3. Hukuk Dairesi 2024/4030 E. , 2025/2703 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1066 E., 2024/1417 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Turhal 2. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI: 2023/122 E., 2024/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından h
**3. Hukuk Dairesi 2024/4030 E. , 2025/2703 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI: 2024/1066 E., 2024/1417 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Turhal 2. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi SAYISI: 2023/122 E., 2024/253 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin damar tıkanıklığı nedeniyle ilaç tedavisi gördüğünü, bacak ve ayak ağrıları nedeniyle Tokat Devlet Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahi bölümünde muayene olduğunu ve ameliyata alındığını, ancak ameliyatının başarılı bir şekilde tamamlanamadığını ve ambulans ile davalı şirketlerin işlettiği ... Hastanesine gönderildiğini, davalı hastanede Kardiyoloji uzmanı olarak çalışan davalı doktorun müvekkilini ameliyata aldığını ve sağ kasığından girerek sol bacağındaki damara stent taktığını, stendin yanlış takılması nedeniyle müvekkilinin iç kanama geçirdiğini, altı gün yoğun bakımda kaldığını, müvekkilinin hem yanlış ameliyatların vücudunda oluşturduğu tahribatı gidermek hem de hastalığından kurtulmak için tekrar ameliyat olduğunu, vücut bütünlüğünün bozulduğunu ileri sürerek; şimdilik 11.200,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın ameliyat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikten davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...Ş. vekili; ... Hastanesinin ... Manyetik Rezonans Sağlık Hizmetleri ve Turizm A.Ş. bünyesinde hizmet verdiğini, davacının müvekkili Hastane bünyesinde sağlık hizmeti almadığını, bu nedenle müvekkili Hastaneye atfedilecek herhangi bir sorumluluk ve kusurun bulunmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Manyetik Rezonans Sağlık Hizmetleri ve Turizm A.Ş. vekili; davacıya yapılan tıbbi müdahalenin tıp ilimine, hukuka ve etik kurallara uygun nitelikte olduğunu, müvekkili Hastanenin tedavi ilişkisi sebebiyle üzerine düşen her türlü yükümlülüğü yerine getirdiğini ve davacı hastaya sunulan tedavide tıbbi hata niteliğinde bir eylemin sözkonusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili; davacının sol ayak damarının Tokat Devlet Hastanesi KVC Kliniğinde açılmaya çalışıldığını, açılamayınca kurtarıcı işlem olarak diğer davalı ... Hastanesine sevk edildiğini, 05.05.2021 tarihinde hastanın acilen kabul edilerek tıkalı tromboze (pıhtılı) sol ayak damarın başlangıç bölgesinin anjio, balon ve stent işlemi ile başarılı bir şekilde açıldığını, davacının ayağının sonu ayak kesilmesine kadar gidebilecek kötü bir durumdan kurtarıldığını, işlemle ilgili herhangi bir komplikasyon olmadığını, müvekkilinin davacıya yaptığı işlemlerde herhangi bir tıbbi hata bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli kararıyla; kalp damar cerrahisi uzmanları bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 05.05.2022 tarihli raporda; davacıda ileri evre tıkayıcı periferik arter hastalığının bulunduğu, bu rahatsızlığa yönelik çeşitli tedavilerin uygulandığı, dava konusu işlemin endikasyonunun yerinde olduğu, yapılan işlemin damar cerrahisi usullerine uygun bulunduğu, işlem sonrası gelişen komplikasyonun bu işlem sonrası izlenebilen olası komplikasyonlardan olduğu, bu komplikasyonlara yönelik yapılmış tıbbi uygulamalarda tıbbi açıdan kusur, ihmal ve yetersizlik tespit edilmediği görüşüne yer verildiği, aldırılan bilirkişi heyet raporunun bilimsel denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli nitelik taşıdığı, işlemi yapan hekimin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 17.02.2023 tarihli kararıyla; dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporuna karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından itirazlarını içerir dilekçe sunularak, müvekkilinin kronik rahatsızlıkları varsa operasyonun ona göre yapılması, yüksek risk altında olduğu konusunda uyarılması ve operasyondan sonra gözlem altında tutulmasının gerektiği, müvekkilinin ameliyat bölgesindeki kanamanın yanlış yapılan ameliyat neticesinde meydana geldiğine yönelik yaptığı itirazları doğrultusunda yeniden rapor aldırılmasının talep edilmiş olmasına rağmen, Mahkemece özel ve teknik bilgiyi gerektiren konuya ilişkin hususta tarafların yeniden rapor aldırılmasına yönelik talebi konusunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın mevcut şekilde hüküm kurulmuş olduğu gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden görülmesi için, İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu olayda bahsi geçen tıbbi müdahalede hekim kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor tanzim edilmesi için iki ayrı bilirkişi heyetinden görüş alındığı, her iki raporda da davalı doktorun kendi uygulaması içinde herhangi bir kusurunun olmadığı ve tıbbi sonucun uygulamaya ait öngörülebilen bir komplikasyon olduğunun bildirildiği, işlemi yapan hekimin kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; stent bölgesinde sızıntı olan müvekkilinin gerekli kontroller yapılmadan taburcu edildiğini, ağrı şikayeti ile kontrole giden müvekkilinin stent bölgesinde sızıntı olduğunun tespit edilemediğini, bilirkişi raporunda müvekkilinin tedavisi ile ilgili uygulanan yol ve yöntemin tartışmalı olduğu, açık cerrahi yöntem yerine neden riskli yöntemin tercih edildiğinin sorgulanması gerektiğinin belirtilmesine rağmen davalı doktorun uygulamasında herhangi bir kusurunun bulunmadığına kanaat getirilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 05.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda müvekkilinin kronik rahatsızlıkları bulunduğu belirtilmesine rağmen karara dayanak teşkil eden 12.01.2024 tarihli raporda bu hususa değinilmediğini, kronik rahatsızlıkları bulunan müvekkilinin diğer hastalarla aynı muameleye tabi tutularak operasyondan hemen sonra taburcu edilmesinin genel tıp bilimine aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz etmelerine rağmen Mahkemece itirazların değerlendirilmeden eksik rapora göre hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet ilişkisinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle Mahkemece aldırılan bilirkişi kurul raporlarının birbiriyle uyumlu olmasına, meydana gelen tıbbi sonucun komplikasyon olarak nitelendirilmesine, buna göre davalılara sorumluluk yüklenemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.