20. Hukuk Dairesi 2013/10287 E. , 2014/2798 K. "" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü, 114 ada 2 parsel sayılı 10250,21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bağ niteliğiyle belgesizden kazandırıcı zamanaş…
**20. Hukuk Dairesi 2013/10287 E. , 2014/2798 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... Köyü, 114 ada 2 parsel sayılı 10250,21 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, bağ niteliğiyle belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tesbit edilmiştir. Davacı, taşınmazın kendisine ait olduğu iddiası ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine ve dava konusu parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; davacı ... tarafından hüküm temyiz edilmekle, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 03/12/2012 gün ve 2012/13156 E.-13747 K. sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; " Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Şöyle ki; raporu hükme esas alınan orman bilirkişi, dosyadaki raporunda, davalı taşınmazın memleket haritasında yeşil alanda kaldığını ve orman sayılan yerlerden olduğunu bildirmiş; Dairenin iade kararı üzerine verdiği ek raporunda ise, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunu bildirmiştir. Bu rapor, çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukukî durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukukî durumunun 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanun hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; çevre parsellerin kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak davalı taşınmazın orman içi açıklığı niteliğinde olup olmadığı saptanmalıdır. 6831 sayılı Kanunun (dava tarihinde yürürlükte bulunan hâliyle) 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. Kanun koyucu ayrı bir kavram oluşturmuş ve hangi nedenle olursa olsun orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat ile özel mülke dönüşme yolunu kapamıştır.