5. Ceza Dairesi 2008/8437 E. , 2012/4186 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Zimmet suçundan mahkümiyet, resmi belgede sahtecilik suçundan beraet reddedilen vekili Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklara atılı suçlardan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle katılma talebinin reddine dair karar usul ve yasaya uygun olup T.C. ... Bankası vekilinin hükmü temyiz hakkı bulunmayacağından temyiz istemin…
**5. Ceza Dairesi 2008/8437 E. , 2012/4186 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Zimmet suçundan mahkümiyet, resmi belgede sahtecilik suçundan beraet reddedilen vekili Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanıklara atılı suçlardan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle katılma talebinin reddine dair karar usul ve yasaya uygun olup T.C. ... Bankası vekilinin hükmü temyiz hakkı bulunmayacağından temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin sanıklar müdafiilerin ve katılan vekilinin temyizleriyle sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; ... Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nde tahakkuk şefi olarak görev yapan sanık ... ile tahakkuk memuru olarak görevli sanık ...’ın görevleri gereği Müdürlükçe organize edilen sportif müsabakalarda görev alan personele ödenecek ücretlerin tahakkuk işlemlerini yaparken kurumda kalan tahakkuk cetvellerini gerçeğe uygun olarak doldurdukları halde bankaya gönderilen listelerde oynama yaparak, hak sahiplerinden usulsüz olarak kesilen küçük meblağlardan oluşan veya haksız olarak üçüncü kişiler adına tahakkuk ettirdikleri paraların kendilerinin veya fiilen kendi kontrollerinde bulunan söz konusu üçüncü kişilerin hesabına yatırılmasını sağlamaları şeklinde oluşumu kabul edilen eylemlerinin; suça konu paraların görevleri nedeniyle kendilerine tevdii olmaması ve sanıkların bu paralar üzerinde koruma, gözetim sorumluluklarından da söz edilemeyecek olması nedeniyle, zimmet suçunu değil kurumuna karşı zincirleme biçimde dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ayrıca İl Müdürü ve Muhasebe Şube Müdürünün imzaladığı ödeme emirlerinin eki niteliğindeki söz konusu listelerdeki tahrifatın ilgili banka şubesince fark edilme olanağının bulunmaması ve fiilen de ödemelerin bu listelere göre yapılmış olması karşısında zincirleme biçimde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunun unsurlarının da oluştuğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanıklar hakkında tayin olunan hapis cezalarının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesi gereği hükmedilen hak yoksunluklarının sürelerinin karar yerinde gösterilmemesi, Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen haklarında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,