Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5884 E. , 2024/2790 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5884 Karar No : 2024/2790 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ: Av. ... 2- (DAVALI) ...Valiliği VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli ili, Derince ilçesi, ...Ma
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/5884 E. , 2024/2790 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/5884 Karar No : 2024/2790 TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- (DAVACI) ... VEKİLİ: Av. ... 2- (DAVALI) ...Valiliği VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Kocaeli ili, Derince ilçesi, ...Mahallesi, ...ada, ...parsel sayılı, mülkiyeti Hazineye ait 11.487,00 m² yüz ölçümlü taşınmazın tamamının tesviye edilerek üzerine konteyner konulmak suretiyle 24/11/2017-30/07/2019 tarihleri arasındaki dönemde fuzulen işgal edildiğinden bahisle davalı idare tarafından düzenlenen 2.006.020,10-TL tutarlı, ...tarih ve ...sayılı ecrimisil ihbarnamesine yapılan itirazın reddine ilişkin ...tarih ve ...sayılı ecrimisil düzeltme ihbarnamesinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; uyuşmazlığın çözümü için mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması sonrasında hazırlanan bilirkişi raporunda; konteynerler ve WC olmak üzere taşınmazın 73,00 m²'sinin kullanıldığı, güneydeki 11.414,00 m²'lik kısmında ise zeminde tesviye yapıldığı, buna karşın bu kısmın kullanılmadığı, güneyde kalan kısımda yapılan bu tesviyenin işgal anlamına gelmediği, bu sebeple işgal edilen alanın toplam 73,00 m² olarak kabul edilmesi halinde 9.506,93-TL, işgal edilen alanının 11.487,00 m² olarak kabul edilmesi durumunda 1.495.974,34-TL olarak ecrimisil hesaplandığı görüldüğünden, Mahkemelerince; bilirkişi raporu ile fotoğraf, kroki, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; taşınmazda tesviye yapılıp, konteynır ve WC konulmak suretiyle taşınmazın her an kullanıma hazır vaziyette tutularak idare tarafından farklı bir amaçla kullanılmasının önüne geçildiği, bu şekilde toplamda 11.487,00 m² alanın 24/11/2017-30/07/2019 tarih aralığında fuzulen işgal edildiği anlaşıldığından, davacıdan anılan dönem için 1.495.974,34-TL ecrimisil bedeli istenilmesinde hukuka aykırılık, fazladan tahakkuk ettirilen 510.945,66-TL ecrimisilde ise hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemin kısmen iptaliyle davanın kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, ecrimisile konu taşınmazın kullanım hakkının TCDD'de olduğu, TCDD ile aralarında kira ve hizmet sözleşmesinin bulunduğu, idarenin izniyle tesviye yapıldığı, söz konusu alanın başkaları tarafından da kullanıldığı, alanda bulunan yapılar için Yapı Kayıt Belgesi alındığı, bu nedenlerle fuzulen işgal bulunmadığı, aksi düşünülse dahi işgal edilen alanın ancak 73m2 olabileceği, ecrimisil bedelinin tespit ve takdirinde hata yapıldığı belirtilerek temyize konu kararın redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, söz konusu taşınmazın TCDD'ye tahsisli olduğu, idarenin izni olmadan başkası tarafından kullanılmayacağı, davacının ise tesviye yapıp konteynır bulundurmak suretiyle taşınmazı fuzulen işgal ettiği, bu hususun taşınmaz tespit tutanağıyla tespit edildiği, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın iptale ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Taraflarca cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : Davacının temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyiz incelemesi yapılan karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davalı idarenin temyiz istemi yönünden yapılan değerlendirme; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun 75. maddesinde; "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları, özel bütçeli idarelerin mülkiyetinde bulunan taşınmaz mallar ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir. Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz." hükmüne yer verilmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 85/2. maddesinde; Ecrimisilin tespit ve takdirinde; İdarenin zarara uğrayıp uğramadığına ve işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalci tarafından kullanım şekli, fiili ve hukuki durumu ile işgalden dolayı varsa elde ettiği gelir, aynı yer ve mahalde bulunan emsal nitelikteki taşınmazlar için oluşmuş kira bedelleri veya ecrimisiller, varsa bunlara ilişkin kesinleşmiş yargı kararları, ilgisine göre belediye, ticaret odası, sanayi odası, ziraat odası, borsa gibi kuruluşlardan veya bilirkişilerden soruşturulmak suretiyle edinilecek bilgiler ile taşınmazın değerini etkileyecek tüm unsurlar göz önünde bulundurulur. " kuralına yer verilmiştir. 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin "Ecrimisilin tespit ve takdir edilmesi" başlıklı 5/3.maddesinde; "Hazine taşınmazlarının gerçek veya tüzel kişilerce işgale uğradığının tespit edilmesi hâlinde; tespit tarihinden itibaren onbeş gün içinde taşınmaz tespit tutanağına dayanılarak bedel tespit komisyonunca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere, tarımsal amaçlı kullanımlar ile belediye ve mücavir alan sınırları dışında gelir getirici unsur taşımayan kullanımlar için taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde birbuçuğundan; belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve planlı alanlarda tarım dışı kullanımlar için ise taşınmazın emlak vergisine esas asgari değerinin yüzde üçünden az olmamak üzere ecrimisil tespit ve takdir edilir." kuralına yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesi ile "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 6100 sayılı Kanun'un 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir" hükmü yer almaktadır. Dosyanın incelenmesinden, davalı idarece 19/04/2021 tarihli Ecrimisil Kıymet Takdir Kararıyla, ecrimisil istenilen dönem başı olan 2017 yılı için işgal edilen alanın birim bedelinin 84,46 TL/m2 olarak belirlendiği, uyuşmazlığın çözümü için ilk derece Mahkemesince mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bunun sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda ise; dava konusu taşınmazın 2017 yılı için birim bedelinin 62,78-TL/m2 olduğunun tespit edildiği, ancak bu tespit sonucuna ...İdare Mahkemesinin E: ...sayılı dosyasında verilen karara esas alınan bilirkişi raporundaki bilgilerden yola çıkılarak ulaşıldığı, UYAP ortamından yapılan incelemede anılan dosyanın temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği ve karara esas alınan bilirkişi raporunun da ...İdare Mahkemesinin başka bir dosyasında (E... sayılı) bulunan bilirkişi raporundaki verilere dayanılarak hazırlandığı, bu dosyada ise davacı tarafından davadan feragat edildiğinden karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verildiği ve kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu itibarla; temyize konu karara esas alınan bilirkişi raporunda; her ne kadar yargı kararına konu olduğu gerekçesiyle emsal alınan taşınmaz için düzenlenen bilirkişi raporuna atıf yapılmış ise de; yukarıda belirtildiği şekilde atıf yapılan bilirkişi raporunda da aynı Mahkemede kayıtlı başka bir dosyaya atıf yapıldığı, bu dosyaya konu davanın ise esasına girilmeden başka bir ifadeyle bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı hususu değerlendirilmeden davadan feragat edilmesi sebebiyle karar verilmesine yer olmadığı yolunda karar verildiği ve bu karar hakkında da herhangi bir kanun yoluna başvurulmadan kararın kesinleştiği dikkate alındığında temyize konu karara esas bilirkişi raporundaki emsalin, ecrimisil bedeli hesabına yeterli ve elverişli bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu taşınmaza en yakın özellikleri taşıyan, benzer amaçla (ticari) kullanılan, emsal oluşturabilecek yerlerin kira bedeli ve varsa önceki dönem ecrimisil bedelleri, ticari sirkülasyon, kullanımın amacı, şekli ve niteliği itibariyle civardaki emsalleri, taşınmazın konumu, mevkii, metrekare değeri, çevre koşulları ve davacının taşınmazın işgali ile elde ettiği yarar ve 336 Sıra No'lu Milli Emlak Genel Tebliği'nin 5/3. maddesi de gözetilmek suretiyle düzenlenecek ek rapor veya gerekirse yeni bir bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekirken, hükme esas alınabilecek yeterlilikte olmayan bilirkişi raporu uyarınca verilen Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Anılan İdari Dava Dairesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 06/05/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.