başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ulusal yargı ağı bilişim sistemi uyap aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir başvurucu doğumlu olup ikamet etmektedir başvurucu tarihinde öğrenim gördüğü maltepe ilçesinde bulunan okulu tuvaletinde tanımadığı üçüncü bir kişinin fiilî livata yoluyla cinsel saldırı eylemine maruz kaldığını iddia etmektedir başvurucuya göre bu kişi yetişkin bir erkek şahıs olup kendisine sprey sıkmış ve iğne yapmıştır başvur
başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ulusal yargı ağı bilişim sistemi uyap aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir başvurucu doğumlu olup ikamet etmektedir başvurucu tarihinde öğrenim gördüğü maltepe ilçesinde bulunan okulu tuvaletinde tanımadığı üçüncü bir kişinin fiilî livata yoluyla cinsel saldırı eylemine maruz kaldığını iddia etmektedir başvurucuya göre bu kişi yetişkin bir erkek şahıs olup kendisine sprey sıkmış ve iğne yapmıştır başvuru numarası karar tarihi başvurucu tarihinde hasta olduğu gerekçesi ile okula gitmemiş tarihinde ise başvurucunun annesi okula giderek tarihinde öğrencilere aşı yapılıp yapılmadığını sormuş aşı yapılmadığını öğrenmiştir bunun üzerine başvurucu annesi tarafından kartal lütfü kırdar eğitim ve araştırma hastanesine hastane muayene için götürülmüştür burada yapılan kontrolde başvurucunun akut livataya maruz kaldığı tespiti ile hakkında sağlık raporu tanzim edilmiş ve adli birimlere haber verilmiştir başvurucunun babası yynin kollukta verdiği ifadesinde tarihinde teneffüs esnasında oğlunun yanına gelen sakallı sarı saçlı bir şahsın onu okul tuvaletine götürerek burada iğne vurduğunu ona bir daha okula gelme başka okula git dediğini ve dışarı çıkıp bir araca binerek oradan uzaklaştığını öğrendiğini belirtmiştir kartal cumhuriyet başsavcılığınca cumhuriyet başsavcılığı tarihinde adli soruşturma başlatılmış soruşturma kapsamında adli tıp kurumunca başvurucu hakkında düzenlenen adli rapor temin edilmiştir raporun ilgili kısmı şöyledir anal mukozada çepeçevre kızarıklık ile saat hizasında bir adet ile saat hizasından başlayıp aşağıya doğru ikiye ayrılarak uzanan iki adet olduğu görülmekte çocuğun akut livataya maruz kalmış olduğu vücudunda darp ve cebir izine rastlanmadığı konuşmalarında bir izine rastlanmamakla ve sakin tavırlı olduğu görülmekle birlikte zorlamalı livata olayıyla ilgili olarak ruh sağlığının yerine olduğunun söylenemeyeceği kanaatini bildirir rapordur başvurucuya ait delil niteliği bulunan çamaşırlara cumhuriyet başsavcılığınca ayrıntılı analiz amaçlı el konulmuş ve ayrıca başvurucudan kan örneği alınmıştır bunun dışında tarafların beyanları alınmış başvurucu ilk iki ifadesinde sağlıklı beyanda bulunamamış ancak üçüncü ifadesinde olaya dair detaylı ifade verebilmiştir ilgili kısmı şöyledir öğretmenimiz vden tuvalete gitmek için izin istedim çünkü çişim yoktu derste izin aldıktan sonra birinci kattaki erkekler tuvaletine gittim tuvalete girip çişimi yapmak için ve dizime kadar indirdiğimde kapı arkasında daha önce hiç görmediğim yüzünde örümcek adam şeklinde maskesi olan bir adam geldi elinde iğne vardı bana iğne yapacağını söyledi çantası da vardı ben ve pantolonum dizime kadar dururken o kişi yere çömeldi ve bana iğne yaptı ben o sıra elimi lavabo taşına dayadım adam iğneyi yaptıktan sonra çıktı gitti bende çekip sınıfa girdim öğretmenim vye dışarda bir şahsın birinin bana iğne yaptığını söyledim bana geç yerine dedi ben o gün paydos olduktan sonra eve gittim ve rahatsızlandım cumhuriyet başsavcılığınca tarihinde okula gelen ziyaretçiler ile okulda çalışan iddiaya uygun muhtemel şüpheliler teşhis için başvurucuyla yüzleştirilmiş ancak başvurucu herhangi bir kişiyi teşhis edememiştir başvurucudan alınan çamaşırlar ve kan örneği üzerinde yapılan moleküler genetik inceleme sonucunda başvurucunun çamaşırında meni artığı tespit edildiği bu meni artığının başvurucu ile aynı soyundan gelen birisine ait olduğu belirtilmiştir bunun üzerine başvurucunun babaları bir tek erkek kardeşi olan hyden kan örneği alınmış bu kan örneği üzerinde tekrar moleküler inceleme yapılmış ve meni artığının hyye ait olduğu tespit edilmiştir cumhuriyet başsavcılığınca hynin ifadesi alınmıştır hy ifadesinde pazar günü dışında gündüzleri bir marangozun yanında çalıştığını kardeşi olan başvurucu ile yalnız kalmadığını evdeki başvuru numarası karar tarihi çamaşırlarının aynı kirli sepetine konulduğunu ve bu nedenle oluşabilecek bir bulaşma nedeniyle böyle bir tespitin yapılabileceğini iddia etmiştir cumhuriyet başsavcılığı alınan bilimsel rapora dayanarak hy hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan tarihinde iddianame tanzim etmiştir anılan iddianame kartal ağır ceza mahkemesi tarafından tarihinde iade edilmiş cumhuriyet başsavcılığınca bu karara tarihinde itiraz edilmiş ve kartal ağır ceza mahkemesince itiraz kabul edilerek iddianamenin iadesi kararı kaldırılmıştır buna göre kartal ağır ceza mahkemesince yürütülen kovuşturma sonucunda tarihinde hy hakkında olayın faili olmadığı gerekçesi ile beraat olayın gerçek faillerinin bulunması için ise cumhuriyet başsavcılığına suç duyurusunda bulunma kararı verilmiştir temyiz edilmeyen karar tarihinde kesinleşmiştir öte yandan başvurucu olayın devlet okulunda ders arasında meydana geldiğini iddia ederek millî eğitim bakanlığına müracaatta bulunmuş ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur bu talep üzerine idare tarafından olaya ilişkin bir ön inceleme yürütülmüş ve sonucunda iddia konusu olayın okul içinde meydana geldiğine ilişkin başvurucunun ifadesi dışında somut herhangi bir delil olmadığı gerekçesiyle soruşturma açılmasını gerektiren bir durum olmadığına karar verilmiştir söz konusu ön inceleme için görevlendirilen iki müfettiş tarafından okul müdürü bazı öğretmenler ile güvenlik görevlisinin ifadeleri alınmış başvurucunun sınıfında öğrenim gören üç öğrenci ile de mülakat yapılmıştır ayrıca okulun çevresi ve duvarları ile olayın meydana geldiği iddia edilen okul tuvaleti ve etrafı güvenlik zafiyeti açısından incelenerek fotoğraflanmıştır alınan ifadelerden başvurucunun okulda cinsel suç mağduru olduğu yönündeki iddiası doğrulanamamış dışarıdan birinin okula kolayca girememesi için ise makul birtakım önlemlerin alındığı kanaati rapora yansıtılmıştır başvurucu manevi tazminata ilişkin talebinin idarece reddedilmesi üzerine mahkemesi mahkeme nezdinde tam yargı davası açmıştır söz konusu davada başvurucu cinsel saldırı eyleminin okul tuvaletinde meydana geldiğini okul idaresinin ve sınıf öğretmeninin bu olayın meydana gelmemesi için gerekli olan önlemleri almadığı gibi olaydan sonra da özensiz hareket ettikleri iddiasında bulunmuştur mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda başvurucunun açmış olduğu davanın tarihinde reddine karar verilmiştir ret kararı başvurucunun maruz kaldığı cinsel istismar olayının idarenin hizmet kusuru ile gerçekleştiğine dair illiyet bağını ortaya koyacak bir durum olmaması gerekçesine dayanmaktadır başvurucu tarafından temyiz edilen karar danıştay dairesi tarafından tarihinde onanmıştır onama ilamı başvurucuya tarihinde tebliğ edilmiştir başvurucu tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur iv hukuk a ulusal hukuk tarihli ve sayılı türk ceza tanımlar kenar başlıklı maddesinin numaralı fıkrasının b bendi şöyledir çocuk deyiminden henüz yaşını doldurmamış kişi başvuru numarası karar tarihi sayılı olay tarihinde yürürlükte olan çocuğun cinsel istismarı kenar başlıklı maddesinin numaralı fıkrası şöyledir cinsel istismarın vücuda organ veya sair bir cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilmesi durumunda sekiz yıldan yıla kadar hapis cezasına hükmolunur sayılı görevi kötüye kullanma kenar başlıklı maddesinin numaralı fıkrası şöyledir kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir menfaat sağlayan kamu görevlisi üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır b uluslararası hukuk mevzuat yılında ülkemiz tarafından onaylanan tarihli birleşmiş milletler bm cenevre çocuk hakları maddesi şöyledir çocuk hayatını kazanabilecek bir hale getirilmelidir ve her türlü istismara karşı korunmalıdır tarihli bm çocuk hakları bildirgesinin ilkesi şöyledir çocuk her türlü ihmal zulüm ve sömürüye karşı korunur tarihli ve sayılı resmî gazetede yayımlanan tarihli bm çocuk haklarına dair maddesinin birinci fıkrası şöyledir bu sözleşmeye taraf devletler çocuğun anababasının ya da onlardan yalnızca birinin yasal vasi veya vasilerinin ya da bakımını üstlenen herhangi bir kişinin yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı şiddet veya suistimale ihmal ya da ihmalkâr muameleye ırza geçme dahil her türlü istismar ve kötü muameleye karşı korunması için yasal idari toplumsal eğitsel bütün önlemleri alırlar avrupa hakları mahkemesi avrupa hakları sözleşmesinin sözleşme maddesi kapsamında devletin bireyi üçüncü kişilerden gelecek kötü muamelelere karşı koruma yükümlülüğüne ilişkin olarak bugüne kadar çeşitli kararlar vermiştir b kararında maddenin koruduğu hakkın mutlak niteliğine vurgu yaparak hakkın ihlaline neden olacak eylemin devlet görevlisi olmayan kişi ya da kişilerce işlenme tehlikesinin olduğu durumlarda da belirtilen hak kapsamında bir inceleme yapabileceğini ifade etmiştir ancak bu incelemenin yapılabilmesini söz konusu tehlikenin gerçek olduğunun ve sorumlu devlet otoritelerinin uygun tedbirleri alarak bu tehlikeyi bertaraf edemediğinin başvurucu tarafından ortaya konulması şartına bağlamaktadır nitekim anılan kararda başvurucunun iddia ettiği tehlikenin gerçekliğini ortaya koyacak verileri sunamadığını belirterek maddenin ihlal edilmediği sonucuna varmıştır başvuru numarası karar tarihi benzer şekilde krallık b no kararında kararına da atıf yaparak sözleşmeye taraf devletlerin bireylere karşı devlet görevlisi olmayan üçüncü kişilerden yönelecek işkence insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezayı içeren her tür kötü muameleye yönelik gerekli önlemleri alma noktasında koruma yükümlülüklerinin olduğunu belirtmektedir göre özellikle çocuklar ve korumaya muhtaç insanlar açısından vücut bütünlüğüne yönelik ciddi ihlallere karşı etkili bir caydırıcılığı temin eden devlet koruması gereklidir benzer yöndeki kararlar için bkz ve b no ve krallık b no üçüncü kişilerin eylemlerine karşı bireyi koruma yükümlülüğünün devlete ait olduğuna dair söz konusu içtihat tarafından mahmut b no kararında da tekrar edilmiş ve anılan yükümlülüğün kapsamı daha net olarak ortaya konulmuştur burada devletin bireyleri üçüncü kişilerden sâdır olan işkence insanlık dışı ya da aşağılayıcı muamele veya cezayı içeren kötü muamele eylemlerine karşı koruma yükümlülüğünü somutlaştırmıştır bu kapsamda üye devletlerin anılan koruma yükümlülüğünü ihlal etmesi iki hâlde gündeme gelebilecektir bunlardan birisi üçüncü kişilerin kötü muamele eylemlerine karşı bireylere koruma sağlayan yeterli mevzuatın üye devlet tarafından oluşturulmaması diğeri ise bireylere karşı üçüncü kişilerin kötü muamelede bulunma riskini devletin bildiği ya da bilmesi gereken bazı hallerde önleyici idari tedbirler almaya dönük birtakım makul adımların atılmaması hâlidir z ve krallık b no kararında maddenin demokratik toplumların en temel değerlerinden birini koruduğunu ve mutlak bir yasaklık içerdiğini hatırlatıp krallık kararına atıf da yaparak bireylerin üçüncü kişilerin eylemlerine karşı korunmasının da anılan yasak kapsamında üye devletlerin yükümlülüğü dâhilinde olduğunu tekrar etmiştir bu yükümlülük kapsamında alınması gereken önlemler özellikle çocuklar ile diğer savunmasız kişilerin etkili bir şekilde korunmasını sağlamalı ve kamu otoritelerinin bildiği ya da bilmesi gerektiği durumlarda kötü muamelenin önlenmesi için bazı makul adımların atılmasını da içermelidir benzer yöndeki karar için bkz krallık b no bu ilkeleri belirttikten sonra anılan başvuruda aile içi istismara uğrayan dört başvuran çocuğun maruz kaldığı kötü muamelenin çocukların ailelerinden alınması da dâhil olmak üzere geniş yasal yetkileri bulunan devletin sosyal hizmet memurları tarafından dört buçuk yıl önce öğrenildiğini buna rağmen bu süre boyunca gerekli tedbirlerin devlet tarafından alınmadığını vurgulamıştır bu nedenle söz konusu başvuruda koruma yükümlülüğünün yerine getirilmediğinden bahisle maddenin ihlal edildiği sonucuna varmıştır v