12. Ceza Dairesi 2012/21474 E. , 2013/22720 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kişisel verilerin kaydedilmesi Hüküm : TCK'nın 135/1, 62, 50, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelene
**12. Ceza Dairesi 2012/21474 E. , 2013/22720 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Kişisel verilerin kaydedilmesi Hüküm : TCK'nın 135/1, 62, 50, 52/2-4. maddeleri gereğince mahkumiyet Kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, TCK'nın 135. maddesinde düzenlenen “Kişisel verilerin kaydedilmesi” suçunun oluşabilmesi için, belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, hukuka aykırı olarak kaydedilmesi gerekmekte olup, suçun maddi konusunu oluşturan “kişisel veri” kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı, herkes tarafından bilinmeyen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olmayan, kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerektiği; bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, “kişisel veri” olduğunda kuşku bulunmamakta ise de, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü ya da sesinin, bilgisi dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi, TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde; rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması, TCK'nın 134/2. maddesinde özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında düzenlendiğinden, kişinin özel hayatına ilişkin görüntüsü, fotoğrafı ya da sesinin, yasal anlamda, TCK'nın 135. maddesi kapsamında kişisel veri olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla; Oluşa ve dosya kapsamına göre, internet ortamında tanışıp, arkadaş olan sanık ve şikayetçinin, MSN adreslerini kullanarak görüntülü sohbet yaptıkları 2008 yılı Aralık ayında, birbirlerine cinsel içerikli sözler söyleyip, üzerilerindeki kıyafetleri çıkartarak, “sanal seks” tabir edilen ilişki içerisine girdikleri sırada, sanığın, her dakikada bir aktif hale getirmesi gereken bir programdan yararlanarak, şikayetçinin müstehcen görüntülerini gizlice kaydettiği olayda, Şikayetçinin cinsel ve fiziksel mahremiyetini içeren görüntülerini, onun bilgisi ve rızası dışında kaydeden sanık hakkında, TCK'nın 134/1-2. cümlesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle, sanığın kişisel verilerin kaydedilmesi suçundan mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de: 1- TCK'nın 61/1. maddesinde yer alan ölçütler nazara alınarak, aynı Kanunun 3/1. maddesi gereğince işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın asgari hadden tayin edilmesi, 2- Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm kısmında, sanığa hükmedilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, uygulanan Kanun maddesinin fıkra ve bendinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine ve sanık hakkında belirlenen tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.