldığını, bu durum senedin adres hanesinin, müvekkilin adres bilgilerinin bilinmemesi dolayısıyla eksik doldurulmasından bile anlaşıldığını, müvekkilinin, davalıya bahsedilen 10.000,00 TL dışında imzaladığı herhangi bir borcu bulunmamasına rağmen davalı tarafından senette tahrifat yapıldığını ve 10.000,00 TL borç kaydı bulunan senedin sayı hanesinin 40.000,00 TL olarak tahrif edildiğini, boş bırakılan yazı ile gösterilecek bedel hanesinin ise "kırkbin" olarak doldurulduğunu, senet incelendiğinde gözle görülebilecek şekilde senedin tahrifata uğradığının açık olduğunu, bu sebeple yerel mahkemece eksik inceleme ile verilen kararın hukuka ve usule aykırı olduğunu, Yargıtay kararları uyarınca senedin sayı hanesinde tahrifat yapılması durumunda senedin yazı hanesinde itibar edilemediğini, dosyada alınan raporun yeterli olmadığını, yemin metninin karşı tarafa yöneltilmesi gerektiğine ilişkin açık bir kanun hükmü olmadığını, mahkemenin hatalı bir değerlendirme yaptığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü alacaklıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa (imzaya itiraz olmadığından) senede karşı senetle ispat kuralı gereği tekrar borçlu tarafa geçmektedir (Yargıtay 11. HD., 2020/4224 Esas, 2021/6365 Karar). Bononun teminat amacıyla verilmiş olduğu hususunda ispat külfeti davacıdadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 2020/11-698 Esas, 2022/1545 Karar). Dosya kapsamında, davacı tarafça, bononun teminat senedi olduğu usulünce ispat edilememiştir. Davacı vekili, bonoda tahrifat iddiasında da bulunmuştur. Tahrifat iddiasının incelenmesi, HMK'nun 266. maddesi gereğince, çözümü özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiğinden, hakim tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın tahrifatın olduğu ya da olmadığı sonucuna varılamaz (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14.05.2003 tarih, 2003/12-347 Esas - 2003/345 Karar; Yargıtay 12. HD., 2019/12498 Esas, 2020/6502 Karar). Uyuşmazlık konusu dava dosyasında da, mahkemece bu hususta Adli Tıp Kurumundan rapor alınmış olup, raporda, senedin bedel kısımlarında yapılan incelemede; söz konusu bölümlerde tahrifat yapıldığını gösterir bulgu saptanamadığı belirtilmiştir. Davacının, tahrifata ilişkin iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen rapor, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygundur. Davacı taraf, bu haliyle, dosya kapsamına göre iddiasını ispat edememiştir. Ancak, dava dilekçesinde, "yemin" deliline de dayanmıştır ancak duruşmada, "biz karşı tarafa yemin teklif etmiyor sadece kendi müvekkilimizin yemin metnimiz doğrultusunda yemin etmesini talep ediyoruz" şeklinde beyanda bulunmuş, mahkemece yemin teklifinin karşı tarafa yapılmadığı gerekçesiyle, usulünce yemin deliline dayanılmadığı gerekçesi de eklenerek davanın reddine karar verilmiştir. İspat yükü altında bulunan tarafın başvurabileceği delillerden biri de yemin delilidir. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümlenmesine etkili olan bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında kanunun belirlediği şekilde mahkeme (hakim) önünde beyanda bulunmasıdır. Bir başka deyişle; Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 Esas, 2017/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı). Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2015/22-2376 Esas, 2019/370 Karar). HMK m. 232/1 gereği; Yemin, tarafa teklif olunur ve tarafça eda yahut iade olunur. Kanunda, kullanılan "teklif" kelimesi, "Yapması için birinden bir iş isteme" anlamındadır. Kanunun yazımından, kurumun içeriğinden ve bu bu konudaki yargı uygulamasından, yeminin ispat yükü altında bulunan tarafça karşı tarafa yöneltileceği hususu açık olmakla, davacı vekilinin aksi yöndeki iddiaları yerinde bulunmamıştır. Tüm açıklamalar ışığında; HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi ...