11. Hukuk Dairesi 2025/3106 E. , 2026/294 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/143 Esas, 2025/626 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/212 E., 2024/348 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ta…
11. Hukuk Dairesi 2025/3106 E. , 2026/294 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/143 Esas, 2025/626 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/212 E., 2024/348 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı alacaklı ... tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2020/22963 E. sayılı dosyasından 01.03.2020, 01.04.20 20... .05.2020 tarihli senetler üzerinden asıl borçlu/davalı ... house firmasına karşı icra takibi başlatıldığını, devamında davalı/alacaklı ... tarafından; asıl borçlu/davalı ... house firmasının adreslerine hacze gidildiğini, haciz mahallinde çeşitli makinelerin haczi yapıldığını ve borçluya yedi emin olarak bırakıldığını, sonrasında ise davalı alacaklı tarafından üçüncü sahışlara 89-1 ihbarnamesi gönderilmesi talep edildiğini ve davacı ... Group' a sırasıyla 89-1, 89-2 ve 89-3 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, her üç haciz ihbarnamesinin de muhtara tebliğ edildiğini, tebliğ mazbatalarının üzerine haber verilen komşu isimleri yazılmadığını, ilgili mevzuat ve Yargıtay kararlarına aykırı şekilde tebliğ yapıldığını, davacı firmanın tüm bu tebligatlardan haberdar olduktan sonra .... İcra Müdürlüğü'ne "Dosya borçlusuna halihazırda herhangi bir borcunun bulunmadığını, 09.09.2020 tarihinde aralarındaki tek işleme yönelik 90.910,00 TL' nin ödemesini yaptığını, tüm haciz ihbarnamelerine itiraz ettiğini" bildirdiğini, davacı firmanın işbu bildiriminden sonra; İcra dairesince hiçbir kabul veya red kararı oluşturulmadığını, davacı firmaya herhangi bir tebligat yapılmadığını, davacı firmanın bir anda 11.06.2021 tarihinde fiili haciz işlemi ile karşılaştığını, yapılan tüm tebligatların Şişli de bulunan adresine yapılmasına rağmen bahsedilen mahalde hiçbir haciz işlemi gerçekleştirilmeden direkt davacının ...'deki adresine hacze gelindiğini, adreste haciz işlemi gerçekleştirildiğini, davacının hacizli malların muhafaza yapılmasını engellemek amacı ile haciz tehdidi altında alacaklı vekili ...'ın hesabına 15.000,00 TL ödeme gerçekleştirdiğini, borcun kesinlikle kabul edilmediğini, muhafaza işleminin engellenmesi amacı ile yapıldığını, davacı firmaya ait araca haciz işlendiğini, tüm bankalara da haciz ihbarnamesi gönderildiğinin öğrenildiğini, usulüne aykırı olduğu yönünde 15.06.2021 tarihinde .... İcra Hukuk Mahkemesi' nin 2021/410 E. sayılı dosyası ile şikayet davası açıldığını, şikayetin reddine karar verildiğini, bahsedilen kararın taraflarınca tebliğ edildiğini ve İstinaf başvurusu yapıldığını, davacının hukuka aykırı tebliğlerle aslında tarafı olmadığı bir hukuki ilişkinin tarafı haline getirildiğini, hiçbir surette kendisine ait olmayan senetlerden dolayı icra takibi ile karşı karşıya kaldığını, yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, davacının takip borçlusuna herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının, icra dosyası asıl borçlusu ... House firması ile tek bir ticari işlem yaptığını, bunun neticesinde de davacının 90.910,00 TL'lik borcunu 09.09.2020 tarihinde ödediğini, davalı alacaklının göndermiş olduğu ilk haciz ihbarnamesi tarihi 19.11.2020 tarihinde davacı firmanın dosya borçlusu ... House firmasına hiçbir borcu bulunmadığını, bahse konu icra takibinin dahi 30.09.2020 tarihinde başladığını beyanla, öncelikle icra ve haciz işlemlerinin durdurulmasına, tebligat usulsüzlüğü ile ilgili icra hukuk mahkemesi dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davacının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 89. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine, dosyadaki borçlu kaydının ve hakkındaki hacizlerin iptaline, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise İİK'nın 72. maddesi uyarınca davacının borçlu olmadığının tespitine, borçlu kaydının ve hakkındaki hacizlerin iptaline ve haciz tehditi altında ödemiş olduğu şimdilik 15.000,00 TL'nin faizi ile birlikte istirdadına ve davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; İİK'nın 89/1 hükmü kapsamında üçüncü şahıs tarafından açılacak menfi tespit davasının 15 günlük sürede açılması gerekirken, huzurdaki davanın bu süre geçtikten sonra açıldığını, hak düşürücü sürede açılmayan işbu davanın esasa dahi girmeden usulden reddi gerektiğini, davacıya yapılan tebligatların usulüne uygun olup, usulsuz tebligat konusunda yapılan şikayetin de .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/410 E. sayılı dosyasının 2021/469 karar numaralı 18.06.2021 tarihli kararı ile reddedildiğini, davacı tarafın en geç 19.01.2021 tarihinde haciz ihbarnamelerinin tebliğ tarihinden haberdar olduğunu, usulsüz tebliğ şikayetlerini öğrenme tarihinden itibaren en geç 7 gün içinde usulsüz tebliğ şikayeti yapması gerektiğini, ancak 7 günlük şikayet süresi dolduktan sonra 15.06.2021 tarihinde şikayet yoluna başvurduğunu, zaten usulsüz tebligata ilişkin şikayetin de bu sebeple reddedildiğini, davacının usulsüz tebligata ilişkin iddialarının muteber olmadığını, davacı yanın diğer davalıya karşı borcunun olmadığı iddiasının davalı açısından ehemniyet arz etmediğini, davacının kötüniyet tazminatına da mahkum edilmesi gerektiğini, davacı yanın İİK'nın 89. maddesi gereği borçlu olup, bu davayı açması gereken 15 günlük sürede açmadığını, borçtan kurtulmaya yönelik ikâme edilen bu davanın davalı aleyhine sonuçlanma ihtimalinin mevcut olmadığını, zira senet borçlusunun borcun varlığına itiraz etmediğini savunarak davanın reddine ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminat ödemesine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davalı firmanın söz konusu davada hiçbir şekilde taraf olmadığını, zira davalının ... ile yapılan ticaret sebebiyle borçlandığını ve borcunu da ödeyemediğini, davalı firmanın UYAP sistemi incelendiğinde bir çok ticari işletmeye borcu bulunmakla birlikte ekonomik açıdan zor günler geçirdiğini, davacının üç haciz ihbarnamesine de cevap vermeyip borçlu duruma düşmesiyle davalının hiçbir ilişkisi olmadığını, icra dosyası incelendiğinde davalı ...'ın başkaca ticari işletmelere de haciz ihbarnamesi gönderdiğinin ve o diğer işletmelerin haciz ihbarnamelerine itiraz ettiğinin görüleceğini, mevcut durumda davacının kendi ihmali sebebiyle yaşamış olduğu durumdan davalının hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esas talep olan İİK'nın 89/3 maddesine dayalı menfi tespit davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine, terditli talep olan İİK'nın 72. maddesine dayalı menfi tespit ve istirdat talepleri açısından davalı ... açısından davanın esastan reddine, davalı ... ... A.Ş. açısından ise davacının bu davalıya dava tarihi itibariyle borçlu olmadığının tespiti ile dava öncesi takip alacaklısına ödenen 15.000,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme uyarınca ilk dava tarihi olan 23/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı şirket vekilince ayrı ayrı istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 813.274,77 TL borç miktarı üzerinden gönderilen, 89/1 birinci haciz ihbarnamesinin 19.11.2020 tarihinde, 89/2 ikinci haciz ihbarnamesinin 11.12.2020 tarihinde, 89/3 üçüncü haciz ihbarnamesinin 15.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği, icra dosyası alacaklısı tarafından 11.06.2021 tarihinde davacı ... Group Ltd. Şti.'nin Güngören/İstanbul adresinde haciz işlemi yapıldığı, .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/410 E. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... Group Dış. Tic. ve Tur. Ltd. Şti. tarafından davalı ... aleyhine 15.06.2021 tarihinde açılan şikayet davası olup, mahkemece verilen 18.06.2021 tarihli karar ile şikayetlerin süre aşımından reddine karar verildiği, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi 2022/6126 E. ve 2022/12645 K. sayılı ilamı ile kararın onanmak suretiyle kesinleştiği bu durumda davacıya gönderilen ihbarnameler ve tebliğinde usulsüzlük bulunmadığı kesinleştiğinden İİK'nın 89/3 maddesine dayalı davanın 15 günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığı, davadaki esas talep olan İİK'nın 89/3 gereği açılan menfi tespit talebinin reddi kararında bir isabetsizliğin bulunmadığı, dosyada mevcut bilirkişi raporu ile, davacı ile takipte asıl borçlu olan davalı ... House Ltd. Şti. arasında ticari ilişki bulunduğu, cari hesap ilişkisinin borçlu ... House tarafından davacı ... Group firmasına düzenlemiş olduğu 14.05.2020 tarihli fatura karşılığı 90.910,83 TL tutarlı bir adet faturadan kaynaklı alacak kaydı olduğu, davacı şirket tarafından 09.09.2020 tarihinde cari hesaba konu borcun tamamının nakit tahsilat makbuzu karşılığı ödenerek cari hesap kayıtlarının 09.09.2020 tarihi itibari ile kapatılmış olduğu, davacının 89/1-2-3 haiz ihbarnamelerinin gönderildiği 19.11.2020-11.12.20 20... .01.2021 tarihleri ve dava tarihi olan 23.06.2021 tarihi itibariyle davalı asıl borçlu ... House şirketine borçlu olmadığının tespit edildiği, mahkemece davacının davalı ... House firmasına borçlu olmadığı anlaşıldığından menfi tespit ve takip nedeniyle ödemiş olduğu 15.000,00 TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince ... House şirketinden tahsili talebinin kabulüne, takip alacaklısı davalı yönünden ise, takip alacaklısının davacıya İİK'nın 89. maddesine göre haciz ihbarnamesi göndermesi haklı sebebe dayanmakta olup kötüniyetli olarak kabul edilmediğinden takip alacaklısı ... açısından terditli talebin reddine karar verildiği, davacı 3. kişiye haciz ihbarnamesi gönderilmesinin sebebinin, haciz sırasında takip borçlusunun davacıya düzenlediği faturanın tespit edilmiş olması olduğu, alacaklının fatura borcunun ödenip ödenmediğini bilecek durumda olmadığı bu nedenle takip alacaklısının davacıya haciz ihbarnamesi göndermesinin takip hukukuna uygun bir işlem olduğu, alacaklının kötüniyetli olmadığı anlaşıldığından mahkemece yukarıda yapılan açıklamalara uygun dosya kapsamındaki delillere göre hukuki değerlendirme yapılarak takip alacaklısı ... açısından menfi tespit ve istirdat talebinin reddine karar verilmesinde hukuken bir isabetsizliği bulunmadığı, bu nedenlerle davacı ve davalı ... House İnş. ve Orman Ürün. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... House İnş. ve Orman Ürün. San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı tarafça icra dosyasında hakkında çıkartılan haciz ihbarnamelerine dayalı borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit talebi, bu kabul edilmediği takdirde İİK'nın 72. maddesine dayalı menfi tespit talebi ve taraflarınca ödenen 15.000,00 TL'nin iadesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.01.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.