5. Ceza Dairesi 2006/3928 E. , 2010/2470 K. Zorla kaçırıp alıkoymak ve ırza geçmek, dolandırıcılık ve şantaj suçlarından sanık ...’nun yapılan yargılanması sonunda; dolandırıcılık ve alıkoyma suçlarından beraetine, ırza geçme suçunun ise reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma vasfında kabulüyle mahkümiyetine dair, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.07.2005 gün ve 2005/43 Esas, 2005/225 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi …
**5. Ceza Dairesi 2006/3928 E. , 2010/2470 K.** **"İçtihat Metni"** Zorla kaçırıp alıkoymak ve ırza geçmek, dolandırıcılık ve şantaj suçlarından sanık ...’nun yapılan yargılanması sonunda; dolandırıcılık ve alıkoyma suçlarından beraetine, ırza geçme suçunun ise reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma vasfında kabulüyle mahkümiyetine dair, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.07.2005 gün ve 2005/43 Esas, 2005/225 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle dolandırıcılık ve alıkoyma suçlarından verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Reşit olmayan mağdurenin rızasıyla cinsi münasebette bulunma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Mağdureden beş yaştan daha büyük olan sanığın eyleminin hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Yasanın 104/2. maddesine uyan suçu oluşturduğu ve 43. madde de gözetildiğinde fazla ceza öngördüğü için daha lehe olan 765 sayılı Yasanın 416/3, 80. maddelerine göre cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 25.02.2006 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren 23.11.2005 gün ve 2005/103 Esas, 2005/89 sayılı kararıyla 104. maddenin ikinci fıkrasının iptal edildiği, bunun sonucunda fiilin birinci fıkraya uyan takibi şikayete bağlı suça dönüştüğü ve 5560 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiş ise de, suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce işlendiği, 5237 sayılı Yasanın 7/2. maddesi de nazara alındığında uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmakla; öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddelerine göre uzlaşma girişiminde bulunulması, sonuçsuz kalması halinde, 19.12.2006 günlü 5560 sayılı Yasanın 23 ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının mahkemece karar yerinde tartışılması lüzumu, Sanık hakkında şantaj suçundan 765 sayılı Yasanın 192/1-2. maddeleri uyarınca açılan kamu davasıyla ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.