Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/14491 E. , 2024/10543 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/14491 Karar No : 2024/10543 DAVACI : ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Van Hakimi olduğu dönemde gerçekleştirmiş olduğu eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E: ... K: ...
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2022/14491 E. , 2024/10543 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2022/14491 Karar No : 2024/10543 DAVACI : ... DAVALI : ... Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Van Hakimi olduğu dönemde gerçekleştirmiş olduğu eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E: ... K: ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI : Müşteki V.H.İ hakkında soruşturma izni alınması hususunun hukukumuzda tartışmalı olduğu, soruşturmanın ve yargılamanın özel hükümlere göre yapıladığı bu nedenle soruşturma izninin gerekmediği , Yargıtay 12. Ceza Dairesinin bu yönde kararlarının olduğu, yargısal faaliyet olan bu hususun disiplin soruşturmasına konu edilemeyeceği, işlemin hakimlik ve savcılık teminatına aykırı olarak tesis edildiği iddia edilmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının, disiplin cezasına konu eylemlerini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi bağlamında hukuk dışı nedenlerle gerçekleştirdiği ve anılan eylemlerinin nitelik ve ağırlık itibarıyla mesleğin şeref ve onurunu bozacak veya mesleğe olan genel saygı ve güveni zedeleyecek nitelikte olduğu, sübuta eren filleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ: Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarihli ve E: ..., K: ... sayılı Kararının iptali istenilmektedir. 667 sayılı KHK'nın 3. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen yargı mensuplarının, “meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olup, terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğinde olduğundan, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince davacıya ayrıca disiplin cezası da verilebilmesine hukuken engel değildir. Bu nedenle, davacının 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1 maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu Kararı ile davaya konu meslekten çıkarma cezasının farklı hukuki nedenlerden kaynaklandığı kanaatiyle davacının usule yönelik itirazları yerinde görülmediğinden işin esasına geçilmiştir: Dosyadaki mevcut belge ve bilgilerden; Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulu’nun ... tarihli ve ... sayılı kararı ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1 maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verildiği, bu kararın iptali istemiyle Danıştay 5. Dairesinin 2016/57927 esas sayılı dosyasında açtığı davanın, uyuşmazlığın incelendiği tarih itibariyle derdest olduğu, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarihli ve E: ..., K: ...sayılı Kararında davacının üzerine atılı eylemleri nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan açılan davanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E: ... sayılı dosyasında devam ettiği, başka bir disiplin dosyasında da kovuşturma izni verilmesi üzerine görevi kötüye kullanma suçundan ...Ağır Ceza Mahkemesinin son soruşturma açılması kararı üzerine ilk derece sıfatıyla Yargıtay 8. Ceza Dairesinin E: ... sayılı dosyasında yapılan yargılamanın da derdest olduğu görülmektedir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun “Ceza Soruşturması ve Kovuşturması ile disiplin soruşturmasının bir arada yürütülmesi ve Zaman aşımı” başlıklı 72. maddesinde, “Hâkim ve savcılar hakkında ceza soruşturması veya kovuşturmasına başlanmış olması, aynı olaydan dolayı disiplin soruşturmasını gerektirmeyeceği gibi, ilgilinin mahkûm olması veya olmaması ayrıca disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmez.” hükmü bulunmaktadır. Bu itibarla, davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçuyla açılan davada üzerine yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği görülmekte ise de, 2802 sayılı Yasanın 72. maddesi uyarınca ilgilinin mahkum olmaması ayrıca disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği gibi ceza yargılamasında hükme esas alınacak kanıtların kesin ve şüpheye yer bırakmayacak nitelikte olması gerektiğinden adli ve idari soruşturmanın usulleri ve sonuçları da birbirinden farklıdır. Öte yandan, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrasında, “Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir.” hükmüne yer verilmiştir. Olayda, davacı hakkında yapılan soruşturma sonucunda elde edilen belge ve bilgilerin değerlendirilmesi sonucunda, Mahkeme üyesi olarak görev yaptığı ...Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/544 esas sayılı dosyasında görülen davada; Fetö/PDY silahlı terör örgütüyle iltisaklı ve irtibatlı olanlarla birlikte hareket ederek Van İl Jandarma Alay Komutanı hakkında usule ve yasaya aykırı olacak şekilde soruşturma başlatılıp mahkumiyetine karar verildiği, bu eylemini örgütün amacı doğrultusunda planlı ve sistematik olarak yürütülen bir organizasyon içinde yürüttüğü, davacının, sanıklar hakkında yaptığı yargılamadaki soruşturma konusu eylem ve işlemleri nedeniyle Anayasa ve yasaların kendisine vermiş olduğu yargılama yetkisini, açık yasa hükümlerine aykırı işlemler yaparak keyfi kullandığı, hakim-savcının sahip olması gereken bağımsızlık, tarafsızlık, doğruluk ve tutarlılık, eşitlik, ehliyet özelliklerini yitirdiği anlaşılmakla, yargısal takdire ilişkin olmayan, mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikteki üzerine atılı eylemlerinin sübut bulduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca mesleğin şeref ve onurunu, genel saygı ve itibarını bozacak nitelikteki eylem ve işlemleri nedeniyle meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin, ... tarihli ve E: ..., K: ... sayılı Kararının hukuka uygun olduğu ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun ... tarih ve ...karar sayılı kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı hakkında, ... Ağır Ceza Mahkemesi üyesi olarak görev yaptığı dönemde, o dönem Van İl Jandarma Komutanı olan müşteki hakkında soruşturma izni alınmadan yargılamaya devam edip mahkumiyet kararı verilmesine ilişkin olarak soruşturma başlatılmıştır. Anılan soruşturma neticesinde Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesi'nin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile; "Van İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından 24.10.2008 tarihinde Taraf Gazetesi yazarı M.B.’ye ait olduğu sonradan anlaşılan cep telefonlarının 3 ay süreyle takibe alınmasının talep edildiği, bu talebe ilişkin üst yazıda "Van İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk bölgesinde PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensubu ile yardım, yataklık ve kuryelik bilgilerinin yapılan istihbari çalışmalar neticesi elde edildiği ve bu sebeple teknik takip talebinde bulunulduğu, ... imei numaralı telefonun ... (K) ..., ... imei numaralı telefonun ... (K) ..., ... imei numaralı telefonun Serdar (K) ... isimli Başkale ilçesi kırsalında faaliyet gösteren PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensupları tarafından kullanıldığı" bildirilmesi üzerine ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... değişik iş sayılı kararı ile telefonların 3 ay süre ile dinlenilmesine karar verilmiş, önleme dinlemesi kapsamında bu hatların 2 ay 18 gün dinlenmesinden sonra suç unsuru taşımadığından bahisle dinlemeye son verilmiştir. M.B.'nin sahte istihbarat raporu ile dinlendiğini iddia ederek şikâyetçi olması üzerine Van eski Cumhuriyet Savcısı O.Ö.'nün, Van Cumhuriyet Başsavcılığının ... numarası ile soruşturma yürüterek Van İl Jandarma Alay Komutanı V.H.İ. hakkında üst dereceli kolluk amiri olması nedeni ile 5271 sayılı CMK’nın 161/5. maddesindeki “en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü uygulanır.”, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 82. maddesindeki “Hâkim ve savcıların görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçları, sıfat ve görevleri gereğine uymayan tutum ve davranışları nedeniyle, haklarında inceleme ve soruşturma yapılması Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun iznine bağlıdır...” şeklinde belirtilen yasanın açık hükmüne aykırı olarak kamu davası açtığı, ilgililerden ... Ağır Ceza Mahkemesi eski Başkanı M.B. ve mahkemenin eski üyeleri A.G. ile ... tarafından oluşan mahkeme heyeti tarafından iddianamenin kabulüne karar verilerek kovuşturma aşamasına geçildiği, yargılama aşamasında duruşma savcısı Van eski Cumhuriyet Savcısı R.K'nın müşteki hakkında gerekli izin alınmadan yürütülen yargılamada kovuşturma şartının yerine getirilmesi için durma kararı verilmesi yönünde mütalaa vermesi gerekirken 23.05.2011 tarihli 5.celsede müştekinin üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine ilişkin mütalaa beyanında bulunduğu, mahkeme heyeti tarafından ise soruşturma ve kovuşturma şartı gerçekleşmeden açılan davaya devam ederek müşteki hakkında, sadece ...Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... tarih ve ... değişik iş sayılı önleme dinlemesine ilişkin kararı Jandarma Genel Komutanlığına üst yazı ile göndermekten ibaret eylemine ilişkin, soyut gerekçeler ile haksız yere mahkûmiyet kararı verdikleri, verilen bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin ...arih, ...esas ve... sayılı kararı ile "Suç tarihinde Van İl Jandarma Komutanı olarak görev yapan sanık V.H.İ. ile sanıklar İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler Unsur Komutanı M.Y., Van İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü B.E., İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler unsur elemanı M.G. ve Van İl Jandarma İstihbarat Tim Komutanlığı Amirliğinde uzman çavuş olarak görev yapan O.B.'nin sahte iletişim müdahale talebi ile mahkemeden önleme amaçlı dinleme kararı aldıklarının iddia olunduğu olayda, 5271 sayılı CMK’nın 161/5.maddesinde “ en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü uygulanır.” hükmü ve 4483 sayılı Yasanın 2. maddesindeki “ Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır “ amir hükümleri gereğince soruşturma izni alınması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi, sanıklar arasında menfaat çatışması olduğu gözetilerek 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1-b ve 5271 sayılı CMK'nın 152. maddeleri uyarınca ayrı müdafiler atanması gerekirken aynı müdafi görevlendirilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması," gerekçeleri ile sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında görülen davada, katılan sıfatı ile taraf olan ancak FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan farklı bir dosya kapsamında tutuklanan M.B. ile birlikte, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ...sayılı kararı ile FETÖ/PDY örgütü ile iltisak ve irtibatlı oldukları için meslekten çıkartılmasına karar verilen ilgililerin, birlikte hareket ederek Van İl Jandarma Alay Komutanı olan V.H..İ hakkında kasıtlı bir şekilde usul ve yasaya aykırı olacak şekilde soruşturma başlatıp mahkûmiyet kararı verdikleri; ilgililerin belirtilen eylemlerini FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaç ve gayesi doğrultusunda, planlı ve sistematik bir şekilde yürütülen bir organizasyonun parçası olarak FETÖ/PDY lehine gerçekleştirdikleri, bu şekilde mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozdukları tüm soruşturma dosyası kapsamından anlaşılmıştır." gerekçesiyle davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu...Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararına karşı yapılan itiraz ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilerek uyuşmazlığa konu meslekten çıkarma cezasının kesinleştiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından, Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmektedir. Öte yandan; davacı tarafından 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve ...sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada; Dairemiz 27/02/2024 tarihli ve E:2016/57927, K:2024/1886 sayılı kararı ile davanın reddine karar vermiş ve davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyanın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunda olduğu henüz kesinleşmediği görülmüştür. Ayrıca, davacı hakkında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üyelik suçundan yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarihli ve...esas, ...sayılı kararıyla beraat kararı verildiği ve henüz kesinleşmediği görülmüştür. B) İLGİLİ MEVZUAT: T.C. Anayasasının "Hakimlik ve savcılık teminatı" başlıklı 139. maddesinde; "Hakimler ve savcılar azlolunamaz, kendileri istemedikçe Anayasada gösterilen yaştan önce emekliye ayrılamaz; bir mahkemenin veya kadronun kaldırılması sebebiyle de olsa, aylık, ödenek ve diğer özlük haklarından yoksun kılınamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır.", "Hakimlik ve savcılık mesleği" başlıklı 140. maddesinin 3. fıkrasında; "..Hakim ve savcıların nitelikleri, atanmaları, hakları ve ödevleri, aylık ve ödenekleri, meslekte ilerlemeleri, görevlerinin ve görev yerlerinin geçici veya sürekli olarak değiştirilmesi, haklarında disiplin kovuşturması açılması ve disiplin cezası verilmesi, görevleriyle ilgili veya görevleri sırasında işledikleri suçlarından dolayı soruşturma yapılması ve yargılanmalarına karar verilmesi, meslekten çıkarmayı gerektiren suçluluk veya yetersizlik halleri ve meslek içi eğitimleri ile diğer özlük işleri mahkemelerin bağımsızlığı ve hakimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.." şeklinde hükümlere yer verilmiştir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. " hükmüne, son fıkrasında da; "..Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. " hükmüne yer verilmiştir. C) İNCELEME VE GEREKÇE: Davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunun incelenmesinden; Van İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü tarafından 24/10/2008 tarihinde ... Gazetesi yazarı M.B.’ye ait olduğu sonradan anlaşılan cep telefonlarının 3 ay süreyle takibe alınmasının talep edildiği, bu talebe ilişkin üst yazıda "Van İl Jandarma Komutanlığı sorumluluk bölgesinde PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensubu ile yardım, yataklık ve kuryelik bilgilerinin yapılan istihbari çalışmalar neticesi elde edildiği ve bu sebeple teknik takip talebinde bulunulduğu,...imei numaralı telefonun ... (K) A. B., ... imei numaralı telefonun ... (K) Ş. Ö., ... imei numaralı telefonun Serdar (K) Ş. Ö. isimli Başkale ilçesi kırsalında faaliyet gösteren PKK/KONGRA-GEL terör örgütü mensupları tarafından kullanıldığı" bildirilmesi üzerine ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve ... değişik iş sayılı kararı ile telefonların 3 ay süre ile dinlenilmesine karar verildiği, önleme dinlemesi kapsamında bu hatların 2 ay 18 gün dinlenmesinden sonra suç unsuru taşımadığından bahisle dinlemeye son verildiği, M.B.'nin sahte istihbarat raporu ile dinlendiğini iddia ederek şikâyetçi olması üzerine; Van eski Cumhuriyet Savcısı O.Ö.'nün, ... Cumhuriyet Başsavcılığının... numarası ile soruşturma yürüterek Van İl Jandarma Alay Komutanı V.H.İ. hakkında üst dereceli kolluk amiri olması nedeni ile 5271 sayılı CMK’nın 161/5. maddesindeki “en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü uygulanır.”, 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununun 82. maddesindeki “Hâkim ve savcıların görevden doğan veya görev sırasında işlenen suçları, sıfat ve görevleri gereğine uymayan tutum ve davranışları nedeniyle, haklarında inceleme ve soruşturma yapılması Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun iznine bağlıdır...” şeklinde belirtilen yasanın açık hükmüne aykırı olarak kamu davası açtığı, ...Ağır Ceza Mahkemesi eski Başkanı M.B. ve mahkemenin eski üyeleri A.G. ile davacı tarafından oluşan mahkeme heyeti tarafından iddianamenin kabulüne karar verilerek kovuşturma aşamasına geçildiği, yargılama aşamasında duruşma savcısı Van eski Cumhuriyet Savcısı R.K. müşteki hakkında gerekli izin alınmadan yürütülen yargılamada kovuşturma şartının yerine getirilmesi için durma kararı verilmesi yönünde mütalaa vermesi gerekirken 23/05/2011 tarihli 5.celsede müştekinin üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine ilişkin mütalaa beyanında bulunduğu, mahkeme heyeti tarafından ise soruşturma ve kovuşturma şartı gerçekleşmeden açılan davaya devam ederek müşteki hakkında, sadece ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen... tarih ve... değişik iş sayılı önleme dinlemesine ilişkin kararı Jandarma Genel Komutanlığına üst yazı ile göndermekten ibaret eylemine ilişkin, soyut gerekçeler ile haksız yere mahkûmiyet kararı verdikleri, verilen bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay .... Ceza Dairesinin .. tarih, ... esas ve ... sayılı kararı ile "Suç tarihinde Van İl Jandarma Komutanı olarak görev yapan sanık V.H.İ. ile sanıklar İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler Unsur Komutanı M.Y., Van İl Jandarma İstihbarat Şube Müdürü B.E., İstihbarat Şube Müdürlüğü Bölücü Faaliyetler unsur elemanı M.G. ve Van İl Jandarma İstihbarat Tim Komutanlığı Amirliğinde uzman çavuş olarak görev yapan O.B.'nin sahte iletişim müdahale talebi ile mahkemeden önleme amaçlı dinleme kararı aldıklarının iddia olunduğu olayda, 5271 sayılı CMK’nın 161/5.maddesinde “ en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü uygulanır.” hükmü ve 4483 sayılı Yasanın 2. maddesindeki “ Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır “ amir hükümleri gereğince soruşturma izni alınması gerektiği gözetilmeden, genel hükümlere göre açılan davaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi, sanıklar arasında menfaat çatışması olduğu gözetilerek 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 38/1-b ve 5271 sayılı CMK'nın 152. maddeleri uyarınca ayrı müdafiler atanması gerekirken aynı müdafi görevlendirilmesi suretiyle savunma haklarının kısıtlanması," gerekçeleri ile sair yönleri incelenmeyen hükmün bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Müşteki V.H.İ. hakkında usulsüz soruşturma yürütüldüğü, iddiası ile tüm sorumlulardan şikayetçi olması üzerine ...Ağır Ceza Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında davacı tarafından; 5271 sayılı CMK’nın 161/5.maddesinde “ en üst dereceli kolluk amirleri hakkında ise hâkimlerin görevlerinden dolayı tâbi oldukları yargılama usulü uygulanır.” hükmü ve 4483 sayılı Yasanın 2. maddesindeki “ Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır" hükümlerine itibar etmeyerek düzenlenen iddianamenin kabul edildiği, kovuşturma işlemlerine devam edildiği ve mahkumiyet kararı verdiği tespit ve değerlendirmelerine yer verildiği görülmüştür. Söz konusu soruşturma raporunda yer verilen tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında, davacının yukarıda yer verilen eyleminin yargısal faaliyete ilişkin olmadığı planlı bir organizasyonun parçası olarak FETÖ/PDY örgütünün hukuk dışı amaçlarını gerçekleştirdiği ve örgütsel hiyerarşik ilişki içerisinde kendine verilen görevi yerine getirdiği ve söz konusu eyleminin mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. D) KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4. Posta gideri avansından varsa artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 13/06/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.