7. Ceza Dairesi 2008/8769 E. , 2011/17030 K. "İçtihat Metni" 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa aykırı davranmak suçundan şüpheli Mirze Akyol hakkında yapılan soruşturma sırasında, Özalp Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2007 tarihli yazısı ile, yaşı küçük şüpheli hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-b maddesinde yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlerden, eğitim tedbirine hükmolunması talebi üzerine, henüz dava açılmamış olması sebebiyle tedbir talebinin reddine dair, Özal
**7. Ceza Dairesi 2008/8769 E. , 2011/17030 K.** **"İçtihat Metni"** 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa aykırı davranmak suçundan şüpheli Mirze Akyol hakkında yapılan soruşturma sırasında, Özalp Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2007 tarihli yazısı ile, yaşı küçük şüpheli hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5/1-b maddesinde yer alan koruyucu ve destekleyici tedbirlerden, eğitim tedbirine hükmolunması talebi üzerine, henüz dava açılmamış olması sebebiyle tedbir talebinin reddine dair, Özalp Asliye Ceza Mahkemesinin 14.12.2007 tarihli ve 2007/72 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın, çocuk hakkında tedbir kararının görevli aile veya asliye hukuk mahkemelerince verilmesi gerektiğinden bahisle reddine ilişkin, Van-Saray Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2008 tarihli ve 2008/1 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 22.04.2008 gün ve 23665 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2008 gün ve KYB. 2008-101362 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 3.maddesinde "korunma ihtiyacı olan çocuk" ve "suça sürüklenen çocuk" kavramlarının ayrı ayrı tanımlarının yapıldığı, aynı kanunun geçici 1.maddesinin 4.fıkrasında korunma ihtiyacı olan çocuklar hakkında tedbir kararlarını almaya yetkili mahkemenin aile ve asliye hukuk mahkemesi olduğunun belirtildiği, bu maddede suça sürüklenen çocuklar hakkında bir düzenleme bulunmadığı, ancak aynı Kanunun "Mahkemelerin görevi" kenar başlıklı 26.maddesinde ise "(1) çocuk mahkemesi, asliye ceza mahkemesi ile sulh ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakar. (2) çocuk ağır ceza mahkemesi, çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakar. (3) mahkemeler ve çocuk hakimi, bu kanunda ve diğer kanunlarda yer alan tedbirleri almakla görevlidir. (4) çocuklar hakkında açılan kamu davaları, Kanunun 17 nci maddesi hükümleri saklı kalmak kaydıyla bu kanunla kurulan mahkemelerde görülür." şeklinde düzenlemeye yer verildiği, bu haliyle suça sürüklenen çocuklar hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerini uygulama görevinin, aynı kanunun 2.maddesi delaletiyle 3.maddesinde belirtilen "Mahkeme: Çocuk mahkemeleri ile çocuk ağır ceza mahkemelerini" ifade eder düzenlemesi uyarınca çocuk mahkemesi bulunmayan yerde koruyucu ve destekleyici tedbirlere karar verme görev ve yetkisinin çocuk mahkemesi sıfatıyla asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden, itiraz üzerine işin esası hakkında bir karar verilmesi yerine yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Van-Saray Asliye Ceza Mahkemesinin 11.02.2008 gün ve 2008/1 D.İş sayılı çocuk mahkemesi sıfatıyla verdiği kararının CMK'nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.