DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1518 E. , 2024/1488 K. T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1518 Karar No : 2024/1488 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Hiz. Gen. Müd. V. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2024/296, K:2024/966 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YA…
DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU 2024/1518 E. , 2024/1488 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/1518 Karar No : 2024/1488 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Odası VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Huk. Hiz. Gen. Müd. V. ... 2- ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2024/296, K:2024/966 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 06/10/2020 tarih ve 31266 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Türkiye Kıyı ve Liman Yapıları Deprem Yönetmeliği'nin Ek-1'inde yer alan Deprem Etkisi Altında Kıyı ve Liman Yapıları Tasarımı İçin Esasların 1. bölümünün 3. maddesinin 1. fıkrasının 2. bendinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2024/296, K:2024/966 sayılı kararıyla Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2023 tarih ve E:2022/2495, K:2023/1192 sayılı bozma kararına uyularak; Anayasa'nın 124. maddesi, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun'un 1 ve 3. maddeleri, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesi ve 4 sayılı Bakanlıklara Bağlı, İlgili, İlişkili Kurum ve Kuruluşlar ile Diğer Kurum ve Kuruluşların Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 211. maddesine yer verilerek, Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri, davacının iddiaları ve davalı idarenin savunması dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Karayolları Genel Müdürlüğü koordinasyonunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, büyükşehir belediyeleri ve belediyelerin de katılımı sağlanarak yapılan mevzuat çalışmaları sonucunda hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin 7269 sayılı Kanuna, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesi ile 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 211. maddesine dayanılarak çıkarıldığı, kıyı ve liman yapılarının depreme dayanıklılığının artırılmasına, depremden kaynaklı zararın oluşmaması amacına hizmet edecek olan ve ilk kez yürürlüğe konulan Yönetmelik ve ekinde belirtilen esasların mevzuatta belirtilen görev tanımı içinde bulunduğu, davalı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının Yönetmeliği çıkarmaya ve yürütmeye yetkili olduğu sonucuna varıldığı, 7269 sayılı Kanun'un 3. maddesinde, bu Kanun'a göre afet bölgesi olarak ilan edilen yerlerde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartların yönetmelikle düzenleneceğinin hükme bağlandığı, Türkiye Kıyı ve Liman Yapıları Deprem Yönetmeliği'nin 1. maddesinde ise, bu Yönetmeliğin amacının yeni yapılacak kıyı ve liman yapılarının deprem etkisi altında tasarımı ile mevcut yapıların performanslarının değerlendirilmesi ve güçlendirme tasarımı için gerekli kuralları ve minimum koşulları belirlemek olduğunun ifade edildiği, dolayısıyla söz konusu Yönetmeliğin yukarıda anılan Kanun maddesinde öngörülen düzenleme ve belirlemelerin yapılması amacıyla çıkartıldığının anlaşıldığı, Yukarıda açıklandığı üzere; Kanun'da, afet bölgesi olarak ilan edilen yerlerde yeniden yapılacak, değiştirilecek, büyütülecek veya esaslı tamir görecek resmi ve özel bütün yapıların tabi olacağı teknik şartlar ve dolayısıyla bu teknik şartlara riayet edilip edilmediğinin denetimi amacıyla yapılacak ve Yönetmelik'te "tasarım gözetimi ve kontrolü hizmeti" olarak adlandırılan faaliyetin ne şekilde yürütüleceği hususunun yönetmelik ile düzenlenmesinin zorunlu tutulduğu; ancak tasarım gözetimi ve kontrolü hizmetini yerine getireceklerin eğitim koşulları, mesleki yeterlilik ve deneyim konuları ve bunların belgelendirilmesi ile hizmetin yürütülmesine ilişkin hususların yönetmelik ile düzenlenmesi yönünde bir zorunluluğa yer verilmediği, Bu durumda, tasarım gözetimi ve kontrolü hizmetini yerine getireceklerin eğitim koşulları, mesleki yeterlilik ve deneyim konuları ve bunların belgelendirilmesi ile hizmetin yürütülmesine ilişkin hususların yönetmelikle düzenlenmesini gerektiren, Kanun'dan kaynaklı bir zorunluluk bulunmadığı anlaşılmış olup anılan hususların Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından alt düzenleyici işlemlerle belirlenmesini öngören dava konusu Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından, dava konusu düzenleme ile tasarım gözetim ve kontrolü hizmetini yerine getirecek olan inşaat mühendislerinin eğitim koşulları, mesleki yeterlilik ve deneyim konuları, belgelendirilmesi ile hizmetin yürütülmesine ilişkin esasların yasal dayanağı bulunmayan Yönetmelik'te dahi hiçbir hüküm getirilmeden doğrudan Bakanlıkça yayımlanacak tebliğ ile düzenleneceğinin öngörüldüğü, öncelikle Yönetmelik'in 2. maddesinde yasal dayanak olarak belirtilen 7269 sayılı Kanun, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 474. maddesi ve 4 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 211. maddesinin, davalı idareye, mühendislik mesleği ve hizmeti sunacak inşaat mühendislerinin eğitim koşulları, mesleki yeterlilikleri vb. mesleki değerlendirme konularında düzenleme yapmak gibi bir yetki ve görev vermediği, idarenin düzenleme yetkisinin ikincil nitelikte olduğu, kanun hükmü ile bir konunun yönetmelikle düzenlenmesi öngörülüyorsa düzenlemenin ancak yönetmelikle yapılabileceği, yine idarelerin yönetmelikle yapacakları düzenlemelerin üst kurallara aykırı olmaması, kanunlarla idarelere tanınan yetkiler çerçevesinde ve kanunla belirlenen sınırlara bağlı olarak tamamlayıcı, açıklayıcı ve üst normların uygulanmasına yönelik olması gerektiği, düzenlemede objektif, somut kriterler getirilmeksizin hizmeti yerine getireceklere ilişkin usul ve esasların yönetmelikle dahi düzenlenmeyerek alt bir düzenlemeye bırakıldığı, bu bakımdan düzenlemenin yetki unsuru yönünden hukuka ve Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı idareler tarafından, Danıştay Dördüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır. Danıştay Dördüncü Dairesinin 14/02/2024 tarih ve E:2024/296, K:2024/966 sayılı kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 31/05/2023 tarih ve E:2022/2495, K:2023/1192 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Dördüncü Dairesinin temyize konu 14/02/2024 tarih ve E:2024/296, K:2024/966 sayılı kararının ONANMASINA, 3.Kesin olarak, 12/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.