2. Hukuk Dairesi 2014/5899 E. , 2014/8358 K. "" MAHKEMESİ :Zonguldak 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :29.11.2012 NUMARASI :Esas no:2011/169 Karar no:2012/1097 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık…
**2. Hukuk Dairesi 2014/5899 E. , 2014/8358 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Zonguldak 1. Aile Mahkemesi TARİHİ :29.11.2012 NUMARASI :Esas no:2011/169 Karar no:2012/1097 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 119.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.08.04.2014(Salı) KARŞI OY YAZISI Davacılar, küçükken davalı ve (ölen) eşi tarafından evlat edinilen kendi öz çocukları Nurseza ile aralarında kişisel ilişki tesisine karar verilmesini istemektedirler. Mahkemece, istek reddedilmiştir. Davacıların kişisel ilişki kurmak istedikleri Nurseza 4.7.1985 doğumludur. Küçükken davalı ve (ölen) eşi tarafından 15.9.1989 tarihinde birlikte evlat edinilmiştir. Evlatlık, ergin olduktan sonra “orta düzeyde mental reterdasyon” tanısıyla Türk Medeni Kanununun 405'nci maddesinde yer alan sebeple kısıtlanarak Zonguldak 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2.2.2012 tarihli kararıyla evlat edinen Serafettin velayeti altına bırakılmıştır. Buna göre dava, akıl zayıflığı sebebiyle kısıtlanan ve kendisini evlat edinenin velayeti altında bırakılan ergin kişiyle gerçek anne ve babası arasında kişisel ilişki tesisine ilişkindir. Mahkeme; “kısıtlı ile velisinin Almanya'da, davacıların ise Türkiye'de yaşadıklarını, sınır ötesi kişisel ilişkinin, engelli bir birey için özel eğitiminin devamlılığına ve bakım görevinin aksamasına yol açacağını, kişisel ilişkinin engellinin Almanya'da devam eden yaşamına ve gelişime katkı sağlamayacağını” belirtmektedir. Mahkeme bu sonuca, pedagog tarafından düzenlenen raporu esas alarak ulaşmıştır. Uzman bilirkişi, engelliyi görmemiştir.