1. Hukuk Dairesi 2012/13518 E. , 2013/438 K. "" MAHKEMESİ : KADİRLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı, maliki olduğu çekişme konusu 34 sayılı parseldeki 1/2 payını ala…
**1. Hukuk Dairesi 2012/13518 E. , 2013/438 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KADİRLİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 17/11/2011 Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Davacı, maliki olduğu çekişme konusu 34 sayılı parseldeki 1/2 payını alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla davalıya devrettiğini ancak, daha sonra taşınmazın iade edilmediğini ileri sürerek, tapunun iptali ile adına tescili isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. İddianın içeriğinden ve ileriye sürülüş biçiminden davada taraf muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır. Çekişmeli, 487 ada 34 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının davacı tarafından 16.01.1989 tarihinde oğlu olan davalıya satış suretiyle temlik edildiği kayden sabittir. Taraf muvazaası hukuksal nedenine dayalı iddianın 5.2.1947 tarih, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı delille kanıtlanabileceği ancak davacının yazılı delil ibraz etmediği açıktır. Ne var ki; davacı 17.11.2011 tarihli dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanmıştır. Hemen belirtilmelidir ki; yazılı bir belgenin veya yazılı bir delil başlangıcının bulunmadığı durumda, iddia sahibinin son başvuracağı çare karşı tarafa yemin teklif etmektir. Bilindiği üzere; yemin 6100 sayılı HMK’nun 228. (1086 sayılı HUMK’nun 337. vd. ) maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen ve davayı sonuçlandıran yasal ve kesin delildir. 05/02/1947 tarih, 20/6 sayılı İnançları Birleştirme Kararı uyarınca iddiasının yazılı delille kanıtlayamayan kimsenin karşı tarafa yemin teklif etme hakkının bulunduğu sabittir. Oysa eldeki davada davacıya bu olanak tanınmamıştır. Hal böyle olunca; davacıya yemin önerme hakkının hatırlatılması, bu hakkın kullanılması halinde hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir. Davacı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,21.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.