T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/207 - 2026/15 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/207 KARAR NO : 2026/15 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2024 NUMARASI : 2024/50 Esas - 2024/519 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/01/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/01/2026 Mahalli mahkemesince verilen kara…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/207 - 2026/15 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/207 KARAR NO : 2026/15 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/09/2024 NUMARASI : 2024/50 Esas - 2024/519 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/01/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 15/01/2026 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili dava dilekçesinde; 24.05.2022 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı motosiklet sürücüsünün davacıların desteği ...'a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında ...'ın vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kaza nedeni ile İzmir 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/535 E. sayılı dosyası ile açılan dava sonucu araç sürücüsünün ceza aldığını, davalı sigorta şirketinin davacıların zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 100,00.-TL olmak üzere toplam 400,00.-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili daha sonra talebini 11/06/2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile; murisin eşi ... için 712.658,20 TL, oğlu ... için 70.144,10 TL, annesi ... için 153.560,76 TL ve babası ... için 112.118,09 TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, başvuru şartının usulüne uygun yerine getirilmemesi nedeni ile dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, hesaplamanın Genel Şartlar'da öngörülen esaslara göre yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması nedeniyle davanın reddi gerektiğini, soruşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporu ile müteveffanın kusurlu olduğunun belirlendiğini, kusur tespiti yapılması gerektiğini, ceza dosyasının celbi gerektiğini, davacı tarafça eksik evrakla başvuru yapıldığından temerrüdün gerçekleşmediğini, avans faizi talep edilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma (maddi) tazminatı istemine ilişkin olduğu, 24/05/2022 tarihinde davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı olup, dava dışı sürücü ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı aracın yaya olan davacılar murisi ...'a çarpması sonucunda ölümüne sebebiyet verdiği, alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda davalı sigorta şirketinden ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %25 oranında, davacılar murisi ...'ın ise %75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, murisin kaza tarihi itibariyle gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğu, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen hesap raporunda ise; dava konusu trafik kazası nedeniyle; murisin eşi davacı ...'ın 712.658,20 TL, oğlu davacı ...'nin 70.144,10 TL, annesi davacı ...'nin 153.560,76TL ve babası davacı ...'nın 112.118,09 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının bulunduğunun belirlendiği anlaşılmakla, davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi nedeniyle TBK'nın 53 ve 2918 sayılı KTK'nın 91 ve 85.maddeleri gereğince sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti (2.500.000,00.-TL) ile sınırlı olmak üzere sorumlu olması nedeniyle; "Davanın KABULÜ ile; a) Davacı ... yönünden; toplam 712.658,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 30/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı sigorta şirketinden alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE, b)Davacı ... yönünden; toplam 70.144,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 30/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı sigorta şirketinden alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE, c)Davacı ... yönünden; toplam 153.560,76 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 30/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı sigorta şirketinden alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE, d)Davacı ... yönünden; toplam 112.118,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihi olan 30/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla davalı sigorta şirketinden alınarak adı geçen davacıya VERİLMESİNE" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ...AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu poliçe limiti söz konusu mahkeme nezdinde hatalı değerlendirilmiş olup teminat limitinden fazlaya tutarla sorumlu tutulduğunu, kararda; "Dosya kapsamı incelendiğinde; dava konusu trafik kazasına karısan, ... plakalı aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının 29.10.2021-29.10.2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı Sigorta Şirketi tarafından düzenlendiği, kaza tarihi itibarıyla poliçenin geçerli olduğu, kaza tarihi itibarıyla geçerli poliçe limitinin ölüm halinde kişi basına 2.500.000,00.-TL olduğu anlaşılmaktadır." denildiğini, fakat kaza tarihi 24.05.2022 tarihinde söz konusu KTK-ZMSS poliçesinin Kişi Başı Ölüm/Sakatlık Teminat limiti 500.000,00-TL olduğunu, teminat limitinin fazlasına ait söz konusu müvekkil sigorta şirketinin bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı ... yönünden; toplam 712.658,20 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... ... yönünden; toplam 70.144,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı ... yönünden; toplam 153.560,76 TL destekten yoksun kalma tazminatının davacı ... ... yönünden; toplam 112.118,09 TL destekten yoksun kalma tazminatının teminat limiti 500.000,00 TL üzerinden garameten dağıltılması gerektiğini, dava konusu kazada ilgili Karayolları kusurlu olup, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusursuz olması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, İzmir C. Başsavcılığının sunulan 14.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda, olay yerinde kavşak olmadığı, trafik ışıkları olduğu, ışıkların araç sürücülerine yeşil yandığı, yayalara kırmızı ışık yanarken karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya ...’ın asli kusurlu olduğu, sürücü ...’ın kavşaklara yaklaşırken hızını azaltmadığından tali kusurlu olduğu, yayanın ise kırmızı ışıkta geçmekten asli kusurlu olduğunun belirtildiğini, kazanın oluş şekline göre trafik ışıkları araçlara yeşil yanmakta olup yaya ..., ışıklı yaya geçidinde kendisine yeşil yanarken karşıya geçmesi gerekirken bu kurallara uymadığını, aşırı alkolün de etkisiyle araçlara yeşil yandığı sırada dikkatsizce karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını, bu şekilde 2918 sayılı KTK’nın 68/b maddesini ihlal ettiğini, bu nedenle olayda %100 oranında tamamen kusurlu olduğunu, sürücü ...’ın ise, kendisine yeşil ışık yandığı sırada normal süratle kavşağı geçerken yakın mesafeden karşıya geçmeye çalışan aşırı alkollü yayaya çarptığı olayda kusursuz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, İzmir 22.Asliye Ceza Mahkemesince yürütülen 2023/535 E. sayılı dava kapsamında kaza mahallinde mahkemece keşif yapıldığını ve bu keşfe dayanarak tanzim edilen 06/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda yine aynı şekilde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanmış ... plakalı motosiklet sürücüsü ...’ın kusurlu bulunduğunu, sürücü ...’ın, her iki raporda da 2918 S.K'nın 52/1-a maddesi mucibince yaya geçitlerine yaklaşırken hızını azaltmak kuralını ihlal ettiğinden kusurlu bulunduğunu, aktüer bilirkişi raporuna davalı tarafça itiraz edilmediğinden davacı taraf lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu, dolayısıyla davalı şirketin istinaf dilekçesinde geçen teminat limitinin aşıldığı iddiasının dikkate alınması gerektiğini, davalı tarafın 20/05/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi, (EK-1) cevap dilekçesinin aynısı olup işbu dilekçenin içeriğinde ve sonuç kısmında aktüer bilirkişi raporuna dair hiçbir itirazın söz konusu olmadığını, dolayısıyla işbu dilekçede aktüerya hesabına ve teminat limitine dair hiçbir itiraz yer almadığından lehlerine usuli kazanılmış hak doğmuş olup davalı tarafın istinaf dilekçesinde iddia ettiği teminat limitinin aşıldığı iddiası dikkate alınması gerektiğini, yerel mahkemede açılan tazminat davasında avans faizi talep edilmesine rağmen yasal faize hükmedilmesi hatalı olduğunu, davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup her bir davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacılar için hükmedilen toplam tazminat miktarı üzerinden toplam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiş, istinafın değerlendirilmesine ilişkin ek kararın istinafında verilen kesin sürenin usule uygun olmaması nedeniyle ek kararın kaldırılmasını istemiş, davacılar vekili, 13/10/2025 tarihli dilekçesiyle de HMK 349/2. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davalı ...Şirketi vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüme bağlı maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar vekili, 13/10/2025 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddini istemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 349. maddesinin 2. fıkrasında; “…Dosya, bölge adliye mahkemesine gönderilmiş ve henüz karara bağlanmamış ise başvuru feragat nedeniyle reddolunur.” hükmü gereğince, ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yolu başvurusu yapıldıktan sonra feragat edilmesi nedeni ile HMK'nın 349/2. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeni ile reddine karar verilmesi gerekmiştir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta sözleşmesinin kaza halinde kişi başına teminat limiti 500.000 TL olmasına rağmen, kaza başına teminat limiti dikkate alınarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna hükmedilmesi isabetli görülmemiştir. Mahkemece müteveffa yönünden sigortanın limiti belirlenip, garame hesabı yapılarak sonucuna göre gerçek zarar kapsamında davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri gözetilerek tazminat miktarının belirlenmesi hususunda aktüer bilirkişiden yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden karar verilmiş olması nedeniyle, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, davanın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yolu başvurusu yapıldıktan sonra istinaf talebinden feragat edilmesi nedeni ile HMK'nın 349/2. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/09/2024 tarih, 2024/50 Esas - 2024/519 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre, davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf edenlere iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.