11. Hukuk Dairesi 2023/5363 E. , 2024/7304 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/537 Esas, 2023/706 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/177 E., 2020/466 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar
**11. Hukuk Dairesi 2023/5363 E. , 2024/7304 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/537 Esas, 2023/706 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/177 E., 2020/466 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1998 yılından itibaren cüzdan, kemer, valiz ve çanta imalatı, ithalatı, toptan ve perakende satışında faaliyet gösterdiğini, müktesep hak teşkil eden 2001/16567 sayılı markasını 18 ve 25. sınıflara konu mallar ve 35. sınıfa konu hizmetler için edindiği tescille fiilen 17 yıldır kullandığını, davaya konu 2015/76879 sayılı “... ... since 2001 europe brand” marka başvurusuna müktesep hak teşkil eden ... markasının kullanımına ilişkin belgelerin sunulduğunu, taraf markalarının iltibas yaratacak kadar benzer olmadığını, dava konusu başvurunun içerdiği “...” ve “since 2001 European Brand” ibarelerinin davalının marka görselinde bulunmadığını, davalının 18, 25 ve 35. sınıflarda ... ibareli marka tescili ve kullanımının bulunmadığını, sadece 14. sınıfta tescil aldığını ve Türkiye’de sadece gözlük ve saat imalatı ve satışı ile uğraştığını, dava konusu başvurunun 2001/16567 sayılı 18 ve 25. sınıflara konu mallar ve 35. sınıfa konu hizmetler için edinilen tescilin sağladığı müktesep hakka dayanılarak seri marka yaratmak için yapıldığını ileri sürerek 2015/76879 sayılı başvurunun reddine dair 2018-M-1796 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dünyanın önde gelen saat, gözlük, deri ürün, çanta, kemer ve aksesuar ve giyim eşyası üreticilerinden biri olduğunu, Türkiye’de de aktif olarak 1996’dan itibaren başta saatle ve takılar olmak üzere güneş gözlükleri ve aksesuarlar üzerinde aktif olarak kullandığını, müvekkilinin ilk marka başvurusunu yaptığı 2001 itibarıyla ... Inc’in Türkiye’de 1991 tarihli sadece 14. sınıfta saatler emtiası yönünden tescili bulunmakta ise de, yurdışında deri çanta, cüzdan gibi emtia yönünden 100’e yakın tescillerinin bulunup dünyaca tanınır hale geldiğini, Türk pazarına saatler yönünden 1996’da girerek belirli bir tanınmışlık düzeyine ulaştığını, ... Ltd. Şti.’nin 2001 yılında 3. kişilere ait başka tanınmış ... ve ... gibi markaları da adına tescil ettirme girişiminde bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçeisnde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafın önceki 2001 tarihli ... ibareli markasına dayalı müktesep hakkı bulunduğu iddia edilse de, önceki ve sonraki markalar arasında büyük oranda benzerlik oluşmakla beraber davaya konu marka örneğinin içerdiği tali nitelikteki sekil unsurları ve genel marka kompozisyonunun davalının önceki tarihli markalarına yakınlaştığı ve son derece benzer olduğu, davacının önceki markasından uzaklaşıp davalı markasına ayniyete yakın yaklaşma çabasının başvuru marka görseline aynen yansıtıldığından müktesep hak koşullarının davacı açısından oluşmadığı, 2014/05894 sayılı önceki davacı markası açısından ise başvuru markası tarihi esas alındığında uzun süre ihtilafsız kullanma koşulunun gerçekleşmediği için müktesep hakkın oluşmadığı, davalı markalarının asli unsuru olan “...” ibaresini, davalının mal ve hizmetlerinin tanıtımında marka tescili olmaksızın kullandığı “...” sloganını ve davacı markalarının şekil unsuruna yakınlaşan şekil unsuru barındıran ve genel olarak son derece benzer bir marka kompozisyonunu içeren marka örneği ve aynı/benzer mal seçiminde bulunmasının tesadüfi olamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince ve katılma yoluyla davalı şirket vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu marka örneğinin içerdiği tali nitelikteki sekil unsurları ve genel marka kompozisyonunun davalının önceki tarihli markalarına yakınlaştığı, ayrıca davacının önceki markası açısından uzun süre ihtilafsız kullanma koşulunun gerçekleşmediği, bu nedenlerle davacının somut olayda müktesep hakkının bulunmadığı, diğer yandan davalı markalarının asli unsuru olan “...” ibaresini ve davalının mal ve hizmetlerinin tanıtımında marka tescili olmaksızın kullandığı “...” sloganını ve davacı markalarının şekil unsuruna yakınlaşan şekil unsuru barındıran markanın aynı/benzer mallarda başvurulmasının tesadüfi olamayacağı, kötüniyet hususunun somut olayda gerçekleşmiş olması nedeniyle diğer hususların tartışılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davacı ve davalı şirket vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.Mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanunun Hükmünde Kararname'nin 35 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının ve davalı şirketin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.