T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:27/11/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GE…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:04/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:27/11/2025 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:04/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili ... aleyhine Alanya İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, takibin dayanağı belge olarak gösterilen çek üzerinde tahrifat yapıldığını, tahrifat yapılan kısımlardaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, çek üzerinde müvekkilinin imzasının olup olmadığını ispat yükünün alacaklı üzerinde olduğunu, takibe konu çekin kambiyo vasfında olmadığını, davacı ile davalı arasında herhangi bir temel ilişki bulunmadığını belirterek, takibe dayanak belge üzerinde tahrifat yapılan kısımlardaki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitiyle birlikte Alanya İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun olmayan şekilde tebliğ edildiğini, davacının eşi ile davalı müvekkilinin eşi arasında araç alım satım ticareti olduğunu, araç alım satımı nedeniye davaya konu çekin davacı tarafından imzalanarak davalının eşine teslim edildiğini, davacının Alanya Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında verdiği ifadede, "22.000 TL tutarlı gerçek çekimin bu şahısların eline geçtiği" şeklinde beyanda bulunarak zımnen ve tevilli şekilde borcun 22.000 TL olduğunu ikrar ettiğini, çekin ödenmediğini ve icra takibine konulduğunu, icra takibinden yaklaşık 8 yıl sonra bu davanın açıldığını, davacının kötü niyet tazminatı talebinin yerinde olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... davacı, Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasına konu 20/01/2015 keşide tarihli, keşidecisi ... olan 122.000,00 TL bedelli çekin tahrif edildiğini, tahrif edilen kısımlardaki imzanın kendisine ait olmadığını, müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını iddia etmektedir. Davalı, takibe konu çekin tarafların eşleri arasındaki araç alım satımı nedeniyle düzenlendiğini iddia etmektedir. Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası, 20/01/2015 keşide tarihli, keşidecisi ... olan 122.000,00 TL bedelli çeke dayanarak yapılan ilamsız icra takibidir. Dosyamız davacısı çekin keşidecisi, davalı ise çekin hamilidir. ... bank tarafından gönderilen yazı cevabına göre, davaya konu çek bankaya ibraz edilmemiştir. İbraz süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz etmeyen hamil çekten sorumlu olan kişilere kambiyo ilişkisiden kaynaklanan başvuru hakkını kaybeder. Ticaret Kanunu’nun 732. maddesine göre, zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. İspat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia eden keşideciye aittir. Davamıza konu çek süresinde ibraz edilmediği için hamil olan davalı kambiyo hukukundan doğan haklarını kullanamaz. Ancak, TTK 732 nci maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme hükmüne dayanabilir. Nitekim, Alanya İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası, bu kapsamda başlatılmış bir icra takibidir. Bu nedenle, keşideci olan davacının sebepsiz zenginleşmediğini ispatlaması gerekmektedir. Davacının senedin bedel kısmının tahrif edildiği iddiası, TTK 732 nci madde hükmüyle birlikte değerlendirilecek olursa: davacı senetteki asıl imzaya itiraz etmemekte tahrif edilen kısımlardaki imzaya itiraz etmektedir. Takip talebi ekinde yer alan çek fotokopisi tam okunamamakla birlikte, bedel kısmında imza bulunduğu görülmektedir. Davacının Alanya C. Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyasında verdiği ifadesinde, "...daha önceki yıllarda eşim ile birlikte zirai ilaç bayisi açmıştık. İş yeri benim adımaydı. İş yeri sorumlusu bendim. Belli bir süre iş yerini işlettikten sonra hatırladığım kadarıyla 2018 yılında dükkanı kapattık, o dönemlerde ticaret gereği doğal olarak ödemelerimizin ya da alacaklarımızın çoğunu çek ile yapıyorduk, iş yerimizin keşide yetkisi bende idi, düzinelerce çek alıp vermişliğimiz vardır, ancak o dönemlerde hiçbir suretle 50.000 TL ve üzeri çek alışverişi yapmamıştık, bunu net hatırlıyorum, bundan 4-5 sene önce benim adıma icra takibi geldi, icra evraklarını araştırdığımda benim adıma olan 22.000 TL tutarlı çekin üzerinde oynama yapılarak 122.000 TL tutarla icraya konulduğunu öğrendim, bizi icraya veren ... ya da ... isimli şahısları tanımam, bilmem, bu isimde herhangi bir ticaretimiz ya da çek alışverişimiz olduğunu hatırlamıyorum, benim tahmin ettiğim kadarıyla bir şekilde 22.000 TL tutarlı gerçek çekimin bu şahısların eline geçtiği ve oynama yapılarak icraya konulduğunu düşünüyorum." şeklindeki beyanı dikkate alındığında, davacı çek bedelinin 22.000 TL olduğunu, tahrifat yoluyla 122.000 TL olarak değiştirildiğini iddia etmektedir. Bu iddianın ispatı bakımından Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeki yargılama sırasında, bilirkişi incelemesi yapılmak üzere çek aslı dosya içine alınmak istendiyse de çekin temini mümkün olmamış, çek aslını sunmak üzere davalıya kesin süre verilmiş, bu sürede çek sunulmamıştır. Davalı yemin delilini de kullanmamıştır. Bu nedenle, çekin bedel kısmının 22.000 TL iken 122.000 TL olarak değiştirildiği Mahkemimizce kabul edilmiştir. Takip dayanağı çekte tahrifat yapıldığının saptanması halinde çekin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılması gerektiğinden, davacının 22.000,00 TL'yi aşan 100.000,00-TL asıl alacak nedeniyle Alanya İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. 22.000,00 TL yönünden ise davacı, davacı sebepsiz zenginleşmediğini ispatlayamış, bu miktarı lehtara ödediğini de iddia etmemiştir. Bu nedenle, çek bedeli olan 22.000,00 TL yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Diğer taraftan, davaya konu takip ilamsız takip olup takipten önce işlemiş faiz talep edilmiş ise de takip tarihinden önce davacının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından, 6.287.18 TL işlemiş faiz yönünden de davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Dava dilekçesiyle kötü niyet tazminatı talep edilmiş ise de davalı ..., çeki ciro yolu ile iktisap etmiş olup; kendisinden önceki ciranta dışındaki imzaların sahte olduğunu bilemeyeceğinden ve çeki takibe koymakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir ve davanın kısmen kabulü"şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilmiş olan kısmen kabul kısmen ret kararının kabul olan kısmına dair herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, ancak mahkemece 22.000 TL'lik kısım yönünden hukuki olarak hatalı değerlendirme yapıldığını, dava dosyasında davalı tarafa çek aslını getirmesi için birden fazla kez süre verilmiş olup çek aslının dosya arasına gelmemesi sebebiyle görevsiz Asliye Hukuk Mahkemesince inceleme yapılamadığını, bu haliyle esasında davalı tarafın alacağını dahi ispat edemediğini, Asliye Ticaret Mahkemesince vekil edenin savcılık beyanları gözetilerek bu karar verilmiş olsa da, şu aşamada toplanan deliller neticesinde davalının böyle bir alacağı olup olmadığına dair herhangi bir somut delil bulunmadığını, zira tarafımızca imza itirazında bulunulduğunu ve davalı tarafın itirazlarına halel getirecek bir delil getiremediğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi tarafından eksik ve hatalı inceleme ile usul ve esas yönünden yasaya aykırı şekilde hüküm verildiğini, çekin ödenmemesi nedeniyle müvekkili ve eşinin zarara uğradığını, bu sebeple müvekkili aleyhine Alanya İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davacı aleyhine yapılan icra takibinin ilamsız icra takibi olduğunu, davacının bu takibe yasal süresi içinde itiraz etmediğini, takibin yapıldığı tarihten yaklaşık 8 yıl sonra işbu davayı açtığını, davacının icra takibine yasal süre içinde itiraz etmeyip akabinde davanın açılmasının davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, davacının savcılık dosyasındaki beyanlarının borcunu kabul ettiğine dair delil niteliğinde olacağına ilişkin emareler bulunduğunu, ilamsız icra takibine yasal süre içinde itiraz etmeyip işbu davanın açılmasına davacının sebep olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, TTK'nın 818/1-m maddesi atfıyla çeklerde de uygulama alanı bulan TTK'nın 732. maddesi uyarınca, sebepsiz zenginleşme hükmüne dayalı olarak başlatılan ilamsız takip sebebiyle keşideci tarafından açılmış menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Takip konusu 20/01/2015 keşide tarihli, 122.000,00 TL bedelli çekin, davacı tarafça keşide edildiği, çekin hamiline düzenlendiği, çekin arkasında ilk olarak dava dışı ...'ın cirosunun bulunduğu, bu kişinin cirosuyla çekin davalı ...'a geçtiği, takibin hamil ... tarafından keşideci davacıya karşı başlatıldığı, çekin tarih ve bedel kısmında keşideci adına atılı paraf imzalarının bulunduğu görülmektedir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davacının ceza dosyasında 22.000,00 TL bedelli çekinin bulunduğunu kabul etmiş olmasına, dosyaya konu fotokopiden ibaret 122.000,00 TL bedelli çekin de bedel kısmında değişiklik yapıldığı ve atılan paraf imzasının kendisine ait olmadığı itirazında bulunmasına, keşideci olarak kendisi adına atılı imzaya ise herhangi bir itirazının bulunmamasına, diğer taraftan bahsi geçen çekle ilgili olarak muhatap bankanın yazı cevabında, ilgili seri numaraya sahip çekin ibraz edilmediğinin bildirilmiş olmasına, dolayısıyla çek aslı bulunmasa da böyle bir çekin varlığının kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, çek aslını sunamayan ve bu nedenle paraf imzasının davacıya ait olduğunu ispat edemeyen davalının, davanın reddine karar verilen kısım için ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmamasına, davacının da 22.000,00 TL yönünden sebepsiz zenginleşmediğini iddia ve ispat edememiş olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından tekrar alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 7.260,47 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 1.816,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.444,47 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 4-Tarafların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 6-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...