7. Hukuk Dairesi 2010/7697 E. , 2011/3076 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de oluşturulan hüküm usul hükümlerine uygun düşmemiştir. HUMK’un 382. maddesi hükmüne göre mahkemece verilecek kararların açık olarak ve yüze
**7. Hukuk Dairesi 2010/7697 E. , 2011/3076 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de oluşturulan hüküm usul hükümlerine uygun düşmemiştir. HUMK’un 382. maddesi hükmüne göre mahkemece verilecek kararların açık olarak ve yüze karşı okunmak suretiyle tefhim edilmesi gerekir. Kural olarak tefhim gününde hükmün gerekçesi ile birlikte açıklanması gerekmekte ise de, gerekçeli kararın hemen yazılması her zaman mümkün olamayacağından mahkemenin önce vereceği kısa kararı yargılama oturumunda tefhim etmesi daha sonra gerekçeli kararı yazarak bu yasal zorunluluğu tamamlaması mümkün bulunmaktadır. Ne var ki, asıl olan kısa karardır. Sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun olarak yazılması gerekir. 10.4.1992 gün ve 7/4 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da bu hususa değinilmiş, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmasının başlı başına bozma nedeni olacağı, yerel mahkemenin çelişkiyi gidermek kaydı ile bozma kararından sonra önceki kararı ile bağlı olmaksızın vicdani kanaatine göre yeni bir hüküm oluşturması gerektiği kabul edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde, kısa kararda davanın kabulüne denildiği halde, gerekçeli kararın birinci paragrafında davanın reddine karar verildiği, buna rağmen kararın kendi içinde çelişki oluşturacak biçimde, talep konusu önceki günlü mirasçılık belgesinin de iptaline karar verilmiştir. Yine talep konusu olmadığı halde, HUMK 74.maddesine aykırılık oluşturacak biçimde, Tarsus 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1308 E-2009/63 K sayılı ilamının kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Az yukarıda açıklanan hukuksal olgular göz önüne alındığında verilen hükmün usul hükümlerine ve anılan Yargıtay İctihatı Birleştirme Kararı’na açıkça aykırı olduğu kuşkusuzdur. Hal böyle olunca davacı ...'nin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin ödenen temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 05.05.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.