1. Hukuk Dairesi 2016/10551 E. , 2019/3415 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Davacı, mirasbırakan babası ...’in ..., ..., ..., ..., .…
**1. Hukuk Dairesi 2016/10551 E. , 2019/3415 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Davacı, mirasbırakan babası ...’in ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı toplam 7 parça taşınmazını davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiğini, murisin taşınmaz satmasını gerektirir bir durumu olmadığı gibi davalının da satın alacak ekonomik gücünün bulunmadığını, tüm işlemlerin bedelsiz, mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında tüm mirasçılar adına tescilini istemiştir. Davalı, iddiaların doğru olmadığını, 29.08.2005 tarihli sözleşme ile mirasbırakana ait taşınmazların mirasçılar arasında paylaşıldığını, murisin diğer taşınmazlarının da davacı tarafından kullanıldığını, ayrıca mirasbırakan babasının tüm bakım ve ihtiyaçlarının tarafından karşılandığını, dava dışı eşine ait altınları satarak taşınmazları satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, mirasçılar arasında düzenlenen 29.08.2005 tarihli sözleşme ile mirasbırakana ait taşınmazların paylaşıldığı ve tarafları bağlayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’in ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... parsel sayılı taşınmazlardaki ½ payını 30.05.1997 tarihinde davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiği, 1940 doğumlu mirasbırakan ...’in 14.07.2003 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı kızı Nezaket, davalı oğlu ... ile dava dışı eşi ...'nin kaldıkları anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.