T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/605 - 2026/259 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/605 KARAR NO : 2026/259 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.12.2023 NUMARASI : 2022/760 Esas 2023/862 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/605 - 2026/259 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/605 KARAR NO : 2026/259 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15.12.2023 NUMARASI : 2022/760 Esas 2023/862 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 19.02.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 26.02.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacılar vekili, 30.06.2015 tarihinde sürücü ...idaresinde olup davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek bölünmüş yolda karşı şeride geçerek sürücü ... idaresindeki araca çarpması sonucu çift taraflı yaralanmalı kaza meydana geldiğini, davacı ... ve ...'ın ...yönetimindeki araçta yolcu konumunda olduğunu, kaza sonucu davacılar ... ve ...'ın yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 5.000,00’er TL (500,00’er TL’sı geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere) olmak üzere toplam 10.000,00 TL iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 11.10.2019 tarihli dilekçesi ile davacı ...'ın geçici iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağını 7.924,97 TL, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağını 25.535,19 TL, davacı ...'ın sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminat alacağını 48.706,48 TL olarak ıslah etmiştir. Davalı Sigorta Şirketi vekili, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davalı sigortaya husumet yöneltilemeyeceğini, temerrüde düşürülmediğini, davacıların maddi tazminat taleplerini ve dayanaklarını ispat etmeleri gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 19.12.2019 tarihli ve 2015/753 Esas, 2019/1074 Karar sayılı karar ile davanın davacı ... yönünden kabulüne, davacı ... yönünden kısmen kabulüne ilişkin verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 23.09.2022 tarihli ve 2020/523 Esas, 2022/1906 Karar sayılı kararı ile hükmün kaldırılmasına karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, 04.09.2019 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün % 80 oranında kusurlu olduğu, diğer araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacıların 5 kişilik araca 10 kişi binmiş olması nedeniyle yolcu konumunda olup müterafik kusurları bulunduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 09.05.2019 tarihli raporlarda davacı ...'ın özür oranının % 3 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu, davacı ...'ın özür oranının % 5 olduğu, iyileşme süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, davacıların müterafik kusuru nedeniyle % 20 oranında indirim yapılması gerektiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 27.05.2023 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar ile ıslah dilekçesindeki talep nazara alınarak davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüyle 7.188,33 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 25.535,19 TL sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı 32.723,52 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 09.11.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigortadan alınarak davacıya verilmesine, Küçük ... yönünden davanın kısmen kabulüne, 48.706,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 09.11.2015 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak küçük ...'a velayeten davacılar Nazlı Nebo ve Şerif Osman'a verilmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin yasal şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacıların maluliyeti yönünden hükme esas alınan raporların yönetmeliğe uygun olmayıp hükme esas alınmasının doğru olmadığını, davacı ... hakkında düzenlenen raporda % 3 maluliyet oranı belirtildiğini ve 110 derece fleksiyon açıklığının özürlülük karşılığının bulunmadığını, davacı ... hakkında % 5 maluliyet oranı belirlendiğini, ancak engelliliğin burunda bilateral tam kalıcı obstrüksiyon bulunması gerektiğini, sözkonusu değerlendirmelerin yerinde olmadığını, buna ilişkin uzman görüşünü sunduklarını, yargılama sırasında alınan raporların yönetmeliğe uygun olmadığını, hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunda bakiye ömrün TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılmışsa da hesaplamanın devre başı ödemeli belirli süreli rant yöntemi ve aktüeryal yöntem kullanılarak yapılması gerekirken progresif rant yönteminin kullanılarak yapılmasının doğru olmadığını, davacı ...’ın aktif ve pasif yaşam sürelerinin hatalı hesaplandığını, poliçenin tanzim tarihi 25.05.2015 olup davacı ...’ın 65 yaşında değil 60 yaşında emekli olacağı varsayılarak hesaplama yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olup davacı tarafça talep sonucunun 11.10.2019 tarihinde ıslah edildiğini ve buna göre faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda; Davacılar vekili, 30.06.2015 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı aracın karıştığı kazada araçta yolcu olarak bulunan davacı ... ve ...'ın yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinde bulunmuş, mahkemece Dairenin 23.09.2022 tarihli ve 2020/523 Esas, 2022/1906 Karar sayılı kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 1-Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf nedenlerinin incelenmesinde, Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece davacıların maluliyeti yönünden hükme esas alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 09.05.2019 tarihli raporlarda, davacı ...'ın özür oranının % 3 olduğu, iyileşme süresinin 9 ay olduğu, davacı ...'ın özür oranının % 5 olduğu, iyileşme süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, raporların davacılar muayene edilmek, tedavi belgeleri ve raporlar değerlendirilmek suretiyle Yargıtay uygulamalarına göre kaza tarihi itibariyle geçerli olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin maluliyet raporuna ilişkin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. 2-Mahkemece, davacıların sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan gerekçeli ve denetime elverişli 27.05.2023 tarihli aktüer bilirkişi raporunda, kazanılmış haklar nazara alınarak Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir. 3-Davalı vekili, geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığı yönünde istinaf itirazında bulunmuştur. Olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat gereğince davacının zararının ve zararın kapsamının 2918 sayılı KTK'nın ve 6098 sayılı TBK'nın haksız fiile ilişkin hükümlerine ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde "Bedensel zararlar tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak belirtilmiş ve bedensel zarara uğrayan kimse tamamen veya kısmen çalışamamasından ve ilerde ekonomik yönden uğrayacağı yoksunluktan kaynaklanan zarar ve ziyanı ile bütün masraflarını zarar verenlerden isteyebileceği" belirtilmiştir. Bunlar doktrin ve Yargıtay uygulamaları ile; geçici işgöremezlik nedeniyle iş ve kazanç kaybı, sürekli işgöremezlik (kalıcı sakatlık yada maluliyet ) nedeniyle çalışma gücü ve kazanç kaybı, tedavi giderleri ve tüm iyileşme sürecinde yapılan her türlü masraflar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar olarak kabul edilmektedir. Yukarıda belirtilen maddelerden de anlaşılacağı üzere, geçici işgöremezlik tazminatı, yaralanan kişinin iyileşme süresince çalışamaması nedeniyle ortaya çıkan zarar olup TBK'nın 54. maddesinde sayılan bu zararlardan, zarar sorumluları KTK'nın 85. maddesi ve 91. maddesi gereğince araç işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortası sorumlu olduğundan ve KTK'nın 98. maddesinde belirtilen SGK'nın sorumlu olduğu sağlık hizmet bedeli kapsamında geçici işgöremezlik zararı bulunmadığından ve Kanun ile düzenlenmeyen hususun zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ile düzenlenmesi mümkün olmadığı gibi kanun maddesine aykırı Genel Şart hükümleri de getirilemeyeceğinden davalı sigorta şirketinin geçici işgöremezlik zararından sorumlu olmayacağı yönündeki istinaf gerekçesi yerinde değildir. 4-Davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde, dava konusu uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK'nın 99/1. maddesi hükmü uyarınca sigortacı ilgili maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağı nazara alınarak hüküm altına alınan tazminatlar için 09.11.2015 dava tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda dosya kapsamı, , kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve istinaf kanun yoluna başvuran taraf aleyhine değerlendirme yapılamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 5.562,48 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 1.390,63 TL'nin mahsubu ile kalan 4.171,85 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, 5-Kararın taraflara tebliğine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 361.maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 19.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n