TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ARDA SA İT ÖKTEM VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/11052) Karar Tarihi: 23/11/2021 Başvuru Numaras ı: 2019/11052 Karar Tarihi : 23/11/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Recai AKYELSelahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Eren Can BENAKAY Başvurucular : 1. Arda Sait ÖKTEM 2. Fahri MUTLU 3. Mahmut Halil BATMAZ 4. Ömer Murat ARSLAN Başvurucular Vekili : Av. Sedat GÖKDEM İR I. BAŞVU
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR ARDA SA İT ÖKTEM VE D İĞERLERİ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/11052) Karar Tarihi: 23/11/2021 Başvuru Numaras ı: 2019/11052 Karar Tarihi : 23/11/2021 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Hicabi DURSUN Recai AKYELSelahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN Raportör : Eren Can BENAKAY Başvurucular : 1. Arda Sait ÖKTEM 2. Fahri MUTLU 3. Mahmut Halil BATMAZ 4. Ömer Murat ARSLAN Başvurucular Vekili : Av. Sedat GÖKDEM İR I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, belediyenin hissedar ı olduğu şirketlerde çal ışanlar ın ilave tediye alacağının tahsili amac ıyla açm ış olduğu davalar ın Yarg ıtay daireleri aras ında süregelen görüş ayr ılığı dolay ısıyla reddedilmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvurular muhtelif tarihlerde yap ılm ıştır. 3. Başvurular, ba şvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinde n sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurular ın kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. 2019/11587, 2019/20370, 2019/20375 numaral ı başvuru dosyalar ının hukuki ve fiilî irtibat nedeniyle 2019/11052 numaral ı başvuru dosyas ı ile birleştirilmesine, incelemeni n 2019/11052 numaral ı dosya üzerinden yürütülmesine ve di ğer dosyalar ın kapat ılmas ına kara r verilmiştir. Başvuru Numaras ı: 2019/11052 Karar Tarihi : 23/11/2021 36. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 7. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına gönderilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucular, Bursa Ula şım Toplu Ta şıma İşletmeciliği Turizm San. ve Tic. A.Ş.de (BURULA Ş) muhtelif tarihlerde çal ışmıştır. 10. Başvurucular, BURULA Ş'taki görevlerinin sona ermesinden sonra belediyelerde çal ışan personelin i şçi vasf ında olmas ı nedeniyle 4/7/1956 tarihli ve 6772 say ılı Devlet ve Ona Ba ğlı Müesseselerde Çal ışan İşçilere İlave Tediye Yap ılmas ı Hakk ında Kanun uyar ı nca her bir y ıllık çal ışma süresi içinde ödenmesi gereken iki ayl ık tutar ındaki ilave tediye alaca ğının ödenmesi amac ıyla BURULA Ş aleyhine ayr ı ayr ı dava açm ıştır. 11. Bursa 9. İş Mahkemesi (Mahkeme) vermi ş olduğu kararlarla başvurucular ın davalar ının kabulüne karar vermi ştir. Gerekçeli kararlarda, BURULA Ş'ın başvurucular ı da kapsayan belediye otobüsü şoförü çal ıştırılmas ına ilişkin hizmet al ım sözleşmelerinin i şçi teminine ili şkin olduğu belirtilmi ştir. Bu nedenle as ıl işveren ile alt i şveren aras ında kurula n ilişkinin muvazaal ı olduğu ifade edilmi ştir. Başvurucular ın baştan beri BURULA Ş'ın işçisi olarak kabul edilmesi gerekti ği vurgulanarak ilave tediye alaca ğı ödenmesi gerekti ği sonucuna var ılm ıştır. 12. Daval ı, kararlar ı istinaf etmi ştir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 9. Hukuk Dairesi istinaf istemlerini kabul etmi ş ve ilave tediye alaca ğı yönünden ilk derece mahkemesi kararlar ını ortadan kald ırarak davalar ın reddine kesin olarak karar vermi ştir. Kararlar ın gerekçesinde, Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin emsal karar ı uyar ınca BURULA Ş'ın 6772 say ılı Kanun kapsam ında olmad ığı belirtilmi ştir. Başvurucular ın özel hukuk tüzel ki şi olan BURULA Ş'ın çal ışanı olmas ı nedeniyle ilave tediye alaca ğından yararlanamayacaklar ı ifade edilmi ştir. 13. Başvurucular, muhtelif tarihlerde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk1. Kanun Hükümleri 14. 6772 say ılı Kanun un 1. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Umumi, mülhak ve hususi bütçeli dairelerle mütedavil sermayeli müesseseler, sermayesinin yar ısından fazlas ı Devlete ait olan şirket ve kurumlarla belediyeler ve bunlara bağlı teşekküller, 3460 ve 3659 say ılı kanunlar ın şümulüne giren İktisadi Devlet Teşekkülleri ve di ğer bilcümle kurum, banka, ortakl ık ve müesseselerinde müstahdem olanlardan İş Kanununun şümulüne giren veya girmiyen yerlerde çal ışmakta olan ve İş Başvuru Numaras ı: 2019/11052 Karar Tarihi : 23/11/2021 4Kanununun muaddel birinci maddesindeki tarife göre i şçi vasf ında olan kimselere, ücret sistemleri ne olursa olsun, her y ıl için birer ayl ık istihkaklar ı tutar ında ilave tediye yap ılır.'' 15. 6772 say ılı Kanun un 2. maddesi şu şekildedir: "Birinci maddede sözü geçen i şçilerden maden i şletmelerinin munhas ıran yeralt ı işlerinde çal ışanlar ına bu işlerde çal ıştıklar ı müddetle mütenasip olarak her y ıl için ayr ıca birer ayl ık istihkaklar ı tutar ında bir ilave tediye daha yap ılır.'' 16. 6772 say ılı Kanun un 3. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Birinci ve ikinci maddelerde yaz ılı olan işçilere mezkür maddeler gere ğince yap ılan tediyelerden ayr ı olarak her y ıl için bir ayl ık istihkaklar ı tutar ını geçmemek üzere Cumhurba şkan ı karariyle ayn ı nispette bir ilave tediye daha yap ılabilir.'' 17. 6772 say ılı Kanun un 7. maddesi şöyledir: "Bu kanun ne şri tarihinden itibaren mer'idir.'' 2. Yarg ıtay Kararlar ı 18. Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesinin 23/1/2020 tarihli ve E.2017/25846, K.2020/1088 say ılı karar ının gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: ''6772 say ılı Kanun un 1. maddesindeki düzenleme uyar ınca, 'belediyeler ve bunlara bağlı teşekküller' kanun kapsam ındad ır. Belediyelerin hissedar ı olduğu şirketler ise, Ticaret Kanunu hükümlerine tabi, belediyeden ayr ı ve bağıms ız özel hukuk tüzel ki şiliğine sahip olduğundan, bu şirketlerin belediyeye ba ğlı teşekkül say ılmas ı mümkün de ğildir. An ılan maddede, sermayesinin yar ısından fazlas ı Devlete ait olan şirketlerin kanun kapsam ında olduğu aç ıkça belirtilmi ş olmas ına rağmen, madde metninde sermayesi belediyeye ait olan şirketlere yer verilmemesi kanun koyucunun tercihidir. Keza, 1580 say ılı Belediye Kanunu nun, 15.07.1934 tarihinde yürürlü ğe giren 2571 say ılı Kanun la de ğişik 19. maddesi hükmünde, belediyelerin i ştirak edecekleri şirketler ifadesine aç ıkça yer verilmi ş olduğu halde, bu tarihten sonraki bir tarih olan 11.07.1956 tarihinde yürürlü ğe giren 6772 say ılı Kanun da, belediyelerin hissedar ı olduğu şirketlerden bahsedilmemi ş olmas ı da bu durumun bir göstergesidir. Dolay ısıyla, 6772 say ılı Kanun un 1. maddesindeki, belediyeye bağlı teşekkül ifadesinden, kanun koyucunun, belediyelerin hissedar ı olduğu şirketleri kastettiği söylenemez. An ılan sebeplerle, belediyelerin hissedar ı olduğu şirketler 6772 say ılı Kanun kapsam ında bulunmad ıklar ından, daval ı şirket ilave tediye ödemekle yükümlü de ğildir. Bu halde, ilave tediye alaca ğı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatal ı olmuştur Yukar ıda yaz ılı sebeplerden karar ın bozulmas ı gerekmiştir." 19. Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesinin 5/2/2020 tarihli ve E.2017/13347, K.2020/1420 say ılı karar ının gerekçesinin ilgili k ısm ı şöyledir: "Belediye taraf ından ortak olarak Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olara k kurulan şirketlerin 6772 Say ılı Kanun un kapsam ındaki konumuna gelince; Yukar ıda belirtildi ği gibi yasal düzenlemelerden ilave tediyenin, devlet taraf ından yasa ve yasan ın verdiği yetki ile idari i şlemle kurulan ve kamusal yetki ve ayr ıcal ıklardan Başvuru Numaras ı: 2019/11052 Karar Tarihi : 23/11/2021 5yararlanan kamu tüzel ki şilikleri ve bunlara ba ğlı kuruşlarda iş sözleşmesi ile çal ışanlara uygulanaca ğı görülmektedir. Söz konusu düzenlemelerde Belediyeler ve Belediyelere ba ğlı kuruluşlardan söz edilmi ştir Bağlı kuruluşlardan söz edilebilmesi için, Belediye'nin baz ı hizmetlerinin Belediy e dışında özel bir kanunla kurulan, genel bütçe içinde ayr ı bütçeli ya da katma bütçeli kurulu ş olmas ı gerekir. Genel Müdürlük biçiminde özel bir kanunla kurulmu ş ve belediye ana hizmetlerinin bir k ısm ını yürüten bu kurulu şlara bağlı kuruluş denmektedir. Bu nedenle Belediye taraf ından ortak olarak Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi olarak kurulan şirketler ba ğlı kuruluş olarak nitelenemez. Bu nedenle Belediye Ba şkanl ığı'nın ortak oldu ğu şirket bağlı kuruluş olmad ığından 6772 say ılı kanun kapsam ında kalmaz ve i şçisi de ilave tediyeden yararlanmaz Her ne kadar, ayn ı daval ıya karşı ilave tediye alacak talebiyle aç ılmış ve bu talebin kabul edildi ği bir k ısım yerel mahkeme kararlar ı Dairemizce onanm ış ve ayr ıca yine ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin gerekçeli kararlar ında söz edildi ği üzere, Yarg ıtay 7. Hukuk Dairesinin daval ı şirketin 6772 say ılı Kanun kapsam ında değerlendirilmes i gerektiği yönünde kararlar ı bulunmakta ise de, Yarg ıtay 7. 9. ve 22. Hukuk Daireleri aras ında bu yönde olu şan içtihat farkl ılığın giderilmesi için Yarg ıtay 1.Başkanl ık Makam ına İçtihad ı Birleştirme amac ıyla 22. Hukuk Dairesince yap ılan başvuru üzerine, Dairemizce Yarg ıtay 1. Ba şkanl ığına yaz ılan 30/09/2016 tarihli görü ş yaz ısında; Belediye Başkanl ıklar ının ortak oldu ğu şirketlerin ba ğlı kuruluş olmad ığından, bu şirketlerin 677 2 say ılı kanun kapsam ında kalmad ıklar ı ve i şçilerinin de ilave tediyeden yararlanamayacaklar ı ve hukuk dairelerinin kendi içinde verdi ği çelişkili kararlara kar şı içtihat birle ştirmesi yolu bulunmad ığı ve içtihat birle ştirilmesinin mümkün olmad ığı yönünde görü ş bildirilmi ştir. Yarg ıtay Daireleri aras ında bu hususta görü ş farkl ılığı bulunmamas ı nedeniyle de, bu hususta içtihat birle ştirme yoluna da gidilmemi ştir. Bu durumda Yarg ıtay Dairelerince benimsenen ortak görü şe göre, Belediyelerin hissedar ı olduğu özel hukuk hükümlerine tabi şirketler 6772 say ılı Kanun kapsam ında kabu l edilmemektedir. Dolay ısıyla bu şirketlerin i şçilerine ilave tediye ödeme yükümlülü ğü bulunmamaktad ır. Somut uyu şmazl ıkta da, davac ı devlet taraf ından yasa ve yasan ın verdiği yetki ile idari işlemle kurulan ve kamusal yetki ve ayr ıcal ıklardan yararlanan kamu tüzel ki şilikleri v e bunlara ba ğlı kuruşlardan olmayan Bursa Belediyesinin hissedar ı olduğu, özel huku k hükümlerine tabi şirket işçisi oldu ğundan ilave tediyeden yararlanma hakk ı bulunmamaktad ır. Bu nedenlerle, davac ının ilave tediye alacak talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü isabetsiz olup, bozmay ı gerektirmi ştir.'' B. Uluslararas ı Hukuk 20. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi nin (Sözle şme) 6. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının ilgili k ısm ı şöyledir: Herkes davas ının medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyu şmazl ıklar ya da ceza i alanda kendisine yöneltilen suçlamalar ın esas ı konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağıms ız ve tarafs ız bir mahkeme taraf ından kamuya aç ık olarak ve makul bir süre içinde, görülmesini isteme hakk ına sahiptir... 21. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi (A İHM); adil yarg ılanma hakk ının, hukukun üstünlüğünün Sözle şmeci devletlerin ortak miras ı olduğunu belirten Sözle şme nin ön sözüyle birlikte yorumlanmas ı gerektiğini belirtmektedir. Hukukun üstünlü ğünün temel unsurlar ından Başvuru Numaras ı: 2019/11052 Karar Tarihi : 23/11/2021 6biri, hukuki durumlarda belirli bir istikrar ı garanti alt ına alan ve kamuoyunun mahkemelere olan güvenine katk ıda bulunan hukuki güvenlik ilkesidir. Toplumun yarg ısal sisteme olan güveni hukuk devletinin esasl ı unsurlar ından biri olmas ına rağmen birbirinden farkl ı yarg ı kararlar ının devaml ılık arz etmesi, bu güveni azaltacak nitelikte bir hukuki belirsizlik durumu yaratabilecektir ( Nejdet Şahin ve Perihan Şahin/Türkiye [BD], B. No: 13279/05, 20/10/2011, 57). 22. Diğer yandan hukuki güvenlik ilkesinin gerekleri ve bireylerin me şru beklentilerinin korunmas ı, içtihad ın değişmezliği şeklinde bir hak bah şetmemektedir (Unédic/Fransa, B. No: 20153/04, 18/12/2008, 74; Nejdet Şahin ve Perihan Şahin/Türkiye, 58). Mahkemelerin yorumlar ında dinamik ve evrilen bir yakla şımın sürdürülememesi reform ya da geli şimi engelleyece ğinden kararlardaki de ğişim, adaletin iyi idaresine ayk ırılık teşkil etmez ( Atanasovski/Makedonya Eski Yugoslav Cumhuriyeti, B. No: 36815/03, 14/1/2010, 38). 23. Yüksek mahkemelerin oynamas ı gereken rol, tam da yarg ı kararlar ı aras ında doğabilecek içtihat farkl ılıklar ına bir çözüm getirmektir. Bununla birlikte yeni kabul edilmi ş bir kanunun yorumlanmas ında olduğu gibi baz ı hâllerde içtihad ın müstakar hâle gelmesinin belirli bir zamana ihtiyaç duyaca ğı aç ıktır (Z ielinski ve Pradal ve Gonzalez v e diğerleri/Fransa [BD], B. No: 24846/94, ...34173/96, 28/10/1999, 59; S chwarzkopf ve Taussik/Çek Cumhuriyeti (k.k.), B. No: 42162/02, 2/12/2008). 24. AİHM, aç ık bir keyfîlik bulunan durumlar hariç ulusal mahkemelerin iç hukuku yorumlama şeklini sorgulaman ın kendi görevi olmad ığına dikkat çekmektedir. Benzer şekilde bu konuda -görünü şe göre benzer davalarda verilmi ş olsalar bile- ulusal mahkemelerin farkl ı kararlar ını karşılaştırmak da prensipte A İHM'in görevi de ğildir. AİHM, söz konus u mahkemelerin ba ğıms ızlığına sayg ı göstermek durumundad ır (Nejdet Şahin ve Perihan Şahin/Türkiye, 50). 25. AİHM, iki ihtilafa farkl ı muamele yap ılmas ının incelenen gerçek olaylar ın farkl ılığından kaynaklanm ış olmas ı hâlinde çeli şkili içtihatlardan bahsedilmesinin mümkün olmad ığını belirtmektedir ( Ucar/ Türkiye (k.k.), B. No: 12960/05, 29/9/2009). 26. AİHM, mahkeme kararlar ının çat ışma ihtimalinin her biri kendi yarg ı alan ında yetkili olan yarg ılama ve temyiz mahkemeleri a ğına dayal ı yarg ı sistemlerinin do ğal bir özelliği olduğunu kabul etmi ştir. Bu tip uyu şmazl ıklar ayn ı mahkeme içinde de ortaya çıkabilmektedir. Bu durum, kendi içinde Sözle şme'ye ayk ırı olarak de ğerlendirilemez ( Santos Pinto /Portekiz, B. No: 39005/04, 20/5/2008, 41; Tudor Tudor/Romanya, B. No: 21911/03, 24/3/2009, 29; Remuszko/Polonya, B. No: 1562/10, 16/7/2013, 92; Nejdet Şahin ve Perihan Şahin/Türkiye, 51). 27. AİHM, bu konuda hüküm verirken de ğerlendirmesine dayanak ald ığı kriterleri açıklam ıştır. Söz konusu kriterler yüksek mahkemenin içtihad ında derin ve süregelen farkl ılıklar olup olmad ığı, iç hukukta bu tutars ızlıklar ın üstesinden gelmek için bir mekanizma bulunup bulunmad ığı, bu mekanizman ın uygulan ıp uygulanmad ığı ve uyguland ı ise ne ile sonuçland ığının tespitine dayanmaktad ır (Beian/Romanya, B. No: 30658/05, 6/12/2007, 37, 39; Nejdet Şahin ve Perihan Şahin/Türkiye, 53). 28. AİHM, bu ba ğlamda mahkemelerin uygulamalar ında tutarl ılığın ve içtihatlar ında yeknesakl ığın sağlanmas ı için mekanizmalar olu şturulmas ının önemini birçok Başvuru Numaras ı: 2019/11052 Karar Tarihi : 23/11/2021 7defa hat ırlatm ış, yarg ı sistemlerini birbirine z ıt kararlar verilmesini önleyecek şekilde yap ıland ırman ın devletlerin sorumlulu ğunda oldu ğunu ifade etmi ştir. Ne var ki bu ilkelerin AİHM'in incelemek durumunda kald ığı çelişen yorumlar ın bir yüksek mahkemenin birleştirici yetkisini uygulayabilece ği yasal hükümlerle ba ğlant ılı olarak yarg ı sisteminin ayn ı dal ında meydana gelen davalar için öngörüldü ğü belirtilmelidir ( Nejdet Şahin ve Perihan Şahin/Türkiye, 55, 80). V.İNCELEME VE GEREKÇE 29. Anayasa Mahkemesinin 23/11/2021 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: A. Başvurucular ın İddialar ı 30. Başvurucular, ayn ı konuda farkl ı kararlar verildi ğini ifade etmi ştir. Ayn ı durumda olan i şçilerden baz ılar ı ilave tediye alaca ğına hak kazan ırken baz ılar ı ise davalar ının haks ız bir şekilde reddedildi ğinden yak ınm ıştır. Söz konusu durumun adil yarg ılanma hakk ını ihlal ettiğini ileri sürmü şlerdir. Öte yandan bu sebeple haks ız bir şekilde ödemek zorunda kald ıklar ı vekâlet ücreti nedeniyle de mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini iddia etmi şlerdir. B. Değerlendirme 31. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: ''Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünde davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. 32. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucular ın benzer duruma ili şkin farkl ı kararlar verilmesi nedeniyle adil yarg ılanma hakk ı ile mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği iddialar ının özünün adil yarg ılanma hakk ının güvencelerinden biri olan hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ına ilişkin olduğu ve bu kapsamda bir inceleme yap ılmas ı gerektiği değerlendirilmi ştir. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden33. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Genel İlkeler 34. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında; herkesin yarg ı organlar ına davac ı ve daval ı olarak ba şvurabilme ve bunun do ğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yarg ılanma hakk ı güvence alt ına al ınm ıştır. 3/10/2001 tarihli ve 4709 say ılı Kanun'un Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ına "adil yarg ılanma" ibaresinin eklenmesine ili şkin 14. maddesinin gerekçesine göre " değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti nin taraf oldu ğu Başvuru Numaras ı: 2019/11052 Karar Tarihi : 23/11/2021 8uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınm ış olan adil yarg ılama hakk ı metne dahil" edilmiştir. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 36. maddesinde herkesin adil yarg ılanma hakk ına sahip olduğu ibaresinin eklenmesinin amac ının Sözleşme'de düzenlenen adil yarg ılanma hakk ını anayasal güvence alt ına almak oldu ğu anlaşılmaktad ır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 54). 35. Adil yarg ılanma hakk ı, uyuşmazl ıklar ın çözümlenmesinde hukuk devleti ilkesinin gözetilmesini gerektirmektedir. Anayasa'n ın 2. maddesinde Cumhuriyet'in nitelikleri aras ında say ılan hukuk devleti ilkesi, Anayasa'n ın tüm maddelerinin yorumlanmas ı ve uygulanmas ında gözönünde bulundurulmas ı zorunlu olan bir ilkedir. 36. Bu noktada hukuk devletinin gereklerinden birini de hukuk güvenli ği ilkesi oluşturmaktad ır (AYM, E.2008/50, K.2010/84, 24/6/2010; E.2012/65, K.2012/128, 20/9/2012). Ki şilerin hukuki güvenli ğini sağlamay ı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi hukuk normlar ının öngörülebilir olmas ını, bireylerin tüm eylem ve i şlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaç ınmas ını gerekli k ılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem ki şiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve ku şkuya yer vermeyecek şekilde aç ık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmas ını, ayr ıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalar ına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013). 37. Hukuk kurallar ının ne şekilde yorumlanaca ğı veya birden fazla yorumunun mümkün oldu ğu durumlarda bu yorumlardan hangisinin benimsenece ği derece mahkemelerinin yetkisinde olan bir husustur. Anayasa Mahkemesinin bireysel ba şvuruda derece mahkemelerince benimsenen yorumlardan birine üstünlük tan ımas ı veya derece mahkemelerinin yerine geçerek hukuk kurallar ını yorumlamas ı bireysel ba şvurunun amac ıyla bağdaşmaz. Anayasa Mahkemesinin kanunilik ilkesi ba ğlam ındaki görevi, hukuk kurallar ının birden fazla yorumunun varl ığı nın hukuki belirlilik ve öngörülebilirli ği etkileyip etkilemedi ğini tespit etmektir ( Mehmet Arif Madenci, B. No: 2014/13916, 12/1/2017, 81). 38. Yarg ısal kararlardaki de ğişiklikler, hukukun dinamizmini ve mahkemeleri n yaklaşımlar ını yaşanan gelişmelere uyarlama kabiliyetlerini yans ıtmas ı yönüyle olumludur. Ancak uygulamadaki birlikteli ği sağlamas ı beklenen yüksek mahkemeler içinde yer alan dairelerin benzer davalarda tatmin edici bir gerekçe göstermeksizin farkl ı sonuçlara ula şmas ı bir karar ın belirli bir daireye dü ştüğü takdirde onanaca ğı, başka bir daire taraf ından ele alındığı takdirde bozulaca ğı gibi ihtimale dayal ı ve birbirine z ıt sonuçlar ı ortaya ç ıkar ır. Bu ise hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkelerine ters dü şecektir. Ayr ıca böyle bir alg ının toplumda yerle şmesi hâlinde bireylerin yarg ı sistemine ve mahkeme kararlar ına duymalar ı beklenen güven zarar görebilir ( Türkan Bal [GK], B. No: 2013/6932, 6/1/2015, 64). 39. Anayasa Mahkemesi; bu noktada derece mahkemelerinin hukuk kurallar ını yorumlamas ından kaynaklanan içtihat fark ının süregelen bir hâl ald ığı, başka bir anlat ımla kısa say ılamayacak bir zaman dilimi içinde uygulamada birli ğin sağlanamad ığı durumlarda uygulamadaki tutars ızlıklar ı ortadan kald ıracak nitelikteki tedbirlerin önemine i şaret etmektedir. 40. Hukukun üstünlü ğü ilkesi gere ği yarg ı sistemine olan güveni sa ğlamak ve korumakla yükümlü olan devlet, ayn ı yarg ı koluna dâhil mahkemeler aras ındaki derin ve süregelen içtihat farkl ılıklar ını ortadan kald ırabilecek nitelikte bir mekanizmay ı kurmak ve bu mekanizman ın etkin bir şekilde işleyişini sağlayacak düzenlemeler yapmakla yükümlüdür. Başvuru Numaras ı: 2019/11052 Karar Tarihi : 23/11/2021 9Bu yükümlülük, adil yarg ılanma hakk ının güvencelerinden biri olarak kabul edilmelidir. (Engin Selek , B. No: 2015/19816, 8/11/2017, 58). 41. Öte yandan Anayasa Mahkemesi, içtihat farkl ılığını değerlendirdi ği bir karar ında Yarg ıtay ın istikrarl ı olarak uygulanan içtihattan ayr ılarak yeni bir yakla şımı benimsemesi hâlinde kamuoyu nezdinde yarg ıya olan güvenin muhafaza edilmesi bak ımından yeni yakla şımın istikrarl ı bir şekilde uygulanmas ı gerektiğine dikkat çekmi ş ve içtihat de ğişikliği sonucunda benimsenen yakla şımın uygulamada birli ği sağlamakla görevli yüksek mahkemeler taraf ından istikrarl ı olarak uygulanmamas ının adil yarg ılanma hakk ını ihlal edebilece ğine karar vermi ştir (Hakan Alt ıncan [GK], B. No: 2016/13021, 17/5/2018, 48). 42. Anayasa Mahkemesi, sosyal yard ımlaşma ve dayan ışma vakf ı çal ışanlar ının ilave tediye alaca ğına hak kazan ıp kazanmayaca ğı hususunda süregelen içtihat farkl ılığını değerlendirdi ği Yasemin Bodur (B. No: 2017/29896, 25/12/2018, 52) karar ında içtihat farkl ılığının derinleşmiş ve sürekli bir nitelik kazanm ış olduğu, bu durumun davalar ın somut özelliğinden kaynaklanmad ığı ve bu durumun ortadan kald ırılmas ını sağlayacak içtihad ı birleştirme karar ı gibi elveri şli bir mekanizma i şletilmemesi nedenleriyle var ılan sonucun başvurucu için öngörülemez oldu ğu ve yarg ılaman ın hakkaniyetini zedeledi ği sonucuna ulaşmıştır. b.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 43. Başvuruya konu somut davan ın niteliği asl ında tediye alaca ğına ilişkindir. İlk derece mahkemesi ba şvurucular ın hizmet sözle şmesinin i şçi temini amac ı taşıdığını belirtmiştir. Bu nedenle BURULA Ş ile belediye aras ında muvazaa bulundu ğunu dolay ısıyla başvuruculara ilave tediye alaca ğı ödenmesi gerekti ğini ifade etmi ştir. Bursa BAM ise Yarg ıtay karar ını emsal göstererek belediye şirketlerinin 6772 say ılı Kanun kapsam ında olmad ığından ilave tediye alaca ğı ödenmeyece ğini sonucuna varm ıştır. Belediyelerin hissedar ı olduğu şirketlerde çal ışanlar ın ilave tediye alaca ğına hak kazan ıp kazanmayaca ğı hususu Yarg ıtay kararlar ına da konu olmu ştur. Yarg ıtay 22. Hukuk Dairesi belediyeleri n hissedar ı olduğu şirketlerin belediyelerden ayr ı bir tüzel ki şiliği olduğu ve bu şirketleri n belediyelere ba ğlı teşekkül say ılamayaca ğını ifade etmi ştir. 6772 say ılı Kanun'da sermayesinin yar ısından fazlas ı Devlete ait olan şirketlerin kanun kapsam ında olduğu aç ıkça belirtildiği, madde metninde sermayesi belediyeye ait olan şirketlere yer verilmedi ğini ifade etmiştir. Bu sebeple belediyelerin hissedar ı olduğu şirketler 6772 say ılı Kanun kapsam ında bulunmad ığı sonucuna varm ıştır (bkz. 18). Yarg ıtay 9. Hukuk Dairesi de belediyelerin hissedar ı olduğu özel hukuk hükümlerine tabi şirketleri 6772 say ılı Kanun kapsam ında kabu l etmemekte ve bu şirketlerin, i şçilerine ilave tediye ödeme yükümlülü ğü bulunmad ığını ifade etmektedir (bkz. 19). Sonuç olarak Yarg ıtay Daireleri aras ında belediyenin hissedar ı olduğu şirketlerin 6772 say ılı Kanun kapsam ında olmad ığı konusunda görü ş ayr ılığı bulunmamaktad ır. 44. Somut olayda da Bursa BAM, Yarg ıtay Dairelerinin benimsedi ği görüş doğrultusunda karar vererek belediyenin hissedar ı olduğu BURULA Ş'ın 6772 say ılı Kanun kapsam ında say ılamayaca ğını ifade etmi ştir. Başvurucular ın özel hukuk tüzel ki şisinin çal ışanı olmas ı nedeniyle ilave tediye alaca ğından faydalanmayaca ğını belirtmiştir. 45. Bu ba ğlamda Anayasa Mahkemesi, Yarg ıtay ın ilgili Daireleri taraf ından istikrarl ı olarak uygulanan bir içtihattan ayr ılma söz konusu olmad ığından somut olay ın yukar ıda an ılan Yasemin Bodur başvurusundan farkl ı olduğuna işaret etmektedir. Başvuru Numaras ı: 2019/11052 Karar Tarihi : 23/11/2021 1046. Yarg ıtay dairelerinin vermi ş olduklar ı kararlarda vard ıklar ı sonuca hangi nedenle ula şıldığını başvurucu ve üçüncü ki şiler taraf ından objektif olarak anla şılmas ına imkân verecek yeterli gerekçeler sunmaktad ır. 47. Somut olaya konu belediyelerin hissedar ı olduğu şirketlerde çal ışan personelin ilave tediye alaca ğına hak kazan ıp kazanmayaca ğı hususunda süregelen içtihat farkl ılığı bulunmamaktad ır. Aksine Daireler belediyelerin hissedar ı olduğu şirketlerin 6772 say ılı Kanun kapsam ında olmad ığına ilişkin görüş birliğine sahiptirler. Bursa BAM 9. Huku k Dairesi de belediyenin hissedar ı olduğu şirketin 6772 say ılı Kanun kapsam ında olmad ığını ifade etmi ş ve başvurucular ın bu sebeple ilave tediye alaca ğından faydalanamayacaklar ı sonucuna varm ıştır. Yap ılan tespit ve var ılan sonucun öngörülemez olmad ığı gibi bu hususun yarg ılaman ın hakkaniyetini zedelemedi ği anlaşılmaktad ır. 48. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurucular ın Anayasa n ın 36. maddesinde güvence altına al ınan adil yarg ılanma hakk ının ihlal edilmedi ğine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. Hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL ED İLEBİLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ı kapsam ındaki hakkaniyete uygun yarg ılanma hakk ının İHLAL ED İLMEDİĞİNE, C. Yarg ılama giderlerinin ba şvurucular üzerinde BIRAKILMASINA, D. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 23/11/2021 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi. Ba şkan Üye Üye Hasan Tahsin GÖKCAN Hicabi DURSUN Recai AKYEL Üye Üye Selahaddin MENTE Ş İrfan FİDAN