4. Hukuk Dairesi 2021/24673 E. , 2024/8240 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1928 Esas 2021/1797 Karar DAVA TARİHİ : 15.11.2019 HÜKÜM/KARAR : Ret- İstinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 16.04.2021 SAYISI : 2019/723 Esas 2021/199 Karar Taraflar arasındaki kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargı
**4. Hukuk Dairesi 2021/24673 E. , 2024/8240 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1928 Esas 2021/1797 Karar DAVA TARİHİ : 15.11.2019 HÜKÜM/KARAR : Ret- İstinaf talebinin esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİH : 16.04.2021 SAYISI : 2019/723 Esas 2021/199 Karar Taraflar arasındaki kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayınlanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı olarak görev yaptığını, ekonomist olan davalı tarafından 08.11.2019 tarihinde Twitter Hesabından yapılan paylaşım nedeniyle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, müvekkilinin 07.11.2019 tarihinde Ordu Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Ordu Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmanın davalı tarafından yanlış yorumlanarak algı oluşturulmaya çalışıldığını, müvekkilinin konuşmasında finansal piyasada manipülasyon yaratmak isteyenleri hedef aldığını, davalının hedef alınmadığını, davacının paylaşımının eleştiri ve ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini belirterek 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili ile kararın davalıya ait Twitter hesabında yayınlanması isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının siyasetçi ve kamu görevlisi olarak eleştiriye daha fazla katlanması gerektiğini, müvekkilinin paylaşımının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu, davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eden söz ve ifadesinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu paylaşımın içeriğinde doğrudan davacının adı, soyadı ve unvanının belirtilmediği, söz konusu paylaşımda kimin kastedildiğinin anlaşılamadığı, davacının Ordu Ticaret ve Sanayi Odasınca Ordu Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen toplantıdaki konuşmasından yola çıkılarak, paylaşımın davacıya yönelik olduğu kabul edilse bile paylaşımda yer alan söz ve ifadelerin davacının kişilik haklarına saldırı teşkil etmeyeceği, davacının bulunduğu konum gereğince katlanması gereken eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin Ordu Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Ordu Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen toplantıdaki konuşmasında finansal piyasada manipülasyon yaratmak isteyenleri hedef aldığını, konuşmanın davalı tarafından yanlış yorumlanarak algı oluşturulmaya çalışıldığını, davalının paylaşımında müvekkilini ekonomistleri terörist ilan etmekle itham ettiğini, müvekkilinin beyanının gerçeklikten uzaklaştırılarak kamuoyu ile paylaşıldığını, müvekkilinin ekonomide algı oluşturmaya çalışanlar ile terör operasyonunda algı oluşturmaya çalışanların farksız olduğunu vurguladığını, paylaşımın ifade özgürlüğü kapsamında olmadığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu paylaşımda kullanılan ifadelerin düşünceyi açıklama ve eleştiri sınırları kapsamında kaldığı, görünür gerçekliğe uygun olduğu, güncelliğini koruduğu, özle biçim arasındaki dengenin bozulmadığı; kaba, incitici, nezaket dışı sözler olduğu kabul edilmekle beraber kişilik haklarına saldırı boyutuna ulaşmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin Ordu Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Ordu Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen toplantıdaki konuşmasında finansal piyasada manipülasyon yaratmak isteyenleri hedef aldığını, konuşmanın davalı tarafından yanlış yorumlanarak algı oluşturulmaya çalışıldığını, toplumu provake etmek amacıyla kasıtlı olarak paylaşıldığını, davalının paylaşımında müvekkilini ekonomistleri terörist ilan etmekle itham ettiğini, somut fiil isnat edildiğinden eleştiri olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkilinin beyanının gerçeklikten uzaklaştırılarak kamuoyu ile paylaşıldığını, müvekkilinin ekonomide algı oluşturmaya çalışanlar ile terör operasyonunda algı oluşturmaya çalışanların farksız olduğunu vurguladığını, paylaşımın ifade özgürlüğü kapsamında olmadığını, özle biçim arasındaki dengenin bozulduğunu, matufiyet konusunda şüphe bulunmadığını verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı tarafından 08.11.2019 tarihinde Twitter hesabından yapılan paylaşım nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat ve kararın yayınlanması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 13, 25, 26 ncı maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 58 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25 inci maddeleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanı olarak görev yapan davacının 07.11.2019 tarihinde Ordu Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Ordu Kültür Sanat Merkezi'nde düzenlenen toplantıda yaptığı konuşma üzerine davalı ekonomist tarafından 08.11.2019 tarihinde Twitter hesabından eleştiri niteliğinde dava konusu paylaşımın yapılmasına, Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul etmesine, siyasetçilerin konumu itibarı ile yapılan sert eleştirilere katlanması gerekmesine, dava konusu paylaşımda kullanılan söz ve ifadelerin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağının anlaşılmasına göre temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda dökümü yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.