11. Hukuk Dairesi 2011/15507 E. , 2013/14594 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.04.2011 tarih ve 2008/716-2011/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanaklar…
**11. Hukuk Dairesi 2011/15507 E. , 2013/14594 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.04.2011 tarih ve 2008/716-2011/207 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin hisselerinin, aynı zamanda eski yönetim ve denetim kurulu üyeleri olan davalılardan Sakin Kaya, ... ve İhsan Kaya tarafından, diğer davalılar ..., ... ve ...'e, bu davalılar tarafından da halihazırdaki ortaklara devredildiğini, yapılan incelemelerde şirkete ait bir aracın teslim edilmediğinin ve 15 gün süreyle faaliyetinin geçici süreyle durdurulması cezasının alındığının anlaşıldığını, şirketin bu nedenle uğradığı maddi ve manevi zararlardan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan aracın müvekkiline teslimini, bu mümkün olmazsa 4.000,00 TL araç bedelinin, ayrıca şimdilik 3.092,76 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve dosya kapsamına göre; dava konusu edilen araç bedeli ile ilgili davacının açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile araç bedelinden dolayı 3.750 TL davacı alacağının davalı Sakin Kaya'dan tahsiline, bu alacak yönünden bu davalıya karşı açılan fazlaya ilişkin istemin ve aynı taleple ilgili olarak diğer davalılara karşı açılan davanın reddine, maddi tazminat ve ödeme ile ilgili olarak davacının açmış olduğu davanın kısmen kabulü ile; maddi tazminat tutarından 1.895,23 TL, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ödenen paradan dolayı 92,76 TL olmak üzere toplam 1.987,99 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılar Sakin Kaya, ..., ... ve İsmet Baştan'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar Sakin Kaya, ..., ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Davacının maddi tazminata ilişkin temyizine gelince; dava, davacı şirketin eski yöneticileri ve denetçileri aleyhine açılmış bulunan sorumluluk davası olup, Sakin Kaya, ... ve ... hisselerini ..., ... ve ...'e satıp devretmişlerdir. İhsan Baş, ilk üç davalının, ... ise ikinci üç davalının döneminde denetçilik yapmışlardır. Sorumluluk konusu olaylardan birisi araç satışına, ikincisi ise, davacı şirketin uğradığı cezai takibat kapsamında yaptığı ön ödemeye ve 15 günlük kapatma cezasına bağlı olarak kar yoksunluğuna dayandırılmıştır. 6762 Sayılı TTK'nın “yeni tayin edilen azaların mesuliyeti” başlıklı 337. maddesi “Yeni seçilen veya tayin olunan idare meclisi azaları, seleflerinin belli olan yolsuz muamelelerini murakıplara bildirmeğe mecburdurlar. Aksi halde seleflerinin mesuliyetlerine iştirak ederler.” hükmünü, müdürlerin mesuliyetini düzenleyen 342. maddesi “Şirket muamelelerinin icra safhasına taalluk eden kısmı, esas mukavele veya umumı heyet veya idare meclisi karariyle idare meclisi azasından veya ortaklardan olmıyan bir müdüre tevdi edildiği takdirde; müdür, kanun veya esas mukavele yahut iş görme şartlarını tesbit eden diğer hükümlerle yükletilen mükellefiyetleri, gereği gibi veya hiç yerine getirmemiş olması halinde idare meclisi azasının mesuliyetlerine ait hükümler gereğince şirkete, pay sahiplerine ve şirket alacaklarına karşı mesul olur. Bu esasa aykırı bir şartın esas mukaveleye konması veya müdürün idare meclisinin emri ve nezareti altında bulunması mesuliyeti bertaraf edemez.” hükmünü, 354. maddesi ise “Murakıplar; her yıl sonunda şirketin hal ve durumuna, idare meclisinin tanzim ettiği bilançoya ve sair hesaplara ve dağıtılmasını teklif ettiği kazançlara mütaallik idare meclisinin vereceği rapor ve sair evrak hakkındaki mütalaalarını havi olmak üzere umumi heyete bir rapor vermekle mükelleftirler. Böyle bir rapor alınmadan umumi heyet bilanço hakkında bir karar veremez. Murakıplar, vazifelerini ifa esnasında idare işlerine ait olmak üzere öğrenecekleri noksanlık ve yolsuzlukları veya kanun yahut esas mukavele hükümlerine aykırı hareketleri, bunlardan mesul olanın üstü olan makama ve idare meclisi reisine ve mühim hallerde umumi heyete ihbar ile mükelleftirler.” hükmünü haizdir. Sorumluluk konusu araç satış işlemi sebebiyle, sadece davalılardan Sakin Kaya sorumlu tutulmuşsa da, araç satış tarihi nazara alınarak, davalıların görevli bulundukları dönem itibariyle, özellikle yönetim kurulu üyeleri arasında araç satışına ilişkin olarak iş bölümünün bulunup bulunmadığının araştırılması suretiyle, diğer davalıların da hukuki durumlarının tespit edilmesi, böylece, anılan yasal düzenlemeler de nazara alınarak sorumluluklarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yine davacı şirketin cezai takibat ve kapatma cezasına esas olan olayların evveliyatı ve gelişim tarzı nazara alındığında, ilk üç davalının ve onların denetçisi olan ...'ın sorumlu olduğu sonucuna varılmışsa da önceki yönetici ve denetçilerin faaliyetlerini incelemeyen sonraki yöneticiler ile onların denetçilerinin 6762 Sayılı TTK'nın 337., 354., 357. ve 336. maddeleri uyarınca müteselsilen sorumlu sayılıp sayılmayacakları, böylece davalıların dava konusu edilen olaylar sebebiyle hukuki durumlarının tespit edilmesi hususunda bilirkişi raporu görüş alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir 3- Bozma neden ve şekline göre, davalılar ..., ..., ..., ... vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar Sakin Kaya, ..., ... ve ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının, davacı vekilinin ise manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlere, davalılar ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalılar ..., ..., ... ve ...'e iadesine, aşağıda yazılı bakiye 306,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Sakin Kaya, ..., ... ve ...'tan alınmasına, 10.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.