İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2022 tarih, 2021/4 Esas ve 2022/512 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde ... nolu poliçe numaralı Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi bulunan, sigortalı ... A.Ş.'ne ait işletmen…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2739 - 2026/614 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/2739 KARAR NO : 2026/614 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/05/2022 NUMARASI : 2021/4 Esas ve 2022/512 Karar DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 24/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 24/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2022 tarih, 2021/4 Esas ve 2022/512 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde ... nolu poliçe numaralı Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi bulunan, sigortalı ... A.Ş.'ne ait işletmenin çatısında bulunan ve merkezi klima/havalandırma sistemine ait dış ünitenin Kompresör motoru ve sürücü/inverter kartında hasar meydana geldiğini, hasarın ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin sorumluluğu nedeniyle meydana geldiği, 20/03/2020 tarihinde 1.630,00 USD hasar tazminatı ödendiği, halefiyet kuralı uyarınca sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebileceğinin hüküm altına alındığını, söz konusu hükme binaen rücu hakkı doğduğunu, tazminatın rücu hususunda davalı tarafı ödemeye davet etmişse de işbu zararın ödenmemesi neticesinde .... İcra Müdürlüğü’nün 2020/5459 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı neticesinde duran takibe ilişkin işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, bu nedenlerle; yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddia edilen hasar tarihinde ve hasar adresinde (riziko adresi) voltaj dalgalanması olup olmadığının tespiti gerektiğini, aynı adres ve bölgede aynı şebeke hattından beslenen abonelerden aynı tarihlerde voltaj kaynaklı şikayet, ihbar, başvuruların olup olmadığının HMK gereği davacı tarafından ispatlanması aksi halde tespiti gerektiğini, öncelikle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2022 tarih, 2021/4 Esas ve 2022/512 Karar sayılı kararında, davacının sigortalasına ait iş yerinin çatısında bulunan merkezi klima havalandırma sistemine dış ünitesinde bulunan Kompresör motoru ve sürücü/inverter kartının arızalanmasından dolayı poliçe kapsamında olmak üzere hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, yapılan bu ödemenin rücuen tahsili için işbu davanın açıldığını, arızanın elektrik dalgalanmasından kaynaklandığı ileri sürülmesine rağmen davalı kurumdan gönderilen yazı cevabında belirtilen tarihte herhangi bir kesinti yada ihbar olmadığı konusunda bilgi verildiğini, bu konuda herhangi bir delil ibraz edilmediğini, cihazdaki arızanın birçok nedenden kaynaklanmış olabileceğini, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere klima dış ünitesinde meydana gelen teknik bir arızadan kaynaklandığını, ekspertiz raporunun teknik servis raporuna dayandığını, bu raporda arızanın düzensiz elektrik gelmesinden kaynaklandığı belirtilmesine rağmen bu düzensizliğin sebebinin belirtilmediğini, davanın ispatlanamadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda 21/12/2012 tarihli ve 28504 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği esas alınmış olup buna binaen bahsi geçen yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığını, dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken yönetmeliğin 29/12/2020 tarihli ve 31349 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan işbu yönetmelik elektrik enerjisinin tedariki ve dağıtımına ilişkin uyuşmazlıklarda uygulanacağını, ilk derece mahkemesince dosya kapsamındaki ekspertiz raporu göz ardı edilerek hüküm kurulmuşsa da raporda dava konusu olayın şebekeye bağlı voltaj düzensizliğinden kaynaklandığının açıkça tespit edilmiş olduğunu, yapılan tespitlerden anlaşılacağı üzere sigortalı ... A.Ş'de elektrik dalgalanmasını önleyecek tüm düzenleyici ve koruyucu sistemlerin mevcut olduğunu, sigortalı kurumun hiçbir şekilde sorumluluğu yahut ihmali bulunmadığını, yerel mahkeme tarafından dava konusu olayın oluşuna ilişkin tüm tespitlerin yer aldığı işbu eksper raporu göz ardı edildiğini, ...ın sorumluluğunun "Tehlike sorumluluğu" olduğuna dair Yargıtay kararlarının mevcut olduğunu, mahkemenin gerekçeli kararında hasarın meydana geldiği tarihte başka abonelerden bir ihbar alınmadığı hususunun hasarın meydana geldiği yer dışında başka abonelerden şikayet gelmemiş olmasının hasarın voltaj düzensizliğinden meydana gelmediği anlamını taşımadığını, hasara konu scroll tip inverter kompresör ilk çalışma esnasında düşük güç ile başlayıp kendini korumaya alacak şekilde üretildiğini, ancak her zaman düşük güçte çalışmayıp yüksek çalışma devirlerinde de kullanılacak olup bu durumda yüksek akım çekmeye müsait bir cihaz olduğunu, şirketin elektronik cihazlarını sigortalatmasının bir sebebinin de bu tarz durumlarda güvence oluşturmak olduğunu, meydana gelen hasarın tamamen davalı şirket ... Elektrik Dağıtım A.Ş tarafından sağlanan şebeke hattındaki voltaj dalgalanmasına karşı cihazın kendi hassasiyetinden kaynaklanan bir arıza olup arızanın davalı şirketin sağladığı elektrik şebekesinden kaynaklandığı gerçeğini değiştirmemekte olduğunu, riziko yerindeki hasar gören elektrik sağlayan şirket tarafından döşenen elektrik tesisatından veya ilgili makinelerin kendi tesisat hatasından kaynaklanmasının mümkün olmadığını, bu nedenlerle; muhtemel bir icra takibi başlatılması durumunda tehir-i icra talebinin kabulüne, yeniden inceleme yapılarak .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13.05.2022 tarih ve 2021/4 E., 2022/512 K. sayılı kararının hukuka aykırı olması nedeni ile kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2022 tarih, 2021/4 Esas ve 2022/512 Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, davacı sigortacının, sigortalısına yaptığı ödemenin zarardan sorumlu olduğu ileri sürülen davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf başvurusunda ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. EPDK Elektrik Dağıtımı Ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’nin 26.maddesine göre zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren 10 (on)/30 (otuz) iş günü içerisinde talepte bulunulabileceği yönündeki düzenleme emredici bir hüküm olmayıp, madde metninden de anlaşılacağı üzere zarar görene verilmiş bir ödev değil hak niteliğindedir. Somut olayda, her ne kadar 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 22/17 fıkrasında eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğu düzenlenmiş ise de, hasarın 10/01/2020 tarihinde gerçekleştiği, raporun hasardan yaklaşık 2 ay sonra 06/03/2020 tarihinde servis raporuna dayanılarak tahmine dayalı düzenlendiği, yapılan açıklamalar dikkate alındığında somut olayda alınan eksper raporunun bu haliyle delil olarak itibar edilecek türden bir belge olduğundan söz edilemez. Davalı şirket tarafından cevabi müzekkere ile de ilgili tarihte ve adreste cihaz hasarına sebebiyet verebilecek herhangi bir kesinti veya arıza kaydı bulunmadığı, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere hasarın şebeke geriliminden kaynaklı dalgalanmalardan veya elektrik kesintisinden kaynaklanmadığı, klima dış ünitesinde meydana gelen teknik bir arızadan kaynaklandığı anlaşılmakla ispat külfeti üzerinde olan davacı sigorta şirketi mevcut delil durumu ve dosya kapsamı itibariyle klimada oluşan hasarın elektriksel dalgalanmalar sonucu yüksek amperden kaynaklandığı konusundaki iddiasını ispatlayamadığından Mahkemece davanın reddine yönelik tesis edilen karar isabetli olup davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)- .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/05/2022 tarih, 2021/4 Esas ve 2022/512 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2)- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 651,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle; 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 24/03/2026 tarihinde karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır