10. Ceza Dairesi 2021/311 E. , 2023/7851 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/215 E., 2015/1069 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu…
**10. Ceza Dairesi 2021/311 E. , 2023/7851 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/215 E., 2015/1069 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık hakkında, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.03.2015 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli ve 2015/215 Esas, 2015/1069 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 192 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; kararı temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (İlk Derece Mahkemesinin kabulüne göre) Suç tarihinde dosya arasında mevcut 08.12.2014 tarihli tutanaktan anlaşılacağı üzere, sanığın polisleri görünce paniklediği, bunun üzerine görevli polis memurlarının sanıktan kimlik sordukları ve sanığın üzerinden bir içimlik esrar maddesinin olup olmadığını sordukları, sanığın sigara paketini çıkardığı, bu sırada esrar maddesini polislerin gördükleri, temelde bu hususun rızai teslim olduğu, sanığın bu hususu emniyet ifadesi ile de belirttiği, sanık hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine, dosyanın denetimli serbestlik şube müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği, tedavi ve denetimli serbestlik hükümlerinin uygulanması için dosyanın İzmir Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğüne gönderildiği, sanık hakkında çıkarılan usulüne uygun davetiyeye rağmen sanığın İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmadığı, ekspertiz raporuna göre sanıkta yakalanan maddenin uyuşturucu madde olduğunun anlaşıldığı, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, itibar edilemeyeceği ve sanığın bu suretle müsnet suçu işlediği, gerekçesiyle sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Somut olayda, sanığın 08.12.2014 tarihli eylemi ile ilgili olarak düzenlenen 02.03.2015 tarihli iddianame içeriğinde, açık bir şekilde, sanığın daha önce işlemiş olduğu 30.07.2014 tarihli eylem nedeniyle sanık hakkında daha önce verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunduğu ve sanığın bu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle 2014/82837 Soruşturma numarası üzerinden kamu davasının açıldığı belirtilerek, sanığın incelemeye konu 08.12.2014 tarihli eyleminin de bahsi geçen erteleme kararının ihlali olacağından bahisle kamu davasının açılmış olduğu belirtilmesine rağmen, 30.07.2014 tarihli eylem ile ilgili açılan kamu davasına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmadan ve dosyası getirtilmeden, 08.12.2014 tarihli eylem ile ilgili ayrı bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmadığı halde sanığın İzmir Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurmadığından bahisle mahkûmiyetine karar verilmişse de; Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sorgulamasında sanık hakkında, 30.07.2014 tarihli eylem nedeniyle 06.11.2014 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verildiği, sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uygun davranmaması nedeniyle 2014/82837 Soruşturma numarası üzerinden 24.02.2015 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli, 2015/168 Esas ve 2015/334 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği ve kararın 09.04.2015 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmakla; Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının ihlali üzerine açılan kamu davasında verilen hüküm, aynı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava açma koşulunun oluşup oluşmadığı yönünden yapılacak değerlendirmede inceleme konusu davada verilecek kararı da etkileyeceğinin gözetilmesi gerektiği, Dairemizin 11.07.2023 tarihli ve 2022/13613 Esas, 2023/6376 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı usulüne uygun kesinleşene kadar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan işlenen tüm suçların tek suç olup ancak alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği, Ancak, 30.07.2014 tarihli eylem nedeniyle verilen 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak açılan kamu davasında yürütülen yargılama, "ceza verilmesine yer olmadığı" kararı ile sonuçlanmış olduğundan, ceza verilmesine yer olmadığı kararına konu suç nedeniyle verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hukuki geçerliliğini yitirdiği ve sonraki suça ilişkin olarak 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine engel olmayacağı, bu nedenle sonraki suçlara ilişkin olarak yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği, buna bağlı olarak, “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı verilmeden açılmış olan kamu davasında kovuşturma şartı bulunmadığından kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere “durma kararı” verilmesi gerekeceği, İnceleme konusu 08.12.2014 tarihli eylem nedeniyle 02.03.2015 tarihli iddianame ile doğrudan kamu davası açılmasına dayanak olan ve 30.07.2014 tarihli eylem nedeniyle verilen 06.11.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak açılan kamu davasında, İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.04.2015 tarihli, 2015/168 Esas ve 2015/334 Karar sayılı ceza verilmesine yer olmadığına dair kararının temyiz edilmeden kesinleştiği ve bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilse dahi sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi gereğince kanun yararına bozma kararı verilebileceği, kesinleşmiş bir mahkeme kararının yok sayılamayacağı da dikkate alındığında; Sanık hakkında ilk eylemi nedeniyle verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkmış olduğu, 08.12.2014 tarihli eylem nedeniyle doğrudan kamu davası açılamayacağı, öncelikle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekeceği, kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere "durma" kararı verilerek gereği için ilgili Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli, 2015/215 Esas ve 2015/1069 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.09.2023 tarihinde karar verildi.