13. Hukuk Dairesi 2014/31812 E. , 2014/28875 K. "" MAHKEMESİ : Ankara 2. Tüketici Mahkemesi TARİHİ : 19/06/2014 NUMARASI : 2013/2516-2014/1768 Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, bankanın kendisinden dosya masrafı…
**13. Hukuk Dairesi 2014/31812 E. , 2014/28875 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 2. Tüketici Mahkemesi TARİHİ : 19/06/2014 NUMARASI : 2013/2516-2014/1768 Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı bankadan konut kredisi kullandığını, bankanın kendisinden dosya masrafı vs. Adı altında fazla para tahsil ettiğini belirterek, fazla hakları saklı kalarak 1.200 TL.nin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini artırmıştır. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 1.200 TL.nin dava tarihinden 1050 TL.nin ıslah tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı banka tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, eldeki davada 1.200 TL.nın ödetilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile de, toplam 2.250 TL.nın tahsilini talep etmiş olup, mahkemece, kısa kararda davanın kabulü ile toplam 2.250 TL.nin tahsiline, 1.200 TL.ye dava , bakiye 341,50 TL.ye ıslah tarihinden avans faizi ile tahsiline karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda 1.200 TL.nin dava 1050 TL.nin ıslah tarihinden avans faizi ile tahsiline şeklinde karar verilmiştir. Bu hali ile kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmış bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2009/19-109 Esas ve 2009/123 Karar sayılı ilamında değinildiği üzere, 10.04.1992 tarih, 1991-7 Esas 1992-4 Karar Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince, hâkimin tefhim etmiş olduğu kısa kararla gerekçeli karar uyum içinde olmalıdır. Yargı erkinin görev ve yetkisi, Anayasa ile yasaları amaçlarına uygun olarak yorumlayıp uygulamak, keza İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcılığını gözetmekten ibarettir. Kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm arasındaki çelişkiye cevaz verilmemesinin amacı, kamunun mahkemelere olan güveninin sarsılmamasına yöneliktir. Tefhim edilen hüküm başka, gerekçeli karardaki hüküm veya gerekçe başka ise bu durumun mahkemelere olan güveni sarsacağı tartışmasızdır.