Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/2078 E. , 2024/3855 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2078 Karar No : 2024/3855 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir ola
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2024/2078 E. , 2024/3855 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2024/2078 Karar No : 2024/3855 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av.... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına muhasebecilik hizmeti sunduğu ... Metal Demir Çelik Ticaret Anonim Şirketinin vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ...ile... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde yer alan sorumluluğun muhasebecilerin imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan, başka anlatımla, defter kayıtları ile beyannamelerin birbiriyle çelişmesinden kaynaklanan bir sorumluluk olduğu, davacının bu şekilde tutarsızlığa yol açan bir muhasebecilik hatasının bulunduğu yönünde tespit yapılmadığı dikkate alındığında, dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu hakkında da gerekli tarhiyatların yapıldığı, asıl borçlu hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun davacıya tebliğ edilmemiş olmasının savunma hakkını kısıtlamadığı, davacının yeminli mali müşavirden farklı olarak inceleme yetkisinin olmamasının eyleme meşruiyet kazandırmayacağı, davacının sahte fatura ticareti yaparak veye başka bir şekilde vergi kaçırma eylemine iştirak ettiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına muhasebecilik hizmeti sunduğu ... Metal Demir Çelik Ticaret Anonim Şirketinin vergi borçları nedeniyle müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ... tarih ve ... ile ... tarih ve ... sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir. İLGİLİ MEVZUAT: 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu'nun 1. maddesinde kanunun amacı, işletmelerde faaliyetlerin ve işlemlerin sağlıklı ve güvenilir bir şekilde işleyişini sağlamak, faaliyet sonuçlarını ilgili mevzuat çerçevesinde denetlemeye, değerlendirmeye tabi tutarak gerçek durumu ilgililerin ve resmi mercilerin istifadesine tarafsız bir şekilde sunmak olarak düzenlenmiş, aynı Kanun'un 2. maddesinin A bendinde, muhasebecilik ve mali müşavirlik mesleğinin konusunun, gerçek ve tüzel kişilere ait teşebbüs ve işletmelerin, genel kabul görmüş muhasebe prensipleri ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince, defterlerini tutmak, bilanço, kâr, zarar tablosu ve beyannameleri ile ilgili diğer belgelerini düzenlemek ve benzeri işler yapmak olduğu belirtilmiştir. 3568 sayılı Kanun'un serbest muhasebeci, serbest muhasebeci ve mali müşavirler ile yeminli mali müşavirlere vermiş olduğu yetkiye ilişkin mali sorumluluğu düzenleyen 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde ise, meslek mensuplarının, imzaladıkları beyannamelerde veya düzenledikleri tasdik raporlarında yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı düzenlenmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın ve davacı adına asıl borçlu ... Metal Demir Çelik Ticaret Anonim Şirketinin sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle kesilen vergi ziyaı cezasının dava konusu edildiği Danıştay Dördüncü Dairesinin E:2021/1354 ve E:2021/1559 sayılı dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden, Asıl borçlu ... Metal Demir Çelik Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda, 07/08/2014 tarihinden itibaren demir/çelikten bar ve çubukların, profillerin, levha kazıkların (palplanş), tüp ve boruların toptan ticareti (filmaşin, inşaat demiri, sondaj borusu, petrol, gaz vb. hatlar için borular vb. ile tel dahil) faaliyetinde bulunduğu, yapılan yoklamalarda iş yeri adresinde bulunamaması ve faaliyetine devam ettiğine ilişkin bilgi edinilememesi nedeniyle 31/08/2017 tarihinde mükellefiyetinin re'sen terkin edildiği, mükellefin, 173 mükellef, 12 serbest muhasebeci mali müşavirin dahil olduğu sahte belge düzenleme organizasyonunda yer aldığı, mükellefin muhasebecisi olan ...un anılan 173 mükellef arasında yer alan 29 mükellefin de muhasebe işlerini yürüttüğü, mükellefin 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerini ve aynı yılların bazı dönemlerine ilişkin geçici vergi beyannamelerini vermediği, 2016 yılında toplam 68.980.571,11-TL tutarında katma değer vergisi matrahı beyan etmesine rağmen ödenecek katma değer vergisinin çıkmadığı, muhtasar beyannamelerle 2016/Şubat ila Temmuz dönemlerinde 1-2 işçi çalıştırıldığını beyan ettiği, adına kayıtlı motorlu aracın bulunmadığı, toplam vergi borcunun 476.191,15-TL olduğu, ödediği verginin ise 2.487,69-TL gibi çok cüzi bir tutarda olduğu, mükellefin 2016 yılında toplam 71.338.304,32-TL tutarında satış yaptığı iki firmanın sözü edilen 173 mükellef arasında bulunduğu ve haklarında başlatılan vergi incelemelerinin devam ettiği, mükellefin 2016 yılında alış yaptığı firmaların tamamının da söz konusu 173 mükellef arasında yer aldığı, bunlardan bir kısmıyla ilgili sahte fatura düzenlemekten dolayı vergi incelemesi başlatıldığı, bir kısmı hakkında ise aynı nedene dayalı olarak vergi tekniği raporları düzenlendiği, sözü edilen firmaların muhasebe işlemlerin de mükellefin muhasebe işlemlerini yürüten ... tarafından yürütüldüğü, mükellefin yetkilisi ...'ın ifadesinde, "...Metal Demir Çelik Ticaret Anonim Şirketini kurduğu, şirketi iş yapamayınca kapatmak zorunda kaldığı, şu an herhangi bir işle uğraşmadığı, şirketin nerede faaliyet gösterdiğini hatırlayamadığı, şirkette iki kişinin çalıştığı, bunlardan birisinin ..., diğerinin ...'in oğlu ... olduğu, şirketin herhangi bir taşıtının bulunmadığı, iş yerinin ... tarafından kiralanması nedeniyle kiralayanı tanımadığı, işlerin başında sürekli ...'in bulunduğu, kendisinin sürekli Hatay'da olduğu, Hatay'da birçok demir-çelik işletmesi bulunduğundan Ankara'da işlerin daha iyi olacağını düşünerek Ankara'da şirket kurduğu,, malların Hatay'dan alındığı, adresini hatırlayamadığı Sincan'daki depoya getirildiği, depodan müşterilere gönderildiği, bazen de malların depoya inmeden direk müşteriye gönderildiği, müşterilerin malların nakliyesini karşıladıkları, muhasebecisinin ... olduğu, şirketin 2016 yılındaki toplam alış-satış tutarı ile kârlılık oranını bilmediği, şirketin alım yaptığı firmaları tanımadığı, iş yerinin internet ve telefonunun kendi üzerine olduğu, elektrik, su abonesinin kimin üzerine olduğunu bilmediği, noterde birine vekâlet verdiğini ama kime verdiğini hatırlayamadığı" şeklinde beyanda bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir. Öte yandan, davacı hakkında düzenlenen ... tarih ve ... sayılı görüş ve öneri raporunda da benzer tespitlerde bulunularak, davacının sahte fatura düzenleyen mükelleflerle çalışmayı meslek haline getirdiği, asıl borçlu özelinde de suçun nasıl işleneceği konusunda yol göstermek veya fiilin işlenmesinde kullanılan araçları (yasal defterleri tutmak, beyanname vermek gibi) sağlayarak suçun icrasını kolaylaştırmak suretiyle sahte fatura düzenleme fiiline iştirak ettiği kanaatinin oluştuğu belirtilerek, asıl borçlu adına re'sen tarh edilecek vergi, kesilecek ceza ve hesaplanacak gecikme faizinden müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği ifade edilmiştir. Bu tespitler ve davacının tarafı olduğu ilgili dosyalarda yer alan bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, asıl borçlunun sahte belge düzenlemek amacıyla kurulan/mükellefiyet tesis ettirilen bir kısım mükellef arasında yer aldığı, otuz yılı aşkın mesleki deneyimi olduğu görülen davacının bir organizasyon dahilinde hareket eden bu mükelleflerden yine aralarında asıl borçlunun da bulunduğu 29 tanesinin muhasebeciliğini yaptığı, bunlardan bazılarıyla aynı iş yerini paylaştığı, sahte fatura düzenleme faaliyetlerini başından beri bildiği, gerek kuruluş/mükellefiyet tesisi, gerekse beyannamelerinin verilmesi gibi eylem ve işlemleri ile sahte fatura düzenleme fiillerine doğrudan katıldığı, bu durumun kesinleşmiş yargı kararlarıyla da somut olarak ortaya konulduğu, çalıştığı mükelleflerin vergisel işlemlerinde de mesleki bilgisine dayalı muhasebe hileleri kullandığı ve yol açılan vergi ziyaı nedeniyle ortaya çıkan kamu alacağından 213 sayılı Kanun'un mükerrer 227. maddesi uyarınca asıl borçluyla birlikte müteselsilen sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, aksi yöndeki gerekçeyle ödeme emirlerini iptal eden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin kabulüne, ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 03/07/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.