10. Hukuk Dairesi 2009/15505 E. , 2011/2744 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi No :421-526 Dava, davacının çakışan SSK hizmetleri dışındaki 20/4/1982-1/2/1990 tarihleri arasında kalan 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılık süresinin tespiti ile sözkonusu sürenin SSK'ya tabi sigortalılık süresiyle birleştirilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerin…
**10. Hukuk Dairesi 2009/15505 E. , 2011/2744 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :421-526 Dava, davacının çakışan SSK hizmetleri dışındaki 20/4/1982-1/2/1990 tarihleri arasında kalan 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılık süresinin tespiti ile sözkonusu sürenin SSK'ya tabi sigortalılık süresiyle birleştirilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi Meral Yıldırım tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacının vergiye kayıtlı olduğu dönemler esas alınarak ve 01/09/1989-30/10/1989 arasındaki çakışan SSK'ya tabi süreler dışlanmak suretiyle karar verilmesinde bir isabetsizlik yoksa da; davacının, 1479 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalılık niteliğinin varlığı için asli ve zorunlu koşul, “kendi adına ve hesabına bağımsız (ve eylemli) çalışma” olgusu olup; sadece, tanık anlatımlarına dayalı olarak kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun mevcut olduğu sonucuna varılması hatalıdır. Davanın yasal dayanakları olan 01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Kanunun 24 ve 25. maddelerinde “...kendi adına ve hesabına çalışanlar olarak nitelendirilen bağımsız çalışanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına yazılı olan gerçek kişiler...”, “meslek kuruluşuna yazılarak çalışmaya başladıkları tarihten itibaren” zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılmışken, anılan maddelerde 19.04.1979 gün ve 2229 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile meslek kuruluş kaydı zorunluluğu kaldırılarak, “kendi adına ve hesabına” çalışma koşulu ve belirtilen nitelikte çalışmaya başlama tarihi sigortalılık niteliğini kazanmak için yeterli kabul edilmiştir. 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Kanun ile yapılan düzenlemede, kendi adına ve hesabına çalışma koşuluna ek olarak “gerçek ve götürü usulde gelir vergisi mükellefi olanlar” için mükellefiyetin başlangıç tarihinden, “kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmakla beraber gelir vergisinden muaf olanlardan kanunla kurulu meslek kuruluşlarına usulüne uygun olarak kayıtlı olanlar” kayıtlı oldukları tarihten itibaren sigortalı sayılmaktadır. 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikte ise, bu kez; “gerçek ve götürü usûlde gelir vergisi mükellefi olanlar, Esnaf ve Sanatkarlar Siciline kayıtlı bulunanlar veya kanunla kurulu meslek kuruluşuna usulüne uygun kayıtlı bulunanlardan” gelir vergisi mükellefi olanlar, mükellefiyetin başlangıç tarihinden, gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanlar da Esnaf ve Sanatkarlar Siciline veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıt oldukları tarihten itibaren kendiliğinden sigortalı sayılmışlardır.