Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun göndermek istediği mektuba el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza infaz kurumunda hükümlü olarak bulunan başvurucunun göndermek istediği mektuba el konulması nedeniyle haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 25/4/2016 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmiştir. Başvurucu anılan görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hükümlü olarak Bolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (İnfaz Kurumu) bulunmaktadır. Başvurucu, Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneğine (Dernek) 13/10/2016 tarihinde bir mektup göndermek istemiştir. Dört sayfadan oluşan mektubun ilgili kısımları şöyledir:"...Kendimi olabildiği kadar tanıtmak ve sorunları sizlere aktararak çalışmalarınıza katkı sunmaya çalışacağım...Hukuk fakültesi öğrencisiyken tutklandım, müebbet hapis cezası aldım...Çok özel ayrıksı beğeni ve umutlarım yok...Kendimi nasıl mı hissediyorum? bu günlerde kendimi iyi hissetmiyorum.. şehirler yıkılıyor, bombalanıyor, buna dur diyen insanlar bodrumlarda feryat ederken yanmış bedenlerle kaşılaşıyoruz..Devlet üyeleri orada sivillerin öldürülmediğini, şehirlerin yendiden inşa edileceğini söylüyorlar...bedeni sahile vuran bebek ve bunun gibi böyle bir dönemde kendini iyi hissetmek mümkün olmuyor...İçeride ağır hastalığı olan çok kişi var, yasa çerçevesinde rahatsızlığı nedeniyle başvuru yapanlar oldu, ölüm riski olanları bırakın tahliye etmeyi doğru dürüst tedavileri yapılmadı...Tam on yıl alerjiürtiker deri hastalığı yaşadım...alerji birimleri var bunlardan birine götürülseydim onca sıkıntıyı yaşamazdım...şimdi yine var ama aşırı değil...ilerlemiş varis var...böbrekte arıza var...Bu rahatsızlıklar için ilaç kullandım ama genelde bir iyileşme görmedim...burada sürekli doktor bulunmaması ayrı sıkıntı...hastanelerdeki doktorların bazısının gelen hastanın tutuklu, siyasi olunca tavır alması...kelepçeleri açmadan tedavi yapılması...Bunun dışında temizlik maddelerini kendimiz satın almak zorunda kalıyoruz...Ülkeye ve ortadoğuya barışın ve özgürlüğün erken gelmesi, yaşam bulması dileğiyle... " İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının (Disiplin Kurulu) 1/9/2015 tarihli sakıncalı mektup değerlendirme kararıyla mektubun alıkonulmasına karar verilmiştir. Anılan kararda, ilgili mevzuat hükümleri hatırlatıldıktan sonra mektubun içeriğinde kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış ifadeler olduğu gerekçesine yer verilmiştir. Başvurucu tarafından anılan karara karşı Bolu İnfaz Hâkimliğine (İnfaz Hâkimliği) yapılan itiraz 9/3/2016 tarihli kararla reddedilmiştir. Karar gerekçesinde; mektubun kişi veya kuruluşları paniğe yöneltecek yalan ve yanlış ifadeler içerdiği, bu hâliyle örgüt mensuplarının mektuplaşması niteliğini taşıdığı vurgulanmıştır. Başvurucu tarafından bu karara karşı Bolu Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz 12/4/2016 tarihli kararla reddedilmiştir. Kararda, İnfaz Hâkimliği kararının usul ve yasaya uygun olduğuna ilişkin değerlendirmeye yer verilmiştir. Nihai karar 14/4/2016 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 25/4/2016 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında hükümlü ve tutukluların gönderdiği veya kendilerine gönderilen mektupların denetlenmesine dayanak oluşturan mevzuata yer vermiştir (Ahmet Temiz, B. No: 2013/1822, 20/5/2015, §§ 16-20).